Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Son Yorumlar

İnsanlığın en mükemmel sınıfı Araplar’dır. Araplar’ın en mükemmeli Kureyşliler’dir...”.“Size yanaşmadıkça siz de Türk’e yanaşmayın. Çünkü sizi severse sizi yer/soyar (hırsızlık eder). Sevmezse sizi gebertir”...“Araplar’ı sevmek iman sahibi olmak demektir. Onlardan nefret etmek imansız kalmak demektir...

 

     Cevat Sabri/ İslam VE Irkçılık

Irkçı düşünce, modern emperyalizmle birlikte ortaya çıkmış değildir. Daha da eski tarihlere uzanır. Irkçı yaklaşımların izleri Antik dönem Yunan uygarlığında dahi görülebilir mesela…

Peki hep söylenegeldiği gibi, İslam’ın farklı etnisitelerden, farklı uluslardan tüm insanları eşit gördüğü, yani ırkçılık yapmadığı, ırkçılığa karşı olduğu acaba doğru mudur?

Hayır, doğru değildir!

Değildir, çünkü en büyük İslam alimlerinin eserlerinde (hadislerle ilgili), Araplar üstün bir kavim olarak tasvir edilirler (doğrudan ya da dolaylı yollardan) :

“İmanın yurdu Yemen’lidir. Fıkıh (dinsel nitelikli kavrayış) Yemen kökenlidir. Hikmet (imanlı bilgi) de Yemenli’dir”(Buhari, Meğazî/74 ; Müslim, İman/82, 86, 88, hadis no : 52).

“İman, özellikle Hicaz halkındandır”(Müslim, İman/92, hadis no : 53).

“Üç nedenle Araplar’ı sevin ; sevin, çünkü ben Arap’ım. Ve çünkü Kur’an Arapça’dır. Ve çünkü cennet halkının dili Arapça’dır”(Taberânî, Hâkim, Beyhaki aktarır. Daha başkaları da yer verir bu hadise. Bununla birlikte ‘sened’inin zayıf olduğu belirtilir. Ama Aclûnî, Araplar’la ilgili olarak bu konuda birçok hadis bulunduğunu, hepsi bir araya gelince bu hadisin de ‘hasen’ basamağına ulaştığının görüleceğini belirtiyor [Aclûnî, Keşfu’l-Hafa, 1/55-56]. ‘Güzel’ demek olan hasen, hadis alanında önemli bir basamaktır).

“Arap’ı sevmek imandandır” (Aclûnî, Keşfu’l-Hafa, 1/413, hadis no : 1100 ; Râzî, e’t-Tefsüru’l-Kebîr, 16/165).

Arap toplumu Arap olmayan toplumların efendisidir”  (Bu, hadis olarak aktarılsa da, Aliyyü’l-Kâri,‘hadis olarak aslı bulunmadığını’ belirtir [el Mesnû’ Fi Ma’rifeti’l-Hadisi’l-Mevdhud, no : 191, s. 123].

Aclûnî de şöyle diyor :‘Hadis değildir. Kimilerinin söylediği bir sözdür. Irklar karşılaştırıldığında bu söz doğrudur da. Anlamıyla gerçeği anlatır’ [Keşfu’l-Hafa, 2/75, no : 1723]).

Bitmedi! İslam hukukunda (fıkıhta) nikâha, yani evlenmeye ilişkin bir bölüm vardır : Denklik (eşitlik) anlamına gelen ‘Kefaret’ (küfüv) bölümü. İslam’ın Arap ırkçısı doğasını tanımada hayatî bir veri kaynağıdır bu bölüm.

Küfüvde, evlenen çiftin hangi konularda birbirlerinin dengi olmaları gerektiği açıklanırken, nesebde, yani soyda/ırkta da denk olmaları gerektiği belirtilir.

Hanefî, Şafiî ve Hanbeli mezheplerine göre kocanın karısına ırkta da denk olması gerekir. Irkta eşit olmayı gerekli görenlere göre, “Arap olmayan bir koca, Arap olan bir karıya denk değildir. Çünkü Arap’ın öteki toplumlara üstünlüğü ve şerefi vardır” (el-Cezîrî, Kitabu’l-Fikh Alâ Mezâhibi’l-Erbaa, 4/54-61 ; Hidâye, 2/300 ; Dürer, 1/339 ; Mecmau’l-Enhür, 1/277 ve öteki fıkıh kitapları).

Bu denklik olmadığı zaman, kadının velisinin, şerefli olmayan bu nikâha itiraz hakkı vardır, itiraz edip evliliği bozdurabilir(aynı kaynaklar).

Ama ırkta denklik sadece Arap toplumu için söz konusudur. Yani Arap olmayan bir kadına, kocasının ırk yönünden denk olup olmaması bir anlam taşımaz (aynı kaynaklar ; ayrıca bkz. : Turan Dursun, “Kur’an Ansiklopedisi”, İstanbul, 1996, cilt II, s. 306 – 307).

İslam şeriatına göre aslında Araplar bile kendi içlerinde eşit değillerdir ve dahası Türkler, alçak bir ırktır.

İlhan Arsel’in “Arap Milliyetçiliği ve Türkler” adlı kitabında (İnkılâp Kitabevi, 5. Baskı, İstanbul, s. 31 – 32, 47 – 48) zikredilen Muhammed’in şu sözlerine dikkat edin :

İnsanlığın en mükemmel sınıfı Araplar’dır. Araplar’ın en mükemmeli Kureyşliler’dir. Kureyşliler’in en mükemmeli de Beni Haşim’dir” (ayrıca Buhari’nin de aktardığı gibi Muhammed, Kureyş kadınlarını diğer kadınlardan üstün tutardı [Arsel, a. g. e. , s. 49]).

“Araplar’ı sevmek iman sahibi olmak demektir. Onlardan nefret etmek imansız kalmak demektir. Araplar’ı seven beni seviyor demektir. Kim ki Arap’tan nefret eder, benden nefret ediyor demektir”.

“Araplar’a hakaret eden, Arap hakkında kötü konuşan, Arap’ı aşağılatan kişi müşrik sayılır ; zira Araplar’ı küçültmek, İslam’ı küçültmek demektir”.

“Size yanaşmadıkça siz de Türk’e yanaşmayın. Çünkü sizi severse sizi yer/soyar (hırsızlık eder). Sevmezse sizi gebertir”.

“(Türkler) aç olduklarında hırsızlık yapar, çalarlar ; tok olduklarında har vurup harman savururlar (şehvetle uğraşırlar)”.

Bu ve benzer nitelikteki hadisler, Buhari, Müslim, Tirmizî, Ahmed İbn Hanbel, Ebu Davud, Süyûtî vb İslam alimlerine ait belgelerde bulunuyor(Muhammed, zenci/siyah topluluklardan insanları da bozuk/çarpık yaratıklar olarak niteliyordu ve Araplar’ın onlarla evlenmemesini istiyordu [Muttâkî’den akratan Arsel, a. g. e. , s. 49]).

Muhammed’in Hafızlık on kısma ayrılmıştır, dokuzu Türkler’de ve yalnız biri diğer kavimlerdedir” vb türden Türkler’i yücelten hadisleri de vardır gerçi ama bunlar ulema tarafından ya uydurma ya da zayıf hadisler olarak değerlendirilmiştir(Arsel, a. g. e. , s. 57 -58).

İslam’ın Araplar’a (belli bir ideoloji, inanç ya da zümreden Araplar’a değil, tüm Araplar’a) diğer kavimlere kıyasla (İsrailoğulları müstesna) ayrıcalıklı gözlerle baktığı çok açıktır. Öyle ki, Süyûtî, el-İtkân adlı yapıtında Kur’an’ın Arapça okunmasının faziletleriyle ilgili hadisleri sıralar(Arsel, a. g. e. , s. 229).

Tabii Muhammed, pragmatist siyaset izleyen bir politikacıydı.

Başka kavimlerden kimseleri de kendi tarafına kazanıp gücünü artırmak için zaman zaman ırkçılığı reddeder gibi görünür ve bu yönde de bazı sözler sarf ederdi. ”Ben Arap’ım ama Arap benden değildir” (Arsel, a. g. e. , s. 51),“Irkçılık yapan bizden değildir”, “Arap’ın Arap olmayana üstünlüğü yoktur” vb ifadeler buna örnektir (http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=407).

Oysa bu taktik amaçlı lâflar, İslam’ın gerçek yüzünü yansıtmıyor. İslam, bırakınız Arap ile gayrı-Arap’ın eşitliğini gözetmeyi(Dört Sünni mezhebin üçünde Araplar’ın evliliği için ırksal denklik koşulu aranıyor, az evvel yukarıda beyan ettim), Araplar’ın içinde bile soy bağı temelinde yükselen bir hiyerarşiden yana olmuştur. İslam’da, Kureyş kabilesi, öteki Araplar’dan daha da seçkin bir Arap topluluğudur(http://hadis.ihya.org/buhari/hadisler.php?t2=ara&ara=kurey%FE&yer=hadis ; 1422 ve 1425 numaralı hadisler).

Sağlam kabul edilen hadislere göre Kur’an, Kureyş Arapçası ile “inmiştir”. Kureyş adı Kur’an’da bir sure ismi olarak gözükmektedir.

İslam’ı sonradan kabul etmiş olan Kureyş ileri gelenlerine zekâttan daha fazla pay ayrılmıştır(Dursun, “Kur’an Ansiklopedisi”, cilt VII, 1998, s. 309). İslam hukukunda genellikle benimsenen görüşe göre de İslam ülkesinin devlet başkanının (imam, yani halife) Kureyşli olması lazımdır (Dursun, ibid ve Tirmizî, Fiten/49, Ahmed İbn Hanbel, 4/185).

İslam’da halifenin Kureyşli olması gerektiğini sadece Hariciler ve Mutezile mezhebi mensupları kabul etmezler(“İnsan Haklarından İslamî Harekete İlmî ve Siyasî Tahliller”, Molla Mansur Güzelsoy, Fıtrat Yayınları, İstanbul, 1996, s. 21 – 22).

İslam ulemasının görüşüne göre, eğer Kureyş içinde hilafet makamına layık özellikte bir kimse bulunamaz ise ancak o zaman ve onlara(Kureyş’e) vekaleten başka bir topluluktan ya da kavimden bir kişi halife makamına atanabilir(http://www.halisece.com/sorulara-cevaplar/839-halifeler-kureys-ten-hadisi.html).

Halifelik deyip geçmeyin! Halifelik, İslam devletindeki en mühim kurumdur. Halifelik, din ve dünya işlerini birlikte düzenler. Halife olan şahıs, İslam’ın hükümlerini açıklamak ve uygulamakla mükelleftir(Güzelsoy, a. g. e. , s. 15 – 17). Halifeye isyan edilemez (Güzelsoy, a. g. e. , s. 29).

Şu “IŞİD” denen örgüt bile Kureyşli olmayı, halife seçiminde bir zorunluluk olarak saymasa da bu seçimde bir ÖNCELİK TERCİHİ şeklinde propaganda etmektedir(http://islamdevleti.info/kitaplar/hilafet/05.htm ; örgüte ait aynı linki incelerseniz, köleliğin İslam’da meşru kılındığına ve kadın cinsinin ikinci sınıf insan statüsüne tâbi kılındığına da bir kez daha şahit olabilirsiniz.

Çünkü köleler ve kadınlar, İslam şeriatına göre halife olamazlar. Örgüt, “İşlerini bir kadının yönetimine bırakan hiçbir kavim felah [kurtuluş, selamet, başarı, mutluluk] bulmaz” diye sağlam kabul edilen bir hadisi sunuyor bize.

İslamî açıdan şüphesiz doğru olan bu hüküm, bilimsel gerçeklerle asla bağdaşmıyor. Tarih bilimi, “kâfir” bir kadının yönettiği “kâfiroğlukâfir” bir ülkenin, bir erkek [ve tabii ki de bir halife] tarafından idare edilen bir İslam ülkesini nasıl mahvettiğini, onu savaşlarda nasıl perişan ettiğini ispat ediyor: http://tr.wikipedia.org/wiki/II._Katerina). Yani Kureyşli Arap, çok imtiyazlı bir insandır.

Hem bir milletin ya da bir kavmin (Araplar’ın) öteki milletlere üstünlüğünü açıkça kabul edip hem de “İslam’da ırkçılık yoktur” demek, ancak İslamcılar’ına yakışacak türden bir tezattır herhalde!http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=407.

Enteresandır, Maide suresi 20. ayete göre İsrailoğulları üstün ırktır!

Aynen şöyle deniyor orada: “Bir zaman, Musa kavmine ‘Ey kavmim! Allah’ın size verdiği nimeti düşünün. Çünkü O, içinizden peygamberler gönderdi. Sizi hükümdarlar yaptı ve ÂLEMLERDEN HİÇBİRİNE VERMEDİĞİNİ SİZE VERDİ’ ”

Araplar ve Yahudiler… İnsanlığın en değerlileri, en yüce vasıflarla donatılanları işte bu toplumlarmış. Irkçı olmayan (!) İslam öyle diyor…

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kimler Online

104 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.