Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Son Yorumlar

Bu belgeleri verirken, dikkat çekmeye çalıştığımız nokta; bugün, Kontra MKP'nin başında bulunanların hemen hemen hiç birinin,

ne DABK döneminde, nede daha önceki tarihlerde, 'Parti Örgütü' içinde olmadıklarına dikkat çekmektir...

 

(bu makalemin sadece başlığı, tarafımdan değiştirilerek, 'köşe yazılarıma' eklenmiştir. -H.Kar-

 

Halim Kar/ Eylül 1987 Başkaldırısının Başını Çeken DABK Kadroları

 

Aşağıda adı geçen yoldaşlar; 'Doğu Anadolu Bölge Komitesi'nde ki 'Eylül 1987' başkaldırısını gerçekleşiren, bizlere önderlik eden kadrolardır.

Ama, 'Eylül 1987 tarihinde' başkaldıran DABK kadroların geçmişi çok gerilere dayanıyor aslında. 1978, 1.Konfrans sonrası zaten tartışmalar da, ayrışmalar başlamıştı..... (gruplar halinde yoldaşlar 'hizip' diye saflardan atılmaya başlanacaktı)

 

1982- 1983-1984 yıllarından sonra örgütün içinde bu kapışmalar çok daha hızlamıştı. Saflar, önemli ölçüde ayrışmış durumdaydı. Tabandaki kadrolar için için kaynıyordu.

1984 yılı ise, tabandaki kadroların yöneteci denilen, ama hiç bir meşruluğu kalmayan, ciddiye alınmayan bir dönem oldu.

Bu dönemlerde, itibar gören ve ülkedeki kadrolar tarafından sevilen bir yoldaş kalmıştı, o'da Kazım Çelik'ti.

 

Zorla arayı buluyor, bu vesile ile DABK kadroları ile sonradan 'Konferanscı' dediğimiz 'sağ-bürokratlar' arasında 'denge rolü', 'dalga kıran' rolü oynuyor, 'orta yolu' temsil ediyordu duruş olarak...

 

O'nun da Palu'da vurulmasıyla, artık örgüt içinde silahlar çekilecek, Bayraklar havaya kaldırılacaktı... (yüz'e yakın şehit verilmişti bu arada)

Yani, 'Hürmek ve Palu çatışmalarında' Öldürülenlerin çoğu, 'DABK' kanadının en ileri ve öncü kadrolarıdır. 'Eylül 1987'de başkaldıran yoldaşların asıl 'öğretmenleri' bunlardır...

Burada vereceğimiz isimler 'Eylül 1987' baş kaldırısını yapan, bizlere önderlik eden, 'DABK'ın ve en üst organındaki (bölge komitesi) yoldaşlardır.

Bunlardan başka yoldaşlar (sempatizan, ileri sempatizan...) var elbette ama onları teker teker saymaya gerek görmedim. (bana göre, her 'ileri sempatizan', parti üye adayıdır)

Aşağıda okuyacağınız 'belgeler'; 'tutuklanmalarda çözülen yoldaşların ifadelerinden' alınmıştır.

 

Biz (Avrupa da, 'DABK' hareketinin sözcülüğünü ve öncülüğü yapanlar) TKP(ML) DABK davasından tutuklu arkadaşların Avukatlarından elde ettik bu tutanakları o tarihlerde.

Ama, bu belgelerin örgüt içi dağıtılması ve örgütlü her yoldaşın bunları okuyup tecrübe sahibi olması gerekir, polisin bildiğini yoldaşlardan gizlemek iyi değil, diye itiraz etmeme rağmen engellenmişti.

Burada isimleri geçen yoldaşların bazılarını tanıyor bu satırların yazarı.

Dersim'e, (1983 ortalarıydı sanıyorum) gitmiştim, büyük bir operasyon vardı. Kayseri hava indirme komando tugayları bölgeye yığılmıştı. En son, 1984 Şubat- Mart (belki de Nisan?) ay'ında görüşmüştük yine bazı yoldaşlarla. Hayrettin BAKIŞ (kureyş) yoldaş sorumluluğu üzerine almıştı bu dönemde.

 

Fakat, bu yoldaşlar hakkında en geniş bilgiyi, 1977-1983 yılları arasında 'Dersim Bölge Komitesinde bulunan', hem Askeri, hemde siyasi sorumluluk yürütmüş olan, birkaç yoldaş daha iyi bilir.

 

Kişileri diyorum, 'siyasi' durum için 'şahit'e ihtiyaç yok, ben buradayım, ve ne dadıya, nede 'nasihata' ihtiyacım yok benim.

 

Benden hazır bahsetmişken:

Ben mütevazi davranmaya çalıştıkca, birileri bana 'akıl vermeye, bana hocalık taslamaya' başladı, üç kitaplık bilgileri, ve 5-10 yıllık parti deneyimi dışında 'devrimci mücadeleden yıllarca' elini çekmiş olanlar bile.

Bu kadarı fazla.

 

Ben Avrupalarda 'ON YEDİ' yıl boyunca, yüzlerce kez tutuklanırken, ailem de avrupada kaldığım ülkenin devleti tarafından baskıya uğruyordu.

 

Tam 17 yıl oyunca 'oturumsuz', ve 'aylık pasaport uzatması' baskısıyla karşı karşıya bırakılıyor, işsiz güçsüz (çalışma müsadesi verilmezse burada, iş bulamazsınız) bırakılıyordu.

 

(hala durumumuz üç aşağı beş yukarı aynı, çocuklarımdan bir hala -32 yıldır- pasaportsuz ve çaresiz).

 

Yani, benim ve ailemin gördüğü baskıyı, içeride yattığım günleri, ödediğim bedeli Avrupa'ya gelen bir 'sol örgüt şefi' görmedi, ödemedi!... (Neden acaba hep ben?)

 

Yani, bunlar benden bahsederken, önce bir kendilerine, bir de benim defalarca gazetelere düşen durumuma ailemin ve benim çektiğim çilelere, ve ödediğim bedellere baksınlar...

Kişisel yaşantım hiç olmadı benim.

Evim zaten yok, devletin evinde kiradayım, emekli param (iki ay önce artmış) ve 235 euro olmuş, bana göre iyi para!

Çünkü, bugüne kadar yılda 'bir euro' arttırıyorlardı, bu sefer '12 euro' birden arttırmışlar. Bütün gelirim, -unutmadan; bir de yakışıklı bir Velespitim var...- ve bütün mal varlığım (kitaplarımı saymazsak) bu!...

 

Ben bu kadar bedeli göze alıp, öderken, başkalarını, ne benim nede toplumun başına TİRAN olarak gelmeleri için bu mücadeleleri vermedim ayırca!

Bende biliyordum, restorantlar açmayı, para kazanıp yazlık- kışlık evler almayı, altıma gıcır arabalar çekmeyi... Kısacası, bana artislik yapmayın, artık apoletleri ile konuşanlardan nefret ediyorum, tahammülümü zorlamayın.....

Bu sözlerimi anlayan anladı, anlamadılarsa, açık gelsinler anlatayım ki, bir daha siyaset yapmayı onlara tövbe ettireyim. (sözlerim, bu tür ukalalara)

....................

Konumuza dönersek:

 

Bizim, 'DABK' çıkışını yaptığımız zaman, parti üyesi sayısı çok sınırlıydı (bu durum herzaman böyle olmuştur, en küçük eleştiri getirenler zaten 'üye yapılmıyordu, halbuki bu ileri sempatizan denilenler, örgütün 'aslıl yükünü' sırtlayan kadrolardı, DABK bu bürokratik örgütlenmeyede darbe vurdu...), profesyonel faaliyetçi sayısı (bizzat silahlı mücadele içinde bulunan kadrolarımız, askerlerimiz) ise birlikte, insan gücümüz, (Kürdistan'da) yaklaşık 40 kişidir.

 

Türkiye toprağında bizim kadrolarımız Manuel'in oluştuğu (İstanbul) komiteden başka hemen hemen hiçbir komitemiz yoktu. Peki 'taraftar'? Taraftarlarımız, gerek Kürdistan, gerek Türkiye yakasında epey vardı, ama onları örgütleyecek kadro ve komitelerimiz yoktu...

Bu belgeleri verirken, dikkat çekmeye çalıştığımız noktalar şu,a) bugün, Kontra MK'nin başında bulunanların hemen hemen hiç birinin, (bir kişi hariç, bu da MİT elemanı, Kemal Kutan'dır) ne DABK döneminde, nede daha önceki Parti örgütü içinde yerleri yoktu.

 

b) TKP-ML (DABK) 'Eylül 1987' başkaldırısını yapan kadrolar şaibeli pusu ve ölümlere kurban gittiler, üçer- beşer öldürüldüler.

 

-Nasıl pusuya düştüler? Ve neden silahlı mücadelenin başını çeken ve en nitelikli kadrolar?...

 

c) Bu yolla kimlerin önü açılıyordu?...

 

-Örgütün içindeki sızıntılar kimlerdi?..

 

Ve neden, adına 'MKP' denen güruhun hiç bir ferdine bir şey olmuyordu bu kadar yoldaşımız (yaklaşık 200 yoldaş kaybettik, şaibeli tutuklananlar hariç) ölürken?...

Sorular çok çok fazla.

Tıpkı, parti Sekreteri 'İsmail Bulut'un (garo,şahin) Karadeniz bölgesin'de elinde bomba patlayıp ölmesi gibi. Bir parti sekreterinin hemen hemen hiçbir kitle tabanı olmayan 'Karadeniz Bölge Komitesinde', yani bu bölgede ne işi vardı?... (örgütün en zayıf yeri bu bölge. Gerillalar kendi yiyecek sorunu ile bile başedemiyor, -bunlar yazılı tutanak- halbuki dünya 'Leninist- Maoist' örgütlerinde de görüldüğü gibi, örgütün en en güçlü olduğu yerde konumlanır Parti sekreterleri.

 

Ve dahası; dünya komünist hareketi içinde, örgüt-parti sekreterlerinin 'Bombalı Pankart' asma eylemine girdiği nerede, hangi partide görülmüş?..

Bir yığın kuru ve içi boş açıklamalar ve 'karartmalarla' dolu bu örgüt içine sızmış kontraların tarihi... İşin tuhaf tarafı, İsmail Bulut'un ölümü hakkında ki, 'bildiriyi' kaleme alan, her türlü şaibenin- pisliğin başı Kemal Kutan kontrası yine.

 

Her zaman yaptığı gibi, bol bol içi boş ajistasyonla geçiştirmiş İsmail Bulut ve Topo (Doğan Karadağ) yoldaşların nasıl öldüğünü... (Bakınız; 'İşçi-Köylü Kurtuluşu' (İKK) Özel Sayı. 'Haziran 1992', tarihli; çeşitli Milliyetlerden Emekçi Halkımıza' başlıklı yazı)

 

-Leninist -Maoist partilerin şefler- seçkinler partisi, Totaliter örgütler olduğunu, ve hiç kimsenin bunları denetlemesinin mümkün olmadığı düşüncesinden vaz geçtiğim veya, bu tür örgütlenmeleri kutsadığım anlamına gelmez bu açıklamalarım, o dönemi anlatıyoruz burada ve örgütlenme tarzımızı)

Aşağıda DABK kadroları isim isim veriliyor, ve bölgedeki 'sorumluluk' aldığı alanlar.

 

---BÖLGE KOMİTESİ ÜYELERİ

1)

Cebrail, kod adlı; Kazım EKİCİ (öldürüldü)

  1.  
  2. Deniz kod adlı; H.D (sağ ve serbest, Avrupada olduğu söyleniyor, siyasetten uzak konumda bazı arkadaşların anlatımıyla)

  3. Ali Haydar kod adlı; Baba ERDOĞAN (Karakol baskınında şehit düştü)

  4. Haydar, kod adlı; Seyfi BATAR

    ( Diyarbekir'de çatışmada 3 yoldaşıyla birlikte vuruldu)

  5. Pala Sılo kod adlı; İ.C (sağ, tutuklandı, çok ağır bir çözülme yaşadı poliste, içeride yattı ve çıktı, avrupa da ve siyasetten uzak konumda duyduğum kadarıyla)

Yukarıda ismini verdiğimiz kadrolar kısaca adına 'DABK' dediğimiz; ''Doğu Anadolu Bölge Komitesi'nin'' öncülüğünü çeken kadrolar ve 'Bölge Komitesi üyeleri' bunlar.

Daha sonra bu komite kendine; 'Kürdistan Bölge Komitesi' adını takacaktır. (en üst organ bu yoldaşlar. Bu tarihlerdeMK (merkez komitesi) yok.

Bölgesel dönemdeyiz tıpkı, 1976- 1978 tarihleri arasında olduğu gibi. Merkezi bir yapımız yok.

 

Şimdi bu kadroların, alt organlara dağılımına bakalım, altta yer aldıkları, yani 'sekreterliğini yaptıkları' organlar şöyle:

 

--ASKERİ İŞLERDEN SORUMLU Genel KOMUTAN

-Cebrail- Cebo- kod adlı; Kazım EKİCİ (ölümü; -6 Eylül 1994-Tokat, Almus çatışması)

....................

Şimdi bu 'üst komitenin altındaki Organları ve yöneticilerini verelim.

 

Göreceğiniz gibi, Bölge Komitesi içinde bulunan yoldaşlar, bir aşağı komitelerin 'başlarında' (sekreter olarak) yer alıyorlar.

 

---OVACIK KOMİTESİ

-Pala Sılo kod adlı; İ.C

-

-Şehmus, kod adlı, A. A. (akibetini, bilmiyorum. h.kar)

 

-Laz Nihat, kod adlı; Enver DOĞRU (kardelen katliamında MKP kontraları tarafından işkencede katledildi)

 

-Alev, Kod adlı,G. Y. (sağ, siyasetten uzuk konumda diyorlar, tanımıyorum)

 

-Derya kod adlı, Hacer Tacer?- (Ölümü; 15 Mayıs 1988. Kendi silahıyla kaza yaparak öldüğü bilgisi verilmişti bize?)

 

---HOZAT KOMİTESİ

- Cebrail-Cebo, kod adlı; Kazım EKİCİ (Kazım Ekici. Ölümü; Tokat- Almus çatışması - 6 Eylül 1994 ) -ne işi var bu yoldaşın Tokat'ta?..-

 

-Rıza, kod adlı; Hasan BEN

 

(Hasan Ben, ölümü: Dersim-Çemişgezek, ALİBOĞAZ deresi çatışması - 8 Aralık 1989)

 

-Mazlum, kod adlı; H.S (siyasetten uzak yaşadığı söyleniyor?)

 

-Orhan (veya 'Ayhan') kod adlı.....(başka ismi yok, bende hatırlamıyorum -h.kar)

 

-Lenko, kod adlı; Erdal Artun (3.Konferanstan -Haziran 1989- sonra ki konumu: PMK Üyesi-DBK siyasi komiseri. Ölümü, 26 Mayıs 2000. Örgüt içi infaz?)

 

--DEŞT BİRİMİ

-Ali haydar kod adlı; Baba ERDOĞAN

 

-Kenan, kod adlı; Hüseyin KARATAŞ (Ölümü; TÜLÜĞ çatışması, -25 Şubat 1988 – DERSİM, Merkez)

 

-Doktor, kod adlı; K.Y (isimlerini vermedim?)

----MAZGİRT KOMİTESİ

-Deniz, kod adlı; H.D (tutuklandı, kötü çözüldü, içeride yattı ve çıktı... başka bilgim yok, olsa da yazmazdım, beni aşar daha fazlası)

 

-Zelal, kod adlı; Yeter KOÇ (Ölümü; ALİBOĞAZ çatışması - 8 ARALIK 1989 - ÇEMİŞGEZEK)

 

-Pala Aydın, kod adlı (?)

 

---NAZİMİYE KOMİTESİ

 

-Ramazan, kod adlı; Hüseyin DEMİR (3.Konferanstan sonraki Konumu: PMK-SB Üyesi. Ölümü; Düzgün baba çatışması -2 ŞUBAT 1990- Nazimiye)

 

-Delal, kod adlı; P.K (yaşıyor, avrupa da diye duydum, üstelik akrabammış ama hiç tanışmadım)

 

-ÜNAL, kod adlı bir yoldaş (ismi verilmemiş? Akıbeti hakkında da bilgim yok)

............

---HAYDARAN- DEMENAN KOMİTESİ

-Şahin,Karo, kod adlı; İsmail BULUT

 

(Ölümü; ŞAVŞAT Çatışması - 21 Haziran 1992 – Artvin- İsmail Bulut ve Doğan Karadağ; Artvin'in Şavşat İlçesi'nin kırsal alanında bomba yaparken, Doğan Karadağ'ın elindeki bombanın patlaması sonucu, Doğan Karadağ şehit düşerken, İsmail Bulut ve bir gerilla -Cemal Çakmak- ağır yaralı olarak düşmana tutsak düştü. İsmail Bulut yapılan işkenceler sonucu katledildi. 'bildiriden'?..)

 

-Ethem, kod adlı; Yusuf GEYİK (itirafçı -kontra oldu)

 

-Metin, kod adlı bir yoldaş (ismi ve durumu hakkında bilgiye rastlamadım)

 

--Güney Doğu grubu; Seyfi Batar, Halil Kaya, Hüseyin Babayiğit...

 

(Hasan TOY yoldaşın hangi komitede olduğunu hatırlamadım ama, verdiğim isimlerin tamamı değil bu, ama asıl öndeki kadrolar bunlar)

 

Bu yoldaşlara kısaca yer vermek isterim; Ölümleri; ''Burjuva gazeteler', yoldaşlarımızın vurulduğu gün, şöyle bir başlıkla çıktı;

 

'SAVAŞ GİBİ ÇATIŞMA' - 6 MART 1988 -burjuva basın-

Elazığ'ın Palu ilçesinde 1 Mart 1988 günü, devlet güçleri ile yoldaşlarımızın arasında çatışma başladı. Çatışma uzadıkca uzadı, ve daha sonra Diyarbekir'in Lice ilçesine kadar taştı. 6 Mart 1988 günü bu yoldaşlarımız sloganlar haykırarak şehit düştüler....

6 gün, 6 gece hiç uyumadan, aralıksız çatışmışlardı.

İşte bu muhteşem direniş, sadece bize morel vermekle kalmamış, burjuva basına bile; şapka çıkartmak zorunda kalmıştı, yoldaşlarımızın bu inanılmaz direnişi karşısında.

Bu yüzden haberi verirlerken; 'SAVAŞ GİBİ ÇATIŞMA!' başlığını kullanmışlardı.

Hiç unutmam, yoldaşlarımızı anmak için yaptığımız yürüyüşte, o gün şöyle bir slogan üretmiştim, mikrofondan haykırdım 'anma' konuşmamın sonunda;

-KANDIRA?...

-Kitlemiz haykırdı; 'GÖK GÜRÜLTÜSÜ!!!'

-DİYARBEKİR?...

-Kitlemiz haykırdı; 'ALEV, ALEV!!!'

-DERSİM?...

-Kitlemiz yanıtladı beni; 'BARUT FIÇISI!!!'

Ardından hep beraber haykırdık;

-''Yaşasın Partimiz TKP(ML)!!! Yaşasın Ordumuz TİKKO'!!!

-Sonuna kadar Devrim, Zafere kadar Savaş! Yaşasın Halk Savaşı!!!

(Aynı yıl, yani, hemen hemen 30 gün önce; 10 Ocak 1988'de, Baba Erdoğan ve yoldaşlarımız, 'Kandıra'da, 196. Piyade Alayı'nı' basmış, epey bir silaha el koymuşlardı. 'Kandıra' derken, bu eyleme gönderim yapıyorduk. 'Diyarbekir' derken de, Seyfi BATAR, Halil Kaya, Hüseyin Babayiğit... yoldaşlarımızın Elaziz'de başlayan ve Diyarbekir-Lice'ye kadar yayılan, '6 gün, 6 gece' süren çatışmasına dikkatleri çekmek istiyorduk, bu sloganlarımızla)

Çoşkumuz, hertürden insanı etkiliyordu miting meydanlarında, toplantılarda...

Dikkatini çekmiştir artık, DABK başkaldırısını başlatan, yapan yoldaşlarımızın hemene hemen tamamı öldürüldü....

 

Soru şu; peki kimdir şu MKP denilen güruhun şefleri?

 

-Bizim parti tarihi içindeki 'yerleri' Nedir ve Ne zaman bu partiyle bağ Kurmuşlardır, Kimdir bunlar?....

 

Aslında biz bu kontraları tanıtıyoruz çeşitli yazılarımızda zaten ve yazılarımız devam edecek.... (eğer, 'R' yoldaş kendi sitesinde yayınmazsa)

 

Halim Kar (oturan adam)

Yayınlama tarihi;  Ağustos 2016

 

Not; bu yazılar geçen sene yazılıp bitmişti (tarihleri karıştırıyorsam normaldir. Yıllardır Korsakov hastalığının peçesindeyim, bağışlayın) y hapishanlerdeki yoldaşlar sonradan bu kervana katıldılar onları yazmadım.

Zaten, o döenem de, hapishanalerde, DABK'la birlikte hareket eden Cafer Cangöz, Alaattin Ateş (Aris) Aydın Hanbayat, ve sonaradan bizlere katılan, Okan ve Berna Ünsalların... Mercanlarda katledildiğini de biliyorsunuz.

 

Artık, eski DABK kadrolarından geriye kimse kalmamış, Kontra MKP şeflerinin önündeki 'son pürüz' olan (Mercan dağlarında vurulanlar) kaldırılmıştı....

Ve Yurt dışındkilere zaten eski yazılarımda zaman zaman yer verdiğim için, tekrar buraya almadım.

 

No.2) bilmem sitemizin MİT ve bütün beslemeleri tarafından tam 3 yıldır, Abulakaya ve Tecrite alındığının farkındamısınız?.... Ya 'kafana sıkacağız' diye aldığım tehditler?... (arabayla gelenlerin plaka numaraları alındı)

 

Bunlara vereceği kısa cevap şu; benim gibi tüm yaşamını devrime adamış bir kadronun yatakta ölmesi 'murdar' gitmek gibi bir şeydir.

Bu yüzden, benim akacak kanım (islami deyimle) boy abdestimdir, hoş geldi, sefa geldi. Cellatlarımdan daha fazla yaşayacağım ise bir gerçek!...

En üstteki fotograf; Seyfi Batar yoldaş ve benim hakkımda gazetelerde ('evrensel') çıkan bir haber. Başka gazetelerde bana destek çıktı sağolsunlar. Yoksa hala tutuklanıyor olacaktım....

Benim hakkımda haber yapan gazetenin (Evrensel) haberini biraz daha büyüterek buraya asıyorum, okunması kolay olsun diye, eğer sitemiz kabul ederse, deneme yani:

 

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kimler Online

64 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.