Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

PKK'ya karşı savaşta sivillerin öldüğü, kaybolmalar, keyfi alıkoyma, işkence, kötü muamele gibi uygulamalar hakkında insan hakları örgütlerinin detaylı iddialarına yer veren rapor, bu suçlamaların üzerine gidilmediği... (PKK ile TC savaşmıyor, Abd'nin verdiği emirler doğrultunda savaş oyunları ile 42 yıldır 'Kürdistan'ı Boşaltıyorlar'. 1938 Dersim Katliamı dahil, bütün 'Kürt Soykırımların' altında Abd kahpesi ile köpeklerinin imzası var d.d.com)

 

 

Raporda darbe girişimi sonrasında keyfi gözaltı ve tutuklama uygulamalarıyla cezaevinde kötü muamele ve adil yargılanma hakkının ihlali gibi vakalarda artış kaydedildiği belirtildi.
 
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yıllık insan hakları raporunun Türkiye bölümünde 2016'daki darbe girişimi sonrasında temel haklara getirilen kısıtlamalar ve baskıcı politikaların devam ettiğine dikkat çekildi.
 
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ülkeler bazında yayımladığı 2020 yılı İnsan Hakları Uygulamaları raporunun Türkiye bölümünde terörle mücadele yasaları çerçevesinde temel hakların kısıtlandığı ve hukukun üstünlüğünden ödün verildiği eleştirisinde bulunuldu.
 
15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrasında 60 bini aşkın polis ve asker ile 125 bin memurun meslekten ihraç edildiği ya da askıya alındığı, yargı mensuplarının üçte birinin meslekten ihraç e

dildiği, 90 binden fazla vatandaşın gözaltına alındığı ya da tutuklandığı, bin 500'ü aşkın sivil toplum kuruluşunun başta Gülen yapılanması olmak üzere "terörizmle bağlantılı" suçlamalarla kapatıldığına işaret edildi.
 
PKK'ya karşı savaşta sivillerin öldüğü, kaybolmalar, keyfi alıkoyma, işkence, kötü muamele gibi uygulamalar hakkında insan hakları örgütlerinin detaylı iddialarına yer veren rapor, bu suçlamaların üzerine gidilmediği eleştirisinde bulundu. Raporda darbe girişimi sonrasında keyfi gözaltı ve tutuklama uygulamalarıyla cezaevinde kötü muamele ve adil yargılanma hakkının ihlali gibi vakalarda artış kaydedildiği belirtildi.
 
"Yargıda tasfiyenin etkileri hâlâ hissediliyor"
 
Yürütmenin yargı üzerinde büyük baskı kurduğu, yargıçlara yönelik gözdağı ve tayin gibi araçların kullanılmasıyla yargı bağımsızlığının zedelendiği kaydedildi.
 
Raporda alt mahkemelerin Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını uygulamamasının yanı sıra Türk hükümetinin de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamayarak yükümlülüklerinin tersi yönde hareket ettiğine dikkat çekildi.
 
2016'daki darbe girişimi sonrasında yargı mensuplarının üçte birinin Gülen yapılanmasıyla bağlantılı oldukları şüphesiyle açığa alındığı, tutuklandığı ya da ihraç edildiğine yer verilen raporda hükümetin görevden alınan yargı mensuplarının yerine yeni atamalar yaptığı, ancak bu geniş çaplı tasfiyenin etkilerinin yargıda hâlâ hissedildiği kaydedildi.
 
Reuters ajansının Türk Adalet Bakanlığı verilerinden çıkardığı analize göre Türkiye'deki savcı ve yargıçların yüzde 45'inin yargı alanındaki deneyiminin üç yıl ve altında olduğuna işaret edildi.

"İfade ve basın özgürlüğü kısıtlanıyor"
 
İfade ve basın özgürlüğü alanındaki eleştirilere de yer verilen raporda resmi verilere göre darbe girişiminden bu yana, 53'ü gazete, 20'si dergi, 16'sı televizyon kanalı, 24'ü radyo istasyonu ve altısı haber ajansı olmak üzere toplam 119 medya kuruluşunun kanun hükmünde kararnamelerle kapatıldığı, bağımsız kaynaklara göre sayının 200'ün üstünde olduğu belirtiliyor.
 
İnternet alanındaki kısıtlamaların erişim engellemeleri gibi uygulamalarla devam ettiğine işaret edilen 

raporda bir milyonun üzerinde kullanıcısı bulunan sosyal ağ sağlayıcılarıyla ilgili yasal düzenleme de sosyal medya üzerindeki baskıya örnek olarak verildi.
 
"Rektör atamaları akademik bağımsızlığı zayıflatıyor"
 
Hükümetin 2020'de de akademik özgürlükleri sınırlandırmaya, akademik kurumlardaki ifade özgürlüğünü kısıtlamaya ve kültürel etkinliklerde sansür uygulamasına devam ettiği not edildi.
 
Devlet ve vakıf üniversitelerine rektörlerin Cumhurbaşkanı tarafından atanmasının, bu kurumların akademik ve siyasi bağımsızlıklarını tehlikeye attığı yönündeki eleştirilere değinilen raporda, 2016-2018 

yılları arasındaki OHAL döneminde 7 bini aşkın akademisyenin ihraç edilmesinin nitelikli personel sıkıntısına ve eğitimde kalitenin düşmesine yol açtığı yönündeki eleştirilere işaret edildi.
 
Toplanma ve gösteri özgürlüğü
 
Toplanma ve gösteri özgürlüğünün anayasada güvence altına alınmasına rağmen yasaların hükümete bu özgürlükleri kısıtlama imkanları yarattığına işaret edilerek hükümetin pek çok gösteriyi devletin güvenliğine yönelik tehdit olarak algıladığı,

kalabalıkları kontrol etmek için çevik kuvvet polisleri görevlendirdiği ve sıklıkla orantısız güç kullanımına başvurulmasının yaralanma, gözaltı ve tutuklamalarla sonuçlandığı kaydedildi.
 
Türkiye İnsan Hakları Vakfı verilerine göre 2020'nin ilk sekiz ayında polisin en az 637 gösteriye müdahale ettiği, bin 364 kişinin fiziki şiddet ve diğer insanlık dışı muamele şikayetinde bulunduğu aktarıldı. Koronavirüs önlemlerinin de muhalif gösterileri engellemek için kullanıldığına yer verildi.
 
(...)
 
DW/BK,EC
 
© 31 mrt 2021-Deutsche Welle

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.