Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Değil, sadece Türkçe de, hiçbir dilde bu kadar onursuz, yüzsüz, hırsız, sahtekar, yalancı, namussuz… birini tarif edecek bir Sözcük bulmak mümkün değil! Keza, her türlü pisliği kanıksamış ve alelen kendinde toplamış  böylesi  bir ‘kişilik‘ yapılanmasına da Şahit olmamıştı dünya! Bu aşağılık yaratığın adı; Recep Tayyip ! Hele bakın ‘açıklamalarına‘ -devrimci demokrat-

 

Tayyip; "ABD IŞİD'e Karşı, tamam Biz de Karşıyız" blush

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meksika Dışişleri Bakanlığı ile ortak çalışmalar yürüten Matias Romero Enstitüsü'nde konuştu.


Erdoğan, "Biz, Birleşmiş Milletler'deki, bilhassa da Güvenlik Konseyi'ndeki güç dengesinin çarpıklığını her fırsatta, her platformda ifade ediyoruz. 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek bu gerçeği tüm dünyayla paylaşmaya çalışıyoruz. Siyasi ihtilafları, sosyal ve ekonomik buhranları önleme konusunda yetersiz kalan bir uluslararası sistemin meşruiyeti, eninde sonunda tartışılmaya başlanacaktı" dedi. Erdoğan, öldürülen 3 Müslümanla ilgili ABD yönetiminin açıklama yapmamasını da eleştirdi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meksika Dışişleri Bakanlığı ile ortak çalışmalar yürüten Matias Romero Enstitüsü'nde yaptığı konuşmada Türkiye ile Latin Amerika ilişkilerinin oldukça eski bir tarihe dayandığını ve 18 yy' da Meksika'ya çok sayıda Osmanlı kökenli kişilerin yerleştiğini söyledi. Beyrut Limanı'nın bu göç dalgasının limanı olduğunu ifade eden Erdoğan, "Her dinden, her etnik kökenden, her şehirden insan, tüm Amerika kıtası ile birlikte Meksika gelerek kendilerine yeni bir hayat kurmuşlardır." dedi.


Osmanlı pasaportu ile buraya göç eden kişilerin Amerika kıtasında 'El Turko' olarak adlandırıldığını söyleyen "Erdoğan çeyrek milyon insanın Avrupa ülkelerine gitmek yerine bu kıtaya gelmeyi tercih etmişlerdir. Bu insanlar geleneksel olarak ticarete yatkınlıkları sebebiyle yerleştikleri ülkelerde çalışmışlar, üretmişler, oralara değer katmışlardır. Bizim ülkemizde hala geçerliliği olan ticari anlamının yanında çok önemli olan bir sosyal dayanışma aracı olan veresiye kavramı vardır. Veresiye kavramını Amerika kıtasına işte bu insanlar taşımışlardır. Kayseri'den Malatya'dan, Lazkiye'den , Beyrut'tan gelen bu insanlar yerleştikleri bu ülkelerin gelişmesi, kalkınması, ilerlemesi için katkı vermişler, çaba göstermişlerdir. Bu coğrafyalar ‘El Turkoları’ benimsemiş bağrına basmışlardır. Meksika ile ilk temaslarımızda bu dönemde başlamıştır" dedi.

ANLAŞMAZLIĞIN, ÇATIŞMANIN, TEMELİNDE 1. DÜNYA SAVAŞI SONRASINDA OLUŞAN DENGELER YATIYOR

Dünyada geçerli olan güç merkezlerinin 1. Dünya Savaşı'ndan sonra oluştuğunu ifade eden Erdoğan, "Ancak bu güç dağılımı hakkaniyetli ve adil olmamıştır. Dünyada hala devam eden pek çok anlaşmazlığın, pek çok çatışmanın pek çok çekişmenin temelinde 1. Dünya Savaşı sonrasında oluşan dengeler yatıyor. Tarihi, sosyal , kültürel tabi hiçbir süreklilik gösterilmeksizin cetvelle çizilen sınırlar kurulan suni devletler, parçalanan toplumlar, yüzyıldır huzur yüzü görmedi. Dünyanın önemli bir bölümü bilinçli olarak yüzyıldır devam eden daha ne kadar süreceği bilinmeyen adeta bir anaforun içine hapsedilmiştir." diye konuştu

BM VE GÜVENLİK KONSEYİ'NDEKİ GÜÇ DENGESİ ÇARPIK

"BM ve Güvenlik Konseyi'ndeki güç dengesinin çarpıklığını her fırsatta, her platformda ifade ediyorum" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünya 5'ten büyüktür. Siyasi itilafları, sosyal ve ekonomik buhranları önleme konuşanda yetersiz kalan bir uluslar arası sistemin meşruiyeti eninde sonunda tartışılmaya başlanacaktı. Karar alma mekanizmalarını ellerinde tutan uluslar arası sistemin hamileri, sorumluluğu daha fazla diğer ülkelere yükleyemezler. Bilhassa Türkiye ve Meksika ile Brezilya, Hindistan, Endonezya gibi ülkeler bakımından bu çarpık işleyiş tahammül edilemez seviyeye ulaştı" dedi.

"GAYRİ MÜSLİMLERDEN OLUŞAN BİR YAPI VAR"

BM Güvenlik Konseyi'nin yapısını eleştiren Erdoğan, "BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi var. Bu daimi üyelerden bir tanesinin herhangi bir konuda aykırı düşünmesi tüm dünyayı bağlıyor mu ? bağlıyor. Peki, tüm dünya bu bir tane ülkenin iki dudağının arasında mahkum mu ? Olamaz, olamaması lazım. 5 ülke, 3 kıta; Asya, Avrupa ve Amerika. Dini gruplar olarak baktığımızda burada Müslüman var mı? yok. Budist var mı? o da yok. Sadece ağırlıklı olarak söylüyorum. Burada gayri Müslimlerden oluşan bir yapı var. Dini temsil noktasında da burada bir adalet yok. BM Genel Kurulu yada Güvenlik Konseyi adaletin tecil edilmesi için kurulmuş bir yer değil mi? Özgürlüklerin adil paylaşılması için kurulmuş bir yer değil mi? Peki böyle bir kurul adalet dağıta bilir mi? Böyle bir kurul özgürlüklerin dağılımında adaleti tesis edebilir mi? Şuanda Ortadoğu da kan gövdeyi götürüyor. BM'nin yaptığı bir şey var mı? Şuan da biz bedel ödüyoruz. Benim ülkem Irak ve Suriye'den 2 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. Yemesi, içmesi, sağlığı her şeyi bize ait. Şuana kadar insani yardımlar dışında yaptığımız mali olarak söylüyorum; bize 5,5 milyar dolar bunun faturası var. BM'den gelen para ne? BM'den şu anda donörlerden topladığıyla gelen para 250 milyon dolar. Harcadığımız 5,5 milyar dolar. Hani parası, pulu çok olan ülkeler nerede BM, nerede BM Güvenlik Konseyi? Türkiye tek başına bu mücadeleyi veriyor. Aynı şekilde Lübnan. 1 milyon sığınmacıda Lübnan'da var. Lübnan'ın da ekonomik duru mu ortada Lübnan a el uzatılıyor mu ? Yok. 500 bin sığınmacı Ürdün de, ürüne uzanan el var mı yok. Acaba Avrupa da şuanda ne kara Suriyeli var,130 bin. " diye konuştu.

BM'DE DAİMİ ÜYELİKLER KALKMALI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel sistemde söz sahibi tüm siyasi, ekonomik, sosyal kuruluşların daha adil, daha kapsayıcı ve daha etkin bir temsil yapısına kavuşması gerektiğini söyledi. 195 ülkenin BM Daimi üyesi 5 ülkeye mahkum edilemeyeceğini ifade eden Erdoğan, Niçin bu 5 tane ülke daimi ülke olsun BMGK'da. Ben bütün dost ülkelerle yaptığım görüşmelerde, BM Genel Kurulu'nda yaptığım konuşmada da söyledim. Niye 5 ülke? Şuanda toplanmalıyız, oturup konuşmalıyız ve demeliyiz ki bu sistem reforme edilmelidir. Daimi üyelikler kalkmalı, artık burada 20 ülkeden mi karar kılacağız. Bu 20 ülke sürekli bir rotasyona tabi tutulmalı ve her ülkeye faraza 10 yılda bir sıra gelmeli, 2 yıl görev yapmalı, iki yılın sonunda diğer 20 ülke devreye girmeli. Her ülkenin de bir oy hakkı olmalı. Bu şekilde her dinden, her kıtadan BM güvenlik konseyinde üye ülke olmalı. Orası kimsenin tapulu malı olamamalı. Tüm dünyanın, tüm ülkelerin orada söz sahibi olduğunu görmemiz ve göstermemiz lazım. Onun için diyorum; dünya 5'ten büyüktür. 5 ülkeye 195 ülkeyi mahkum edemezsiniz" diye konuştu.

ABD YÖNETİMİNİN DEAŞ KONUSUNDA SÖYLEYECEK SÖZÜ OLAMAZ

Öldürülen 3 Müslümanla ilgili ABD yönetiminin açıklama yapmamasını eleştiren Erdoğan,

"Biz Türkiye olarak iyi terörist, kötü terörist ayrımı yapmadan tüm insanlığın sesi vicdanı olamaya çalıyoruz. İşte Carolina Eyaleti'ndeki olay. Bakın 3 Müslümanı geldi evinde bir terörist maalesef öldürdü. Amerikan yönetimi DEAŞ'a karşı, tamam biz de karşıyız. DEAŞ bir terör örgütü ne yapılması gerekiyorsa yapmamız lazım. Amerikan yönetimine sesleniyorum; DEAŞ konusunda konuşuyorsun onun için elinden gelen her şeyi yapmaya çalıştığını söylüyorsun. Peki, DEAŞ terör örgütü olarak ortada da bu 3 tane annesi babası Amerikan vatandaşı, Amerika'da doktorluk görevi yapan bu aile ve bu çocuklar diş hekimliği tahsili görüyor. Hiçbir günahları yok. Bir serseri geliyor, bir terörist geliyor, bir cani bir katil geliyor bu üç kişiyi öldürüyor. Sayın Obama niye susuyorsun? Biden niye susuyorsun. Keryy niye susuyorsun? Ama Türkiye ile ilgili sana 80 tane kiralık kişi buluyorlar, bir mektup gönderiyorlar, Türkiye'nin aleyhine kalkıp orada kampanya yürütüyorsunuz. Ben hala sayın Obama'nın da yardımcısı Keryy'nin de bu 3 tane mazlum insanın öldürülmesi noktasında takibini, kararlığını, sesini bekliyorum. Bu kişiyi tabi ki lanetliyorum. Bu bir vahşettir ama aynı şeyi yönetimden de bekliyorum" dedi.
Saldırganın süratle bulunması gerekir diyen Erdoğan, bulunmadığı taktirde "ABD yönetiminin DEAŞ konusunda söyleyecek sözü de olmaz" diye konuştu.

BM PRESTİJ KAYBEDİYORcool

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM'yi Filistin ve Suriye konusunda görevini yerine getirmemekle eleştirdi. Erdoğan şöyle konuştu:


"BM Genel Kurulu'nun büyük çoğunluğu Filistin'i devlet olarak tanıdı. Buna rağmen Filistin'in konumu ortada, hala Filistin'e bombalar yağıyor. Nerede dünya? Şuanda açık hava hapishanesinde yaşıyor Gazze'de insanlar, Filistin'de insanlar. Bir sandık domates oraya gidecekse onların izni gerekiyor. Bir işgal, bir de ortada terör devleti. Eğer teröre karşı onurlu bir mücadele verilecekse bunu her yerde her zaman yapmak durumundayız. BM ve özellikle Güvenlik Konseyi'nde bir karara varılamadan sürdürülen görüşmeler bu kuruma zarar vermekten başka bir amaca hizmet etmiyor. Prestij kaybediyor. BM Güvenlik Konseyi'nin daha demokratik, geniş temsile dayanan, şeffaf etkin ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulmasını savunuyoruz. Suriye'de insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biri yaşanırken hiçbir yapmadan bekleyen bir kurum insanlığa karşı görevlerini yerine getirmiyor demektir."

"ANTİSEMİTİZM İNSANLIK SUÇU DA İSLAMOFOBYA NİYE İNSANLIK SUÇU DEĞİL"

İslamafobyanın insanlık suçu olduğunu ifaden Erdoğan şöyle konuştu;


"Aşırıcılık, radikalizm ve terör hareketleri tüm dünyayı hedef alır hale geldi. Biz bu tehlike konusunda en başından dünyayı uyardık ikaz ettik. BM'deki konuşlarla uyardık, ikili görüşmelerde uyardık. Maalesef bazı ülkeler bunu bölgesel mesele olarak gördü. Sorun kendi topraklarına taşınıncaya kadar ilgilenmemeyi tercih ettiler. İlgilenmeye başlanıldığında ise hem çok geç kalındı. Hem de hadise olması gerektiği gibi ele alınmadı. Son 6-7 yıldır maruz kaldıkları ekonomik ve sosyal sorunların ne yazık ki batı toplumların dokusunu bozmaya başladığını görüyoruz. Avrupa'nın yabancı düşmanı ve ırkçı eğilimlere hiçbir şekilde kapıyı açmaması hususunda oradaki muhataplarımızı sürekli ikaz ediyoruz. Bu yabancı düşmanlığı nedir? Farklı dini düşüncelere veya dini duygulara sahip takındığınız tavır nedir? Biz antisemitizm insanlık suçu ilan eden bir lideriz. İslam dünyasında değil tüm dünyada 'ben antisemitizm insanlık suçudur' dediğim zaman kimsenin daha sesi çıkmamıştı bu konuda. Fakat İİslamofobyanın da bir insanlık suçu olduğunu ilan etmelerinin gerektiğini söylediğimiz zaman buna öyle yaklaşmadılar. Antisemitizm insanlık suçu da İslamafobya niye insanlık suçu değil. Bunu da söyleyin. İşte benim teröristim iyi, seninki kötü mantığı devam ediyor."
Fransa'daki Charlie Hebdo dergisinin yayımladığı karikatürleri eleştiren Erdoğan, özgürlüğün sınırsız olmadığını belirterek "Karikatür dahi olsa herhangi bir dinin peygamberine saldırmaya hakkınız yoktur" dedi.

ERDOĞAN BUGÜN YURDA DÖNÜYOR

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Latin Amerika ülkelerini kapsayan ziyaretlerini bugün tamamlayarak yurda döneceği belirtildi.

13 Şubat 2015-grihat

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.