Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Zürih hava alanındaki bu kampın varlığına İsviçre hükümeti ve kamuoyunun ne kadar tahammül göstereceği bilinmiyor. Ancak bu gayri insanı duruma karşı tepkiler artmadıkça yolu buraya düşen birçok insanın hayatı kararmaya devam edecek…

 

 

İsviçre'nin Zürih kenti havaalanında iltica başvurularının kabulünü bekleyen bir çok insan, uzun zamandır son derece olumsuz koşullarda bir kamp hayatı yaşamaktalar.
 
Mülteci hikayeleri son zamanlarda medyada hatırı sayılır genişlikte yer buluyor. Ancak Zürih hava alanında yaşanan trajedi daha uzun süre adından söz ettirecek niteliğe sahip. 
 
Batan tekneler, kıyıya vuran cansız bedenlere rastlanmasa da Zürih hava alanına kurulan kampa yerleştirilen insanların hayatını karartacak kararların altına imza atıyor İsviçre makamları.
 
Bugüne kadar ki tüm yaşanmışlıkları daha da önemlisi ülkelerini geride bırakıp İsviçre’ye iltica etmek için gelen insanların iltica gerekçelerine dahi bakılmadan üçüncü güvenli ülke statüsünde kabul edilen ancak bırakalım mültecileri yerli halkın bile sokaklarında güvende olmadıkları Güney Afrika ve Brezilya gibi ülkelere geri gönderiliyorlar. 
 
Bir milyona aşkın mültecinin iltica başvurusunu dahi henüz işlemeye koymayan Güney Afrika ve mahallelerinde silahlı çetelerin kol gezdiği, “Tanrı Kent” Brezilya, İsviçre tarafından güvenli ülke olarak görülüyor!
 
Bu ülkelere gönderilecek insanların karartılan hayatlarının ise hangi kıyıya vuracağı açıkçası İsviçreli yetkilileri pek ilgilendirir gibi görünmüyor.
 
Belirsizliğe sürüklenen bu insanlardan bazıları şunlar.
 
Güney Afrika üzeri gelen 2 aile ile birlikte toplamda 7 kişi ve Brezilya üzeri Zürih hava alanına uçan 2 kişinin iltica talebi reddedildi. Yine Güney Afrika üzeri gelen 4 çocuklu bir aileyi de aynı akıbet bekliyor. 
 
Bu kişiler buralara gönderildikleri takdirde can güvenliklerinin olmadığını söylüyorlar.
 
Hemen hepsi politik nedenlerle iltica başvurusunda bulunduğu için kendi ülkelerine geri gönderilme şansları da mümkün görünmüyor.
 
Zürih hava alanındaki bir diğer çarpıcı fotoğrafta mültecilerin toplandığı hava alanı kampı...
 
Kamp koşulları aileler ve özellikle çocuklar için gerekli standartlarda düzenlenmemiş. Daracık bir mekânda kadın, çoluk çocuk, tıklım tıpış yaşamak zorunda.
Salon ve aynı zamanda yemekhane olarak ta kullanılan bölüm, çocuk bağrışmaları, ağlama sesleri ve televizyon gürültüsünden geçilmiyor.
 
Bu durum çocukların ruhsal ve psikolojik durumlarını oldukça olumsuz bir şekilde etkilemiş durumda.
 
Bunun yanı sıra ilticacıların tutulduğu alan tamamen kapalı, açılacak pencere dahi bulunamıyor.
 
İnsanlar oksijen alamıyor, dışarı çıkılmasına izin verilmiyor.
 
Yatakhaneler bir kışla biçiminde düzenlenmiş. 
 
Yan yana sıralanan onlarca ranzaya sıkıştırılan insanlar yine tamamen kapalı ve havasız bir yerde yatmak zorunda bırakılıyor. 
 
Özellikle çocuklar kampta verilen yemekleri yiyemiyor, kamp mutfağı belli saatlerde açık olduğu için çocuklar gün içerisinde acıktıklarında onlara verilecek yiyecek bulmakta zorluk çekiliyor.
 
Öte yandan hava alanı kampında bulunduğu sürece mültecilerin hiç kimse ile görüştürülmesine izin verilmiyor. Ne aile ne arkadaş ne de avukat...
 
Zürih hava alanındaki bu kampın varlığına İsviçre hükümeti ve kamuoyunun ne kadar tahammül göstereceği bilinmiyor. Ancak bu gayri insanı duruma karşı tepkiler artmadıkça yolu buraya düşen birçok insanın hayatı kararmaya devam edecek…
 
***
Zürih Havaalanı’nda oluşturulan kampta zor şartlar altında yaşamak zorunda kalan aileler:
 
Geri gönderilmeleri konusunda kesin karar çıkmış olanlar:
 
Kiyat Ailesi
 
Nasrettin Kiyat, 1976, Van/Çatak
Roza Kakaeva,1986, Kırgızistan
Dicle Kiyat, 2005, Irak (vatansız)
Doğan Ailesi
 
Edibe Doğan, 1977, Mardin
Pelin Korkmaz, 2005, Irak (vatansız)
 
İltica başvuruları reddedilmiş olanlar. İtiraz etmişler, sonucunu bekliyorlar.
 
Doğan YILDIRIM, 1991, Şırnak/Silopi
Ramazan Turan, 1994, Diyarbakır
Osman Erdal 1956, Urfa (vatansız)
Mustafa Mamay, 1987, Kars
 
İltica başvurularının sonuçlanmasını bekleyenler:
 
Izzet Ablak, 1992, Mardin
Abdu Ailesi
 
Süleyman Abdu, 1981, Kamışlo - Suriye
Ibtisam Farhan 1985, Kamışlo - Suriye
Serhad Abdu 2014, Kamışlo - Suriye
Selin Abdu 2017, Türkiye
 
Apaydın Ailesi (Irak Maxmur kampından gelenler)
 
Gazi Apaydın, 1978, Şırnak
Keser Apaydın, 1987, Şırnak
Zilan Apaydın, 2006, Irak (vatansız)
Dilan Apaydın ,2006, Irak (vatansız)
Ruken Apaydın, 2010, Irak (vatansız)
Dalila Apaydın, 2013, Irak (vatansız)
 
20 Ekim 2018-Nerina Azad

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.