Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Deniz Gülünay diyor ki; 'Besna, halen babamızı götüren, ama hiç durmayan, O 'Beyaz Toros’un peşinden koşuyor... 

Bense, kırmızı kurdelemle Babamı bekliyorum hala....

 

Deniz Gülünay/ 'Babama Ne Yaptınız, Açıklayın?'

25.ölümsüzlük yılında babam, yoldaşım, Hasan Gülünay'ın anısı önünde saygı ile eğiliyor, mücadelesini sahipleniyor ve selamlıyorum.

Düşünün ki, sevdiğiniz insan aniden ortadan kayboluyor.

Başvurduğunuz tüm resmi kurumlar size yardımcı olmuyor.

Üstelik size, uydurma bir kaç cümle ile kaybedilen kişiden umudunuzu kesmenizi peşinden gitmemenizi tavsiye ediyor.

Hatta öğreniyorsunuz ki devlette arıyormuş kaybedilen yakınınızı.

Arama artık O'nu diyorlar size.

Peki, o kayıp diye unutmaya mı çalışırsınız?

Bir güven sorunu ve yitirilmiş adalet duygusuyla nasıl bahsedeceksiniz.

Sevdiğiniz kişi kaybedilmiştir, öldürülmüştür cesedini dahi bulamamışsınızdır, yâda işkence yapılmış bedenini bir ormanda bulmuşsunuzdur.

Ancak, yinede faillerin yargılanmasıyla adaletin yerini bulacağına inanmışsınızdır.

(Foto; Hasan Gülünay'ın kızı Deniz Gülünay, Babası için eylem de...d.d.com)

Adaletin yerini bulduğuna olan inancınızla rahatlamak istemezmisiniz.

Ben istemem bu saatten sonra adaletin sağlanması yeterli olmayacak çünkü babam geri gelmeyecek.

Peki ya geçen 25 yılın hesabını nasıl soracağım.

Devlet bana 25 yıl borçlu, babasız geçirdiğim 25 yılın hesabını vermek zorunda.

Kim, sevdiğinin mezarını ziyaret etmek istemez ki. Bu duygudan mahrum bırakılan milyonlarca kayıp yakını var. 

Yaşadığımız ülke toprakları sadece nefes alıp yaşadığımız bir yer değil.

Yeni değerler yaratan ve yaratılan değerlere sahip çıkan güzel insanların destansı direnişlerine de ev sahipliği yapıyor.

Bunların yanı sıra bir kemik parçasına razı olup yıllarca çalmadık kapı bırakmayan anneler, babalar, eşler ve çocuklar var bu ülkede.

Bu ülkede insanlar bir kemik parçasından mutlu oluyor.

Peki sizler bir kemik parçasından mutlu olabileceğinizi düşündünüz mü hiç?

Eğer, devlet erki ile öldürülen yakınınızı yıllardır görmemişseniz, her gün özleyip O'nsuzken bile O'nu sevmeye devam etmişseniz, eğer bir babaya, bir oğul'a sarılamamışsanız nasıl mutlu olursunuz?

Devletin en büyük utancı insanları bir kemik parçasına mahkûm etmesi olmalı.

Bir ülke düşünün ki insanları kimsesizler mezarlığına morglara kuytu köşe ormanları aramaya mahkûm ediyor sizi.

Eğer yakınınız kaybolmuşsa yitip giden yalnızca bir beden değildir.

Sizde artık bilmediğiniz bir hikâyenin için de özne olmaya başlarsınız ve her şeyden fedakârlık etmeye başlarsınız.

12 yaşında ki Besna, babasını götüren o lânet olası 'Beyaz Toros’un peşinden koşarken çocukluğundan vazgeçmiştir.

Ben ve kırmızı kurdelem 55 gün boyunca babamı beklerken gelmeyeceğini öğrendiğimizde 7 yaşında kurdelemle birlikte çocuk olmaktan vazgeçtik.

(Foto; Hasan Gülünay ve eşi. Kızları; Besna ile Deniz Gülünay. d.d.com)

Hayat bundan sonrasında, o kadar hızlı akar ki, aklınızdaki tek anınız babanızı kaybettiğiniz o son an'dır, zaman durmuştur orada sanki....

Besna, halen durmayan 'Beyaz Toros’un peşinde koşuyor, bense, kırmızı kurdelemle babamı bekliyorum hala....

Kayıp olgusu anlatmakla ifade edilebilecek bir durum olmadığı gibi yaşadığımız travmayı ve duyguyu bir tarifi de yok.

Sadece bitmek bilmeyen bir özlem ve devlete duyduğunuz nefrettir.

Babamı 1992 de kaybedenler dosyamızı zaman aşımına uğratarak bir kez daha kaybetmeye çalıştılar.

Hasan Gülünay'ı gözaltında kaybeden zihniyet elbette ki vurguncuları, katliamcıları baş tacı yapacaktı.

Babam ömrü boyunca bunu anlattı aslında. Bu düzen kan emicilerin düzenidir.

Bu gerçeği 25 yıldır yüzümüze kapatılan kapılarla engellemelerle ve yok sayılan dava surecimizle öğrendik  öğrenmeye devam ediyoruz.

Devlet, Hasan Gülünay'ın ve yüzlerce gözaltında kaybedilen kişinin davasını zaman aşımına uğratırken diğer taraftan katilleri serbest bırakarak milyonlarca insana gözdağı vermek istemektedir.

Bir asırda geçse asla vazgeçmeyeceğiz.

25.yılında tekrardan babamım akıbetini soruyorum.

1992’de gözaltına aldınız bir daha geri gelmedi.

Babama ne yaptınız açıklayın.

Sonuna sonsuza sonuncumuza dek asla vazgeçmeyeceğiz.

Sevgi ve saygılarımla

Deniz Gülünay

-20 Temmuz 017- Ajanslar-

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.