Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, 69 yaşına girdiği gün 69 Afgan'ın sınır dışı edilip ülkelerine gönderildiğini söylemesi sadece çirkin ve alaycı değildi... (biz mülteciyiz, böyle bir çağrı hakkımızda yok ama, maksat, arkamızdan demesinler ki; '40 yıl Almanya da kaldı, hiçbir şey istemedi' bu yüzden. d.d.com)
 
 
Almanya’daki yabancı düşmanı, ırkçı politikaları kişiselleştirmenin politik miyopluk olduğu unutulmamalı.
 
Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer Salı günü sığınmacılara (sığınacak yer arayan) tolerans gösterilmemesini öngören 63 maddelik ‘göç planını' kamuoyuna sunarken oldukça mutlu görünüyordu. 
 
69 yaşına girdiği gün, 69 Afgan'ın sınır dışı edilip ülkesine gönderildiğini söylemesi sadece çirkin ve alaycı değildi. Almanya’nın ırkçı, yabancı düşmanı politikalarda ne kadar yol aldığının da itirafıydı.
 
Almanya'nın ‘hoş geldin' kültürüyle alkış toplamasından üç yıl sonra rakamlar ve hangi ülkelerden gelindiği, yola çıkan insanlardan ve neden göç ettiklerinden daha fazla konuşuluyor.
 
Medyada sığınmacıların turist olarak alaya alınması, hırsızlık ve tecavüzleriyle gündem yapılmasıyla oluşturulan halk tepkisi iktidar partileri tarafından körüklenerek medya ve politikacılar arasında bir ittifak oluşturuldu.
 
Bu politikayla sığınmacıların durumuna acıma duygusu köreldi, yardımseverlik azaldı. Sığınmacılara kucak açanlar yaptığı yardımların doğruluğundan kuşku duyacak hale getirildi.
 
"Beş yıl süren Neonazi davasında verilen yüksek hapis cezalarından geriye ne kaldı? Toplumun çoğunluğu açısından hiçbir şey. uzun zamandır toplumsal ruh hali tekrar sağa doğru eğildi. 
 
Toplumsal ruh halinin yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa doğru eğildiği Almanya’da uzun zamandır entegrasyon yerine daha fazla sınır dışı ve sınır kontrollerini konuşuluyor. İşte asıl tehlike budur. 
 
NSU cinayetleriyle ilgili “Bir daha asla böyle bir durum yaşanmayacak” söyleminin ucuzcu bulunmasının asıl sebebi budur. 
 
Seehofer’in istifası hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Çünkü onun yaptığı politika büyük koalisyon hükümetinin politikasıdır.  
 
“NSU, 90'larda Rostock-Lichtenhagen'deki gibi pogromlarla sosyalleşti. “Söz yerine eylem” onların sloganı oldu. Rostock saldırısından sonra zamanın başbakanı Kohl, gençlerin ruh halini ve endişelerini anladığını söyleyerek saldırıdan gerekli mesajı aldığını ifade etmişti.
 
Buna uygun olarak sığınma hakkı bu gün de mecliste bulunan CDU/CSU ve SPD tarafından budanmış ve bu “iltica uzlaşması” olarak açıklanmıştı.
 
Yabancılara karşı gittikçe artan saldırgan duyguların olduğu zamanlarda, bu hatırlatma her zamankinden daha önemli.
 
“Halk ne isterse onu yaparım veya yaparız”
 
Politikacılar halkın sığınmacılara karşı “endişelerini ciddiye alıyoruz” gerekçesiyle “halk istediği için” sınırları kapatıyor, sınırdışıları hızlandırıyor.
 
Hükümetin bu politik uygulaması “Hükümet de bizim gibi düşünüyor”un arkasına sığınan Neonazilerin ırkçı saldırılarının da gerekçesi haline geliyor. 
 
Bakanın istifasını, NSU olayının şu ya da bu yanını değil, yıllardır süren dışlayıcı politik süreci ciddiye almak gerekiyor.
 
12 temmuz 2018- radyokassel.de

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.