Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Haber Başlığı/ HDP önündeki oturma eylemi 5'inci günü 13 aile daha Katıldı
Oğlu Vahit Çur için Ağrı'dan gelen Necla Çur, "Gittim, yalvardım, ağladım, oğlumu vermediler. Onlar kaç sefer köye geldiler. Oğlumla görüşmek istediğimi söyledim. Görüştürmediler beni...' 
 
(Çocukları PKK' tarafından öldürülen veya kaçırılan 'asker ailleleri' de;  TC-TSK-MİT'in kapısına dayanıp; 'PKK ile Danışıklı Yürüttüğünüz Savaşta' çocuklarımızı  AV olarak kullanıp öldürttünüz' diye Hesap sormalı, bu annelerin yeri, HDP kapısı değil, RTE köpeğinin Sarayının önü, TSK'nın TBMM'in kapısı olmalı... d.d.com)

 

 

AİLE SAYISI 13 OLDU
 
Bu sabah da HDP önünde gelen 2 aile daha oğullarının 4 yıl önce PKK tarafından dağa kaçırıldığını ileri söyleyerek oturma eylemine katıldı. 
 
Güzide Demir, 20 yaşındaki oğlu Aziz için, Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinden gelen Bedirhan- Necla Çur çifti ise 19 yaşındaki oğulları Vahit için oturma eylemine başladı. 
 
HDP İl Başkanlığı önünde 3 Eylül Salı günü başlayan ve 13 ailenin yer aldığı oturma eylemleri, 5'inci gününde de devam ediyor.
 
“TELEVİZYONDAN GÖRDÜM GELDİM”
 
Oğlu Vahit Çur için Ağrı'dan gelen Necla Çur;
 
(Demirtaş, MİT'in HDP'yi kurduğunu 'yalanlamadı, çünkü 'bu toplantıda kendisi de vardı..' d.d.com)
 
 
"Gittim, yalvardım, ağladım, oğlumu vermediler. Onlar kaç sefer köye geldiler. Oğlumla görüşmek istediğimi söyledim. Görüştürmediler beni. Bir sene önce bir sefer görüştüm oğlumla. Ağladım. Dedim 'Oğlumu verin.' Daha çocuktur. Oğlumu vermediler. Televizyonda burayı gördüm. Ben de geldim, oğlumu istiyorum. Oğlumu almadan bir yere gitmem. Oğlum yaşıyor. Oğlumu istiyorum" dedi.
 
Bedirhan Çur ise;
 
"Adalet böyle mi, Müslümanlık böyle mi? Türk olsun, Kürt olsun, ne olursa olsun dinimiz birdir. Allah'ımız birdir. Bizi tehdit ettiler. Doğubayazıt'a gittim. 'Çocuğunuzu istemeye gelmeyin' dediler. Tehdit ettiler. Ben sadece oğlumu istiyorum. Başka bir şey istemiyorum. Oğlum geri gel. 
 
Ben çocuğumu istiyorum. Çocuğumu almadan bir yere gitmem. Vahit durma gel oğlum. Kaç gel. Devletine teslim ol. Devletimiz bambaşkadır. Onlardan hayır gelmez. Çocuğumuz görmek istedik.
 
Bizim kafamız silah dayadılar. 'Bir çocuk gitmiş çok mu?' dediler. Oğlumla görüştüğümde bana 'Ben geleceğim ama korkuyorum' dedi" diye konuştu.
 
Aziz Demir'in annesi Güzide Demir de;
 
"Babaları yoktu. Küçüktü, kandırdılar. Aradık aradık bulamadık. Suriye sınır kapısında 2 gece yerde yattık. Her gün benim için bir ölümdür.
 
Çocuğum biraz da saftı. Kandırıldı. 4 yıl önce gitti. Oğlumu istiyorum. Başka bir şey istemiyorum. Gitmedik yer bırakmadım. Ben hastayım. Kocam da yok. Bir kere konuştum. Suriye'deydi, 'Ben sakat olmuşum' dedi. Ağlıyordu. 'İki ayağım yanmış' diyordu. 'Şimdi tekerlekli sandalyedeyim' diyordu" diye konuştu.
 
07 eylül 2019-ajanslar

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.