Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

1789 Fransız devrimindeki değil, 1917 Ekim devrimindeki değil, Çin devrimindeki değil, Türkiye'deki değil, Peki hangisi gerçek devrimciliktir?.. (kendisini beğeniyle okuduğumuz, kıymetli hocamızın sorularına cevaben, kısa 'dip not' ekledik, d.d.com)
 
 
 
Aytekin Yılmaz/Bu yaptıklarınız devrimciliğe Sığar Mı…?
 
Doksanlı yıllarda yani klasik tanımıyla muhafazakar bir “devrimci” olduğum zamanlarda, beni en çok düşündüren şeylerden biri şuydu, o dönem sol örgütlerden bazıları örgüt içi infaz yaptığında, ilk tepkim;
 
 “Sizin bu yaptığınız devrimciliğe sığar mı?” oluyordu.
 
(Hatta bunu geçen gün fark ettim bu tepkim ilk kitaplarımdan olan “İçimizdeki hapishane” adlı kitabıma da yansımış) 
 
Başka örgütlerin iç infazlarına tepkim böyle oluyordu. Sonra aynı infazlardan birini kalmakta olduğum hapishanede PKK yapınca inanmakta zorlanmış, örgüt sorumlularıyla kavga etmiştim. 
 
Onlar da bu gibi infazları, “Her devrim kendi evlatlarını yer, sınıf savaşımı acımasızdır yoldaşlar. Büyük Fransız 
devriminden beri bu böyledir.” dediklerinde.
 
Bende bu konuyu araştırmaya 1789 Fransız devriminden başladım. 
 
Gördüm ki Robespierre ve yoldaşları, birkaç aylık iktidarları döneminde binlerce yoldaşlarını infaz etmişler. İnfaz ettiklerinden biri de Danton’dur.
Hatta Danton giyotine giderken şöyle bir cümle kuruyor. “Devrim Satürn gibidir, yaklaşanı yakar.” 
 
Doğru söylemiş, Fransız devrimcilerinin hepsini yapmakta oldukları devrim yemiş.
 
Sonra Ekim devrimini inceledim baktım ki, 1902 de birlikte yola çıkanlar, yol arkadaşı olanların neredeyse tümü Stalin döneminde iç infazlarla ortadan kaldırılmışlar. 
 
Bu Bolşevik devrimciler, Rusya’da devrimin korunması adına, yani devrimcilik adına yapılmış bu infazlar.
 
Sonra Çin devrimini biraz inceledim, orada da durum vahim sonuçlara ulaştığını Mao’nun anılarından okuyoruz. 
 
Devrim sonrası Mao, Hio Çeng dağlarında askeri birlikleri dolaşırken, gördüğü komutanlara eski tanıdığı yoldaşlarını soruyor, “Ho Şang nerede?” diyor, Komutan, “Sizlere ömür, hak ettiği cezayı buldu.” diyorlar. 
 
-“Vang çung’a ne oldu?” “O da sizlere ömür, hak ettiği cezayı buldu.” diyorlar. 
 
Mao da dönüp komutanlarına der ki, “İnsan başı prasa kellesi değildir ki, kesince yeniden bitsin, yoldaşlar daha dikkatli olmalılar.” Telkininde bulunur. Mao’nun örgüt içi infazlara tepkisi de böyle olur.
 
Kendi çocuklarını yiyen bu sol devrimleri daha da çoğaltabiliriz.
 
“Yoldaşını öldürmek” bunların yani geçmişte yapılmış devrimler ve onları rehber edinmiş olan 
bugünkülerin ortak eylemi olmuş, tümünün de ortak özelliği örgüt içi muhalifleri ortadan kaldırmaktır. 
 
Eline silahı alan her örgüt yeri gelmiş düşmanım dediklerini, yeri gelince de yoldaşım dediklerini öldürmekten çekinmemişlerdir. Ve tüm bunlar devrim ve devrimcilik adına yapılmıştır.
 
Çok yıllar sonra öğrendim işin aslını, “Bu yaptıkları devrimciliğe sığar mı?” Tam da devrimcilik böyle bir şeymiş zaten. 
 
Bugün bile silahlı sol örgütlerin yaptıkları ortadayken, ve tüm bu yapılanları devrim ve devrimcilik adına yaptıklarını söylerlerken. “Yaptıklarınız devrimciliğe sığmaz!” demek biraz eğreti kalıyor.
 
Hala daha anlamamış olanlar, ya da eksik anlayanlara özetlemek gerekirse, diyelim ki bu ülkedeki silahlı sol örgütler devrimcilikten sapmışlar da o yüzden yoldaşlarını öldürdüler… 
 
Peki ya Çin devriminde yapılanlar, Ekim devriminde yapılanlar, Fransız devriminde yapılanlara ne diyorsunuz? 
 
Bu yapılanları nasıl bir devrimcilikle tarif ediyorsunuz?
 
1789 Fransız devrimindeki değil,1917 Ekim devrimindeki değil, Çin devrimindeki değil, Türkiye'deki değil, peki hangisi gerçek devrimciliktir?
 
-20 Mart 2018- Aytekin Yılmaz
 
...............................
 
devrimci demokrat.com'un; dip notu:
 
Hocam, siz çok doğru gözlemler yapmış ve bir yğın tehlikye parmak başmışsınız zaten ama okumaya başlarken yanlış yerden başlamışsınız, '1871 Paris Komünü'nden' başlamanız gerekiyordu.
 
Gerçek 'sosyalizm' Paris Komünüdür der, Marx-Engels amca....
 
Marx'ın ve Engels'in 'sosyalizm' anlayışı ile, Lenin-Mao 'nun kurduğu TOTALİTER rejimlerin hiçbir ortak noktası  yoktur.
 
'Paris Komünü'nde  'Şeflik-Liderlik saltanatı yok! DOĞRUDAN DEMOKRASİ var çünkü. 
 
'Doğrudan Demokrasi' ise, her türden 'Şeflik-Liderlik Kültürünün' ölümüdür zaten!
 
Lenin, Marx'a ayak uydurup 'doğrudan demokrasiyi' bol bol övüp demagoji yaparken, Kurduğu Rejim de  -bırakınız doğrudan demokrasiyi- burjuva demokrasisinin' bile kırıtnıtısı yoktur.
 
(Çoğunluk' adına, her kesimin söz ve örgütlenme hakkını gasp etmiş, yasaklamıştır Lenin! Tek Adam tek parti rejimlerinde zaten başkalarına konuşma, örgütlenme hakkı verilmez.....)
 
Kısacası; Lenin'in 'doğrudan demokrasiye' yaptığı iltifatları, kurduğu rejimle karşılaştırırsanız, karşınızda bir Tiran bulacaksınızdır...
 
Keza, yine, Marx- Engels'in bakışını göz önünde buldurursanız? Lenin'e, 'demokrat' demek bile mümkün değildir'ki, bize göre de, Lenin-Mao yapılan devrimleri katletmiş olan birer Tiran'dırlar zaten...
 
Bu Tiranları yaratanda 'Leninist Parti Öğretisinin' ta kendisidir....
 
Umarız o soruları ironi olarak sormadınız, sizin için zaman ayırdık. 
 
Çünkü; bu toplumun sizin gibi duyarlı ve değerli ve genç insanlara ihtiyacı var.
 
Ayrıca bu konularda 'On yıl önce yazılmış ' ve kendi köşemdeki yere eklenmiş, epey makalelerim var... Hocanın dikkatini çekmesede gençlerimizi için bu araştrma çok yararlı olur... Okunacak bir kısım kitabın resimlerini makaleye biz ekledik.
 
-Halim Kar-
 
20 Mart 2018

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.