Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Son Yorumlar

'Referandum' soytarılığını piyasaya sürmelerinin, 'Tek Nedeni Var', O'da;

ABD beslemesi, katil, Hırsız, sahtekar, RTE pisliğini, Uluslararası Kamuoyunda aklamak, MEŞRULUK sağlamak...

 

Halim Kar/ Referandum'u; 'ABD-CIA' Kazanacak!

Aslında bütün yetki zaten ABD beslemesi RTE'nin elinde değilmi?

Örneğin; Kanun hükümünde 'Kararnameler' çıkarma, OHAL (olağanüstü hal) ilan etme (zaten yıllardır 'sıkıyönetim' altında yaşıyor toplum), Parlamentoyu FES etme yetkisi...

Dahası; Yasama, Yürütme, Yargı, ordu, polis gücü vs..vs... bütün bunlar ABD sayeinde AKP'nin elinde değil mi?

İyide, hal buysa neden gerek duyuluyor 'Referanduma'?

Herkeste biliyor ki, sandıktan HAYIR oyu çoğunluk olarak çıksa bile (Ki, bu mümkün değil) değişen hiçbir şey olmayacak.

Sandıktan EVET oyu çoğunlukla çıkarsa (Ki, olacak olan da budur) zaten bugüne kadar AKP faşistlerinin uyguladığı BASKI-TERÖR ve KÜRDLERE KARŞI YAPTIĞI SOYKIRIM daha Katmerli bir şekilde sürüp gidecek...

(PKK faşistlerinin varlığı bu 'soykırım' için yeterli, 1984 bu yana en az 10 milyon Kürt topraklarını terk etmek zorunda kaldı bu 'danışıklı dövüş' yüzünden)

Ne yani, 'evet' oyu kazanması halinde, topluma; 'Siz benim bu güne kadar yaptıklarımıda ONAYLAMIŞ OLDUNUZ, bundan sonraki yapacaklarımıda Onaylayacaksınız' demek anlamınamı gelecek?

Ki, zaten yapıyorlar bunları da, toplum karşı çıkmasına rağmen.

Madem durum bu 'Referandum'a niye gerek duyuldu?

Zurnanın zırt ettiği noktada burası zaten, bütün yetki elinde olmasına rağmen 'referandum' soytarılığını piyasaya sürmelerinin, 'Tek Nedeni Var', O'da; ABD beslemesi, katil, Hırsız, sahtekar, RTE pisliğine, Uluslararası Kamuoyunda, MEŞRULUK sağlanması için 'demokrasi soytarılığı' yapılıyor 'referandum' oyunu ile.

Yani, Toplum-muş, Halkmış... bunlar adi ve basit bir demagoji sadece.

Ve sizlerde, bu refarandum hikayesine kanıp, oy atarak birşeyleri değiştireceğinizi sanıyorsanız, ya kendi kendinizi kandırıyorsunuz, yada 'aydın' geçinen bazı zevat tarafından hala kandırılıyorsunuz demektir.

Şimdi kısa notlarla durumu biraz deşemeye çalışalım:

''EVET'' OYLARININ ''ÇOĞUNLUK'' SAĞLAYACAĞINDAN

NEDEN BU KADAR EMİNİZ?...

Çünkü,hayal perest olmadığımız gibi, ne aptal, nede körüz. Yıllardır oynanan bütün oyunlar ise zaten hepimizin gözlerinin önünde yapılıyor.

AKP pislikleri, 'YEŞİL KUŞAK PROJESİ'ni hayata geçirmek için ABD'nin TC'de, gerek kuruluşunda ön-ayak olduğu, gerekse kurulduktan sonrasında koruyup beslediği 'ABD/CIA' projesinin bir parçasıdır. (bir yıl içinde 'Tek Başına iktidara gelmeleri' keramet işi değil, ABD işiydi. 'Yüzde 34' oyun yarısı bile sahte oydu)

Ve bu 'Yeşil Kuşak Projesi'nin temel taşları zaten 12 Eylül 1980 Cuntası ile birlikte adım adım hayata geçirilmişti ABD tarafından. (hikaye uzun, buralara girmeyeceğiz)

Yani ABD, yaklaşık olarak 40 yıldır bu projeyi TC'de hayata geçirmek için oynamadığı oyun kalmadı ve hala uğraşıyor.

Bu yüzden ABD'nin 'HAYIR' oyları çoğunluk sağlamasın diye (her 'seçimde' yaptıkları gibi) SEÇİM SONUÇLARI ile OYNAMAMASI MÜMKÜN DEĞİL! Ve KİMSE BÖYLESİ bir DURUMA SESİNİDE ÇIKARAMAZ.

Çünkü, TC'deki mevcut partilerin hepsi ('Kemalist' CHP'de, MİT'in kurduğu HDP'de buna dahildir) ABD'nin uşağıdırlar. ABD emperyallerini dizginleyecek, sorgulayacak veya yargılayacak hiçbir mahkeme yok TC'de!..

Okurlar; 2007-2011 ve Kasım 2015 Seçimlerini ve daha öncelerini (03 Kasım 2002 seçimlerini) hatırlayacaktır; gözler önünde Milyonlarca SAHTE OY ortaya döküldü ve itiraz sesleri gök kubbeye yükseldi AMA, ABD faşistleri anıda açıklama yapıp; 'Seçim Sonuçlarını Kabul ediyoruz' diyerek RTE'yi veya AKP'yi KUTLADI.

Bunun anlamı şuydu; 'Kesin ulan sesinizi, bu Seçim Sonuçlarını ben kabul ettim, sizde bal gibi kabul edeceksiniz!' demekti.

VE bu açıklamaların ardından bütün ABD beslemeleri anında sus-pus oldular, (tıpkı 'Kemalist' Ordu gibi) her seferinde.

Geçen Kasım (2015) seçimlerinde de en az 'BEŞ MİLYON SAHTE OY' ortaya çıkarıldı, ama ABD yine tavır koyduğu için yine kimse gıkını çıkaramadı.

Yani durum bu. 

'Referandum' tantanasında olacak olan da yine bu.

Şimdi şu konuyu açalım kısaca:

'YEŞİL KUŞAK' PROJESİ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Çok basit bu sorunun cevabı, birincisi; bu proje sadece 'Komünizm' için bir BARİKAT değil, her türden DEMOKRATİK hak ve Hürriyetin azılı DÜŞMANI olduğu için, bulunmaz bir 'ideoloji' ABD için.

(bakınız, 1979 yılından bu yana, İran'da yaprak kımıldasa kelleler uçuyor ardarda, 'allah' adına. Ayrıca, 600 yıl 'Şeriat'la yönetilen, İşkenceler, Kan ve Soykırımlarla saltanat süren Osmanlı hanedanlığı unutulmuş değildir hala. Şeriat, terörü, her katilin ve Tiranın ömrünü uzatmıştır bu günlere gelene kadar, bu görmezden gelinemez)

İkincisi ise; Asya (ve elbette Rusya'ya da) ülkelerine ABD'nin sızması için öngörülen çok Önemli bir proje bu!

Malum; ÇİN'in 

Rusya'nın... içinde vede Nüfus alanlarında (yarı-sömürgelerinde) küçümsenmeyecek bir 'islami' kitle var. ABD buralara 'islam savunucusu' maskesiyle hem sızmak, yerleşmek istiyor, hemde bölüp parçalamak ve yıkmak istedikleri Ülkelere (Rusya, Çin, Hindistan...) karşı yapacağı saldırıd

a

 bu ülke ve bölgeleri kendine KALDIRAÇ-SIÇRAMA TAHTASI olarak kullanmak istiyor.

Çünkü ABD emperyallerinin hedefi artık açıkca görüldüğü gibi; 'büyük orta doğu projesi' falan değil; ABD, DÜNYA İMPARATORLUĞU PEŞİNDE! (tıpkı, dünün 'rahmetli', 'Roma'sı, 'Nazi Almanyası' gibi)

Bu yüzden ABD için 'Yeşil Kuşak Projesi' uzun vadeli stratejik bir plan-projedir, Orta Doğu, Afrika, Asya konjüktüründe.

AKP faşistleride bu 

 projenin geçici bir dönem piyonu-figüranı sadece.

Fakat, TC'nin ABD açısından gözardı edilemeyecek 'jeopolitik' önemide var: Karadenize Rusya'yı hapsetmeyede yarıyor bu proje. Boğazlar kapatıldığı andan itibaren Rusya, Akdenize çıkamaz. Baltık Denizi yönünden zaten Rusya'nın hareketi diken üstünde... (orayıda Rusya'ya önemli ölçüde kapatmış durumda ABD)

ABD'nin hesapları bu kadarlada sınırlı değil; AKP kanalıyla ABD'nin inşa ettirmek istediği İstanbul'daki 3.Hava alanı projesi ise; sadece Boğazları, Karadeniz'i, EGE ve Akdenizi değil, bütün Balkan yarım adasını da ABD'nin denetimine, kontrolüne almasına olanak sağlıyor...vb..vb..

Eğer kısadan sözü bağlayacak olursak, bütün bunlardan dolayı; ABD faşistleri, bu 'REFERANDUM' da, 'HAYIR' oylarının çoğunluk sağlamasını oturarak SEYRETMEKLE yetinmez, ve buna MÜSADE-DE ETMEZ!...

AKP'nin 2002-Kasım ayı seçimlerinde nasıl şişirme oylarla Yüzde 34 oy oranı ile Tek Parti rejimini kurdurduysa, bu 'referandum'da ABD/CIA işin baş Mimarı olarak sahnede yer alacaktır yani.

Bu yüzden; EVET oyları AKP için şimdiden çantada kekliktir.

Ses çıkarmak isteyen varsa, seslerini çıkarsınlar da, bizde görelim hele? İşte meydan!

Yani, AKP faşistlerinin bu 'referandum' sonrası, 'HAYIR' oylarının çok olması karşısında çekip gideceğini veya yeniden seçimlere gideceğini düşünmek hoş olabilir ama boş bir hayal.

ABD, onyıllardır milyarlarca para döktüğü ve binlerce ajanını seferber ettiği, 'fason darbelerle' eski uşakları 'Kemalistleri' tasfiye ettiği ve bu ortama getirdiği TC'yi, bir 'referandum'da 'oy' çokluğu oldu diye yeniden Kemalistlere veya benzerlerine teslim etmez.

Yani, AKP faşistleri sadece önde görünen bir piyon sadece, asıl işi yapan, yaptıran ve götüren ABD.

Kaldı ki, olası bir iç karışıklık başladığında, 'Askeri Darbe' kartı (Tıpkı Evren, veya Mısır'da SİSİ'ye yaptırdığı.. gibi) hala elinde.

Kısaca burada bu kadar.

Peki bizim, yani şu adına sağır ve büyük okyanus denilen toplumun durumu ne hallerde?

Şimde de kısaca buna bakalım:

'MAKSATLI SUSKUNLUK'- 'HALİMİZ'

Bilmem, hiç dikkatinizi çekmiyormu? Ortalıkta işgaller, cinayetler, sınırısız ve hudutsuz tutuklamalar, yargılanmalar.. gırıla gidiyor ama KİMSEDEN SES- SEDA ÇIKMIYOR.

Acaba, fırtına öncesi bir sessizlikmi bu?

Hayır, bu sessizlik bütün istihbarat örgütlerinin el birliğiyle yarattığı bir sessizlik.

Mesela; bu durumları görüpte en azından kendi kendinize bile olsa; TC'nin baskısı karşısında hemen korsan yürüyüşler, mitingler yapan ortalığı velveleye veren, SOL nerede' diye sormuyormusunuz?

(bizim sol, geçmiştede velveleciydi, kilometrelerce laf eder, arpa boyu iş yaparlardı ama artık velvele edende kalmadı piyasada)

Keza, düne kadar; Lenin veya Mao'yu birazcık farklı yorumladı diye birbirlerini; 'oportünist', 'revizyonist', 'devrim ve kavga kaçkını'... ilan eden ve kapışan Sol NEREDE? Dediğiniz oldumu hiç?..

Diyelim ki, bakar kör değilsiniz ve birşeylerin farkındasınız ve eski sol'u hatırlıyorsunuz; neler oldu da, bu 'sol' geçinenlerin 10 tanesi birden (bunların çoğu düne kadar PKK'yı Faşist, devlet uzantısı olarak değerlendiriyordu) SORGUSUZ -SUALSİZ yanyana gelip birden bire kardeş olabildiler? Dedinizmi.

Bununla da kalmayıp, bu 'sol' (!) dünyanın en azılı emperyal faşist gücü ABD'nin bayrağı altındaki askeri ÜS'lerde nasıl yatıp-kalkmaya, ABD'nin kendilerine verdiği silahları kuşanıp 'Leninizm-Maoizm', 'Sosyalizm-Komünizm' naraları eşliğinde, ABD'ye uşaklık, paralı askerlik yapmaya başladılar diye merak ettinizmi?

Lastik gibi bir konu değil mi? Çektikce uzuyor.

Fakat, vede daha beteri, bizimde bakar körlüğümüz tamda bu noktada başlıyor. Meğer, burnumuzun dibinde, hatta üzerine uzandığımız döşeği altımızdan çekip almışlar da bizim yıllarca haberimiz olmamış. Ayıların kış uykusu bile üç ay sürüyor...

Bizim durumumuza isim bulmak hayli zor.

İŞİN DOĞRUSU ŞU Kİ:

Kendine 'sol' sıfatını ve maskesini takan bu kontraların, ne bizimle, nede geçmişteki 'Sol'la hiçbir alakaları yok.

Toplum olarak, uzun zamandır her yandan kuşatılmış bir durumdayız ne yazık ki. Öyle ki, piyasada kendini 'sol örgüt' diye gösterenlerin hemen hemen hepsi MİT ve (tabi ki, MİT'in baş patronu) CIA'nın denetiminde olan Kontrgerillalarla dolmuş durumda.

Ne eski, nede yeni 'sol' tanımıylada alakaları olmadığı gibi, bunların asli görevi toplumu korkutmak ve susturmak.

Şöyle bir düşünün; MHP gibi paravan 'milliyetçi' faşist bir parti bile açıkca ABD saflarına katılmaya cüret edemezken, bu MİT uzantıları, 'Marksizm, Leninizm, Maoizm' sloganları eşliğinde ABD bayrağı altında, ABD'nin verdiği silahları kuşanıyor, ABD tarafından eğitiliyor, finanse ediliyor... vede ortalıkta cirit atıyorlar...

Ama kendine hala 'sol' diyebiliyor. Devrimcilik de taslayabiliyor vede kendilerine kitle bile bulabiliyorlar...

Dehşet bir durum bu!

Suskunluğun nedenide bu! Devrimcilerin çoğu yok edildi, sindirildi, toplum, halk bunların ellerine düşürüldü.

Artık, 'kimin, kim olup olmadığının' bilinmediği bir dönem başladı. Tıpkı, Latin Amerika'daki kontra sol örgütlerin toplumu içine düşürdükleri şaşkınlık, paranoyak ruh hali gibi...

Solcu gibi görünen ama, en azılı faşist devletten daha acımasız olan kontralar dönemi...

Toplum, artık kime güveneceğini bilmediği gibi, ne yana döneceğinide, sırtını kime yaslayacağınıda bilmiyor çünkü...

Toplumunda, hepimizinde durumu ne yazık ki bu...

Böylesi bir durum da:

REFERANDUM 'a TAVIR

Denilebilir ki, durum bu kadar umutsuzsa ne yapacağız? Boykot mu? Hayır!

Herşeye yeniden başlayacağız. Kürdistan ve dünya devrim tarihlerini yeniden yazacağız hep beraber ve küçücükte olsa adımlar atmak zorundayız şimdi.

Sömürgeci faşist TC'nin TC'nin önümüze koyduğu 'referandum sandığı'nda her hangi bir partiyi seçmek söz konusu değil.

Yani ortalıkta; 'bu sefer bizi kim gütsün' vari bir durum yok.

AKP eliyle TC' kendi vahşet ve terörünü dünya kamuoyu önünde meşrulaştırmak istiyor ve elbette ABD ile birlikte yapacaklar bu işi.

Bizim küçük işimizde şu; yüzden 'Referandum' Sandığına gitmeliyiz.

Bütün bu oyunları karınca kararınca bozmak ve TC'nin suratına tükürürcesine;

-SUR için; HAYIR!..

-Nusaybin için; HAYIR!..

-Şırnak için; HAYIR!..

-Lice için; HAYIR!...

-Yüksekova için; HAYIR!..

-Cizre için; HAYIR!...

-Bağlar için; HAYIR!...

-Silopi için; Hayır!

(.....)

-Bu şehir ve kasabalarımızda, 'Yedi bin' ile 'On bin' arasında katledilen, bebeklerimiz, çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız, kızlarımız, kadınlarımızın... aziz anı ve hatırları için; HAYIR!...

-Sömürgeci faşist TC'nin bize dayattığı bu alçakca, onursuzca duruma sessiz kalmamak için; HAYIR!...

Demek için.

Bu 'referandum' oyunu hiçbir şeyi değiştirmeyecek ama; yeni yeni patlamalara yol açacak ve bu topraklar yeni güzel şeyler doğuracak..

Bu yüzden; 'bir tükürükte benden aslanım, bir tükürükte benden.... demeliyiz

15 Nisan 017

-devrimci demokrat.com-Halim Kar-

...........

Kısa Notlar:

1)ABD beslemesi AKP faşistlerinin gerçek 'oy' oranı hala 'yüzde 34'lerin çok altında. Piyasaya 'anket' yaptık diye sürülenler, sadece kafaları bulandırmak ve AKP'nin çok güçlü taraftarı varmış havaları yaratmakla görevliler. Bugün bile, dönüp AKP mitinglerine baktığınızda, işyerlerinden işçileri, okullardan çocukları zorla topalayıp götürdükleri gibi, başka şehirlerden 'bedava otobüslerle' vede paralar akıtılarak adam toplanıyor 'çok görünsünler' imajı yaratmak için. Bunların önem arz edecek kitle gücü yok, ordu ve polis dışında...

2)Kuzey Kürdistan'da yaklaşık bir yıl süren katliam ve yıkımın bir diğer ortağının Kontra PKK olduğunu ve bu 'referandum'da, 'Haıyır' kampanyası başlattığını biliyoruz. Bazıları 'Hayır' dersek PKK faşistlerinin yedeğine düşmüş olmazmıyız' diyor. PKK, kendine biçilen oyunu oynuyor, her zaman yaptığı gibi, ya biz?...

3)Bu 'referandum'da karşımızda sadece üç-beş tane AKP onursuzu, hırsız ve katili yok. Bu 'referandum'da, Kuzey Kürdistan'ı ABD talimatı ile ve PKK ortaklığı ile yakan-yıkan TC'nin yanında ABD/CIA var!

Unutmadınız herhalde; bir yılı aşkın bir süre Kuzey Kürdistan TC-PKK oyunları ile yakılıp yıkılırken, insanlarımız katledilirken Bodrumlarda, sokaklarda, ve iki yıla yakın bir süre, 'sokağa çıkma yasaklarıyla evlerinde ölüme mahkum edilirken insanlarımız', ABD faşistleri üç maymunu oynamakla kalmadı, Avrupa'daki gerek görsel (TV) gerekse de yazılı Basın-Yayın organlarını bile susturdu.

Londra'daki Rus, RT televizyonu, 'Türkiye de Kürdler toplu olarak katlediliyor' diye haber yaptığında O kanalı susturması için İngiliz hükümetini harekete geçiren yine ABD faşistleriydi. Ve susturdular da....

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.