Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Düşmanlarımız yoldaş postuna girmişti.

Yoldaşlarımızın emriyle yanımıza görevli olarak atanmıştı. Politika çoktan bitmişti, her tarafta entrika sahnelenmişti….

 

 

 

Selim Çürükkaya/ Seni Nasıl Anlatırım?

Safak sökmeden telefonum Çaldı. Kaldırdım. Tuşuna bastım. Sakine vuruldu” dedi. Şoke oldum.

-“Kim vurdu, Nerde?” dedim.

-Paris’te iki kadınla birlikte silahla infaz edilmişler” dedi.

Ve beynim durdu…

Ne yapacağımı bilemedim. Benim kader arkadaşımdı. Onunla bir iki romanı dolduracak kadar anılarımız vardı. Bu anılar bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden.

Diyarbakır zindanındaki dik duruşu, Bekaa’daki isyanı ve ardından susturuluşu…..!

Ne yaptılar sana Sakine?

Ne söyledin?

Kimler kıydı sana?

Parist’e seçilmiş bir kurban mı oldun Sakine?

Senki Bekaa vadisinde ve dağlarda zaten susturulmuştun. Hatta bir ara ben sana geçici olarak suskunluğu tavsiye etmiştim.

Benim susukunluğum ancak bir yıl sürmüştü. Ama sen bu güne kadar sustun ve şimdi ebedi olarak….

Şu anda daha bir şey bilmiyorum ve düşünecek durumda değilim.. Ama öğrenirim Sakine!

Bozarım suskunluğunu…… Hani “Gerçekler karşısında susmak alçaklıktır” demiştin bana….. Ama kendin susmuştun…. Susmuştun…. Sustun… Yetmedi…. Yeterli görmediler…. Ebedi olsun istediler……..

Sakine, demekki vurmuşlar seni! Susturucu bir silahla susturulmuşsun.

Heberlerde öyle diyor.

Fırat haber ajansı, kapının önünde kan vardı(yani kapı kapalıydı) ve kapı kırılarak içeri girildi” diyor.

Sizi vuranların anahtarları mı vardı, yani anahtarlarınızı onlara verecek kadar samimiydiniz?

Yoksa siz vurulduktan ve öldükten sonra kalkıp kapattınız mı kapıyı kendi üzerinize?

Sakine kurt izi ile eşek izi birbirine karışmıştı. Ben demedim mi sana?

Düşmanlarımız yoldaş postuna girmişti. Yoldaşlarımızın emriyle yanımıza görevli olarak atanmıştı. Politika çoktan bitmişti, her tarafta entrika sahnelenmişti….

Sen bu durum karşısında susmayı tercih ettin…

Ne oldu peki, neyi düzelttin? Çekilen acıları mı azalttın, Yanlışları mı doğrulttun……?

Susmak ölümün kardeşi Sakine!

İnsan ölmü yaşamda tercih eder mi? Susmanın sonu susturulmaktı…. Analtamadım sana Sakine……

Hani barış gelecekti?

O gelmeden sen gittin Sakine.

Sen gelmeyecek olan o sahte barışın kurbanı seçidin!

Katillerin meçhul şu anda. Pariste faili meçhul üç cinayetten birisin artık sen Sakine…

Öyle yazıyor gazeteler.

Susmak kötüydü Sakine!

Ölü bir insan için değil, yasayan ve düşünen için susmak kötüdür.

Ve de zordur…….

Sen hep zoru seçtin! Diyarbakir zindanında dik’tin! Bekaa vadisinde dik…..

Ama sonra eğildin…!

Yakışmadı sana Sakine… Yakışmadı…

Katillerin en yakın bildiğin arkadaşların ile en uzak zannetiğin yoldaşlarıdır….

Seni nasıll izah edeceğim hainlere, kaleşlere ve de gafillere...

Bilemiyorum…….

Not: Bu yazı, 2013 Yılında Arkadaşım Sakine Cansız’ın Paris’te vurulduğunu duyduğum anda, Facebok’ ta yazdığım notların bir araya getirilmesinden ve düzeltilmesinde oluştu.

Kaynak; 10 ocak 2018-VengMa

http://www.vengma.net/2018/01/10/seni-nasil-anlatirim/

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.