Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Son Yorumlar

Temur DEMİR, Besime DOĞAN, Suna YILDIRIM.. 

-"Dayı, bana bir daha karga deme!"
-"Niye oğlum?"
-"Ayıp"
-"Ama oğlum, sen benim kargamsın, hemde en güzeli kargaların.."

 

-6 ARALIK 1986-

 

Kuşatılmış bir kentte
berfinler bir bir kırıldı
erdemler kanda
kitaplar kucakta kaldı

 

Hüseyin Karabulut

İşte Böyle Yoldaş

Ne zaman bu ay gelip çatsa, elim tutmuyor kapıyı kapamaya, gelirse, hemen içeri girsin diye, kapı önünde zaman geçirip eğlenmesin diye. Öyle deme yoldaş, gelebilir, "Bak! bir yanlışlık olmuş ben ölmedim. İşte karşındayım!" diyebilir. Ve yine öyle şirin, öyle tatlı, kıkır kıkır gülebilir. İsterse Besime'yi de beraber getirebilir yoldaş.

Hiç kızma yoldaş, insan ne kadar materyalist'te olsa, bazen işte böyle idealistçe düşler kurabilir.

Her devrimcinin ölümü bir depremdir aslında, bir tufan. Sanki yer yarılır açar bağrını toprak, gök kubbe sallanır ha sallanır. Ben onları baharda tohuma durmuş kir çiçeklerine benzetirim. Bir yel eser bazen, ansızın koparlar dalından, geçtikleri her yerde yeniden açarlar bire-bin. Kimi Nergis olur, kimi Menekşe, kimi Tar-İş olur, kimi Halepçe, kimi Ateş olur, kimi Kelepçe…

"Dayı, bana bir daha karga deme!"
"Niye oğlum?"
"Ayıp"
"Ama oğlum sen benim kargamsın hem de en güzeli kargaların"

Tutmak istiyorum, kaçıyor dıbır-dıbır. Kovalıyorum, düşüyor, yetişiyorum, kucaklıyorum, havalara fırlatıyorum "uç karga uç!". O gülüyor... Öpüyorum, öpüyorum her tarafını…

"Bana karga deme!"

"Peki bay karga!"

Doğum haberini aldığımda (…1966 ) Elaziz'e gitmiştim onu görmeye. Üç aylık bir bebek olmuştu. Daha beşikte onu çırılçıplak görünce basmıştım çığlığı; "Vay anası, yahu bu çocuk değil, bir karga!" O da beni görür görmez basmıştı kahkahayı. "İşte" demiştim. "Gülen bir karga hem de". Derken, yumurcak üstüme kalmıştı, kimi bağa gidiyor, kimi bostana,ben de ona bakıyorum. Yıkıyorum, giyindiriyorum, doyuruyorum.

Aylar böyle geçti. O bana her bakışta kahkahalarla gülmeyi hiç eksik etmedi. Sonunda kompleks basmıştı beni. "Yoksa bende bir problem var da benim mi haberim yok?" diye. Hani çocuktan al haberi derler ya, ayrılmaz olmuştum aynanın karşısından. "Halla halla, kel değilim, fodul değilim, ula bu yumurcak bana niye gülüyor?"

Ne zaman büyüdü, nasıl büyüdü bilmiyorum; gerçi o benim yüreğimde hep çocuk kalmıştı. On altı yaşındaydı tekrar yanıma geldiğinde. Büyümüş delikanlı olmuştu ve ben ona artık "kargam" demiyordum. Ağırbaşlı tavırları beni kendine karşı saygıya davet ediyordu sanki. Uydum. Bir kaç ay kaldı ve gitti öyle sessiz, bilmiyordum onu son kez gördüğümü, nereden bilebilirdim..

Bir kaç yıl sonra Yunanistan'a çıktığını söylediler. Sonra tekrar geri dönüp dağlara gitti dediler. Bir selam yollamış, bir de güleç yüzlü bir fotoğraf getirdiler. Oniki koca çatışmaya katılmış dediler. Koca Piro ile birlikte, sonra Besime Yoldaşı ile evlenmiş, duydum. Hiç görmedim gelinimin fotoğrafını, kendini; hep merakımda kaldı ince bir sır gibi.

Kavgada aşık olmak güzeldir, hele bir de ortak hedefe bakınca insan, sevgi güzelleşip büyüyor. Sevgi, çiçek gibidir yoldaş, bakarsan büyür, sarılırken titreşip; domur verir, oğul verir, kız verir. İster misin bir de o hengâmede bir çocukları olsun? "Çiya" koysunlar adını.

‘ne seni unutacak kadar zaman geçecek

nede zaman seni unutturmaya yetecek

bırakıp gitsen de,seni unuturum sanma

zaman,alışmayı öğretir belki amma

unutmayı asla !...’


- Seyid-

"İşte böyle yoldaş" diyor adam; "Geçen hafta Mazgirt'te çatışma olmuş, üç yoldaş şehit düşmüş". Çay içiyoruz, alışmışız ölüm haberlerine, kulak kabartıyorum sözlerine adamın, isimler sayıyor. "Temur Demir, Besime Doğan, Suna Yıldırım...".., "şaka yapıyorsun değil mi ?" diyorum. "Yok yoldaş, haber geldi, Temur Yoldaş çatışmada çemberi yarıp çıkmış ama eşi Besime yara alıp çıkamayınca tekrar çembere girmiş onu kurtarmak için, çemberden çıkamamış bu sefer, beraber şehit düşmüşler" diyor.

"Tanırmıydın ölenleri?" diye ekliyor,durumum dikkatini çekmiş olmalı.

"Yok" diyorum, "tanımam, hiç birini tanımam." Dünya üzerime yıkılıyor sanki. Zor atıyorum kendimi sokağa. Sersem gibiyim,hayır hayır deliriyorum galiba.. İşte önümde;

"Dayı bana bir daha karga deme!"
"Niye oğlum?"
"Ayıp"
"Ama oğlum, sen benim Kargamsın, hem de en güzeli Kargaların…”

Tutmak istiyorum, kaçıyor dıbır-dıbır. Koşuyorum, koşuyorum peşinden yetişemiyorum havalanıyor gök kubbeye doğru. Bir şahin oluyor sonra, dünyayı kaplıyor kanatları…

Dün, bir Karga öttü kapımın önünde, heyecanlandım birden bire, koştum, gittim ,açtım kapıyı, geldi sandım... Vurdu şahinim yaralı kaldım....

Ey her şeye bitti diyenler
Korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler
Ne kırlarda direnen çiçekler
Ne kentlerde devleşen öfkeler
Henüz elveda demediler
Bitmedi daha sürüyor o kavga
Ve sürecek Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek ‘

Adnan Yücel


Not; Mazgirt şehitleri (6 Aralık 1986) Temur Demir (yeğenim) Besime Doğan (gelinim) Suna Yıldırım (yoldaşım) Faşist ve sömürgeci Orduyla girdikleri savaşta şehit düştüler. Fotoğrafta, yeğenim Temur Demir.Koca Piro = Kazım Çelik .Çiya=Dağ
Anıları dünya döndükçe yaşasın !

 

Halim KAR
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.