Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

-'Ey sevgili, kapına geldim, ve ben, 'ben'den vazgeçtim. Sen yeter ki, “kim o?”de, kim olmamı istiyorsan, O, olmaya geldim....' 
(edebiyatsız bir site, çimensiz, çiçeksiz... çölleşmiş bir bahçe gibidir. Kadehimi sekt doldur saki, bu kısır ve ceberrut sitede benim son günümdür -admin)

 

 

Victor Hugo, Kısa Biyografisi, Eserleri, Şiirleri, Sözleri....
 
Fransız şair ve yazar Victor Hugo, Fransa tarihinin en çalkantılı günlerinde, 1802′de dünyaya geldi. 
 
Napolyon ordusunda general olan babası, imparatorun parlak döneminde önemli görevlerde bulundu, bir çok dış ülkeye seyahat etti ve Madrid’te valilik yaptı. 
Hugo, anne ve babası arasındaki geçimsizlikler nedeniyle genellikle annesinden uzak kaldı ve babası ile yaşadı.
 
Hugo, ilkokula İspanya’da başladı ancak İspanyol aristokratlarının çocuklarını kabul eden bu okulda, sonradan soyluluk ünvanı almış bir burjuva generalin oğlu olması, alay konusu edilerek dışlanmasına yol açtı. 
 
Yazarların ürünleri ile yaşam öyküleri arasında ilişki kurmak eğilimindeki araştırmacılar, İspanyol okulunda geçen günlerin, Hugo’nun aristokrasiye bir yandan hayranlık duyup bir yandan da nefret etmesi gibi gerilimli bir duyguya kapılarak liberal-demokratik ilkeleri seçmesinde büyük rol oynadığını iddia etmişlerdir.
 
Napolyon‘un imparatorluktan düşmesi ile birlikte Hugo ailesi için zor günler başladı. 
 
Paris Hukuk Fakültesi’nde başladığı yüksek öğrenimine maddi sıkıntılar yüzünden devam edemedi ve ayrıldı. Ayrıldıktan sonra kendini kitaplara veren Hugo, ilk şiirlerini de bu yıllarda yazdı. 
 
Annesinin ölümüyle sefaletin eşiğine gelen genç yazarı bu güç durumdan kurtaran yirmili yaşlarda yayınlanan -kraliyet yanlısı- şiirleri oldu;
 
XVIII.Lois tarafından bin frank aylığa bağlandı, Chateaubriand’ın ilgisini çekti ve romantik akımı benimsemesinden sonra parlak bir kariyerin kapısını araladı.
 
1827′de ‘Cromwell’ ve 1830′da ‘Hernani oyunları, isyana benzer bir heyecan uyandırdı Paris’te. 
 
1830 yılında Victor Hugo’nun Hernani piyesinin oynanmasından sonra romantiklerle klasik edebiyat taraftarları arasında “Hernani Savaşı” denilen tartışma başladı.
 
Bu tartışma romantiklerin “klasisizm” karşısında kesin zaferiyle sonuçlandı.
 
Hugo’nun ilk romanı ise “Notre Dame’ın Kamburu”dur (1831).
 
Bugün okunduğunda, yazarın en yüzeysel ürünü olarak değerlendirebileceğimiz bu romanın nispi başarısızlığı, Hugo’nun maddi nedenlerle yayınevinin ısrarına boyun eğerek metnini çok kısa bir sürede tamamlamak zorunda kalmasındandır. 
 
Yine de, Hugo’nun yükselen ünü, Fransa’da bu kitabının da sevilerek okunmasını sağlamıştır.
 
1831-1941 arasında çok sayıda şiir, piyes ve roman yazan Hugo, 1841′de Fransız Akademisi’ne seçildi.
 
1848  İhtilali’nden sonra Cumhuriyetçi saflara geçti ve Cumhurbaşkanlığı için aday bile oldu. Kendisi seçilemedi, ama seçilen Louis Napolyon’u destekledi. 
 
Ancak, Napolyon da imparatorluğunu ilan edince, Hugo 1851′de Fransa topraklarını terk ederek yirmi yıl sürecek gönüllü bir sürgünü geçireceği- Channel Adaları’na yerleşti.

Burada yazdığı “Sefiller” (1861), onun en çok tanınan ve sevilen eseridir.
 
İmparatorluk dönemi sona erip Üçüncü Cumhuriyet kurulunca, Victor Hugo, Paris’e bir kahraman olarak döndü. 
 
Millet meclisine seçildi, ama politikadan çok edebiyatla ilgilenmeyi tercih etti. 1885’de öldüğünde, büyük bir törenle Pantheon’a gömüldü.
 
TÜRKÇEYE ÇEVRİLEN ESERLERİ:
 
ROMAN: 
 
Notre Dame'ın Kamburu (1831, 1958)
 
Sefiller (1862, 1930)
 
İdam Mahkumunun Son Günü (1829, 1972)
 
Deniz İşçileri (1866, 1970)
 
OYUN: 
Marion de Lorme (1829, 1966)
 
Hernani (1830, 1956)
 
Ruy Blas (1838, 1948)
 
Mary Tudor (1833, 1947)
 
POLİTİKA: 
 
Doksan Üç İhtilali (1874, 1962) - 1973 Devrimi (1967) - Doksan Üç (1985)
..................
 

Victor Hugo Sözleri

- Kadınlar, kendilerine yapılan birçok şeyi affedebilir; ama affettikleri şeyleri hiçbir zaman unutmazlar.

- Yarınlar hep güzel olacak denir. Oysa bugünler, dünün yarınları değil midir?

- Tuhaf, bazı kimseler birinden nefret etmeden başkasını sevemezler.

- Düşünme zihnin işi, hayal ise zevkidir. Düşünme yerine hayal etmek, zehiri besinden ayırt edememektir.

- Herkes ölür ama herkes (gerçekten) yaşamaz.

- Çalışmak, uçup gidebilecek bir alışkanlıktır; bırakması kolay, yeniden başlaması zor bir alışkanlıktır.

- Ekmeksiz hürriyet, hürriyetsiz ekmek düşünülemez.

- Toplumda iyilik ve kötülük bireylerle ortaya çıkar. Toplumu eleştirmek değil, eksikliklerini gidermek için çabalamak gerekir.

- Hiçbir ordu, vakti gelmiş bir fikir kadar güçlü değildir.

- Hayatta kimseye güvenmeyeceksin demek saçmalıktır inan. Ama kime 'iki defa güveneceğini' hesaplamalı insan.

- Belki de yalancı arkadaşlarına bir teşekkür borçlusun, Sana gerçek dostlarının kıymetini hatırlattıkları için.

- Öldürmek için silah, hançer mı olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

- Tesadüf tesadüfi düzeltir.

- Kadınlar güçsüzdür ama annelerin bileği bükülmezdir.

- İltifat, peçe üzerinden bir öpücük gibidir.

Victor Hugo Aşk Sözleri

Romantik akımın öncüsü olan Victor Hugo'ya ait birbirinden aşk dolu sözler... Bu sözleri sevdiğinizle paylaşabilirsiniz.

- Gitme diyebilecek kadar güçlü olmalı insan hayatta çünkü hiç kimse, kaybettiklerini unutabilecek kadar güçlü değil aslında.

- Evet sevgili, kapına geldim ve ben olmaktan vazgeçtim. Sen ‘kim o’ de yeter ki: kim olmamı istiyorsan o olmaya geldim.

- Aşk; Karşındakini bulunmaz hint kumaşı sanmanla, sersemin teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır.

- Bir bakışın kudreti bin lisanda yoktur Bir bakış bazen şifa bazen zehirli oktur. Bir bakış bir aşığa neler neler anlatır Bir bakış bir aşığı saatlerce ağlatır. Bir bakış bir aşığı aşkından emin eder, Sevişenler daima gözleriyle yemin eder.

- Hayat, felaket, yalnızlık, yüzüstü bırakılmışlık, yoksulluk kendine göre kahramanları olan savaş alanlarıdır.

- Aşk bir deniz, kadın onun kıyısıdır.

- Öyle alçak bir kapıdır ki açlık, geçilmesi zorunlu oldu mu, ınsan ne denli büyükse, o kadar çok eğilir.

- Öğrendikten ve sevdikten sonra daha çok acı çekersin.

- Bazen alabileceğin en büyük intikam; affetmektir. Ve bazen karşıdakine verilebilecek en güzel cevap; gülüp geçmektir.

- En anlamlı yemin söz vermektir, En büyük intikam affetmektir, En adi söz hiç sevmedim demek; Ve en güzel cevap gülüp geçmektir.

- "Sadece seni seviyorum" diyen bir erkek, "sadece mağazaları gezeceğim bir şey almayacağım" diyen bi kadın kadar yalan söylemiştir.

- İyi bir kadınla iyi bir erkek birlikte yaşamazlar, çünkü kadınlar, kötü erkeklere aşık olup iyi erkeklerle dertleşirler.

- Yarınlar Hep Güzel Olacak Denir. Oysa Bugünler, Dünün Yarınları Değil midir ?

- Kadınsız bir erkek horozsuz bir tabanca gibidir; erkeği ateşleyen kadındır.

- Belki de yalancı arkadaşlarına bir teşekkür borçlusun, sana gerçek dostalarının kıymetini hatırlattıkları için.

- Çalışmak, uçup gidebilecek bir alışkanlıktır; bırakması kolay, yeniden başlaması zor bir alışkanlıktır.

- Dünyada en çok istediğim ve bana yaşamı gerçekten sevdiren iki şey var; aşk ve özgürlük. Aşk uğruna gerekirse, yaşamımdan vazgeçerim. Özgürlük uğruna ise aşkımı da feda ederim.

- Evet sevgili kapına geldim ve ben'den vazgeçtim. Sen “kim o” de yeter ki: kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.

Popüler Victor Hugo Şiirleri

Şairlerin babası, romantik akımın kurucusu olan Victor Hugo, yirmili yaşlarda şiirle başladığı edebiyat hayatı, romanlar ve birbirinden başarılı oyunların ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Şiirlerinde aşkı yoğun bir şekilde işleyen Victor Hugo, kendisinden sonra gelen şairleri derinden etkilemiştir.

İşte, Victor Hugo aşk şiirleri, romantik Victor Hugo şiirleri, duygusal şiirler;

Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?

Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?

Sevmek için güzele mi bakmalı?

Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?

Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?

 Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?

Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?

 Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?

Solması için gülü dalından mı koparmalı?

Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?

Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?

Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

***

Bakışların

Bir bakışın kudreti bin lisanda yoktur

Bir bakış bazen şifa bazen zehirli oktur...

 

Bir bakış bir aşığa neler neler anlatır

Bir bakış bir aşığı saatlerce ağlatır.


Bir bakış bir aşığı aşkından emin eder

Sevişenler daima gözlerle yemin eder...

***

Dilenci

Sen, her gün köşe başlarında

Yırtık urbanla kirli ellerinle

Avuç açan, sefil insan.

 

İnan yok farkımız birbirimizden.

Sen belki tüm yaşamınca dilenecek;

Beklediğin beş kuruşu biri vermezse,

Ötekinden isteyeceksin.

 

Ama ben, tüm yaşamım boyunca

Tek bir kez dilendim,

Bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.

Öylesine boş öylesine açık kaldı ki elim,

Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.

***

Söylesem Söyleyebilsem Ah Derdimi

Söylesem ah söyleyebilsem derdimi

mehtap bir gecede açabilsem sana kalbimi

göreceksin seninle dolu

desem, diyebilsem ki seviyorum seni

çılgınca aşığım sana

ama demem, diyemem

çünkü aramızda dağlar, denizler

ve benim o kahrolası gururum var

bu böyle sürüp gidecek

sen, seni sevdiğimi bilmeyecek, öğrenmeyeceksin

ben her gece yıldızlara seni sevdiğimi söyleyeceğim

sana asla...

çünkü aramızda dağlar denizler

ve benim o kahrolası gururum var.

***

Mors

Gördüm o biçiciyi, işinin başındaydı tarlada

Kesip biçerek ilerliyordu kocaman adımlarla

Batan günün kızıllığı geçiyordu iskeletin içinden

Karanlıkta her nesne titrer ve gerilerken

Tırpandaki yalazı izliyordu insanoğlu

Ve utku kemerleri altında görkem dolu,

Utku esriği utkunlar devriliyordu peşpeşe

O güzelim Babil'i çeviriyordu çöle

Tahtı darağacına, sehpayı saltanata

Gülleri gübreye, çocukları kuşa

Hazinleri küle, anaların yaşını sele döndürüyordu

Haykırıyordu kadınlar: geri ver çocuğumuzu

Sen alıp gidesin diye mi dünyaya getirdik biz onu?

Yeryüzünü feryatlar kaplamıştı dört yandan

Etsiz parmaklar fışkırıyordu sefalet yataklarından

Buzlu bir yel uğulduyordu yüzbinlerce kefende

Kara tırpan altında çılgına çevrilen kitle

Karanlıkta benziyordu kaçan bir korkmuş sürüye

Çiğnediği her yerde herşey ürkü, yas ve gece!

Arkada, alnı tatlı bir ışıkla yıkanan melek

Ruhların demetini taşıyor gülümseyerek.

***

Keder Sana Yakışmıyor

Ne kadar değişmişsin ben görmiyeli,

Ellerin güzelliğini kaybetmiş nasırdan,

Hüzün rengi almış saçlarının her teli

Gözlerine gölgeler düşmüş kahırdan,

Gözlerin ki, gördüğüm gözlerin en güzeli

Ne kadar değişmişsin ben görmiyeli

 

Böyle mahsun kederli değildin eskiden

Fıkır fıkır gülerdi gözlerinin içi

Dudakların nemliydi sevgiden, arzudan

Yapraklarına çiğ düşmüş karanfiller gibi

Baygın kokusuna anılarla beraber giden

Böyle mahsun kederli değildin eskiden

 

Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar

Ağlamaktan mı karadı gözlerin

Bir zamanlar göz yaşını sevmezdin

Şimdi neden yaşardı gözlerin

Hasta mısın, yorgun musun nen var

Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar

 

Arzular vardır bilirsin anlatılamaz

Eskisi gibi kalsaydın ne olurdu

Taptaze, ıpılık kar gibi beyaz

Keder sana yakışmıyor gül biraz

Arzular vardır bilirsin anlatılamaz.

  ***

Kadına

Eğer kral olsaydım.! Çiğneyerek tahtımı

Memleketin halkını dizlerine sererdim.

O kuvvetli hükmümle bütün tacı tahtımı

Bir tek bakışın için sana feda ederdim.

 

Eğer Allah olsaydım.! O heybetli, o derin

Kainatın, semanın, denizlerin, her yerin

İrademin önünde eğilen meleklerin

Sevgilim bir busene hepsi senindir derim

***

Gece

Günün tükendiği bu saatlerde

Tüm doğa canla başla çalışıyor.

Gece vakti bu yıldızlardan inen

Ne acayip bir korkudur kim bilir?

 

Etkisinde kalmış nice gizemin,

Kaygılı, bir yandan tir tir titriyor,

Karanlıkta, bilinmeyen bir gücün

Gözlerini üstünde hissediyor.

 

Ne büyük dehşet kendini tanımak!

Kaçışı olmadan, durmadan çalışmak,

Ebediyetin içinde devinen

Varlığın merhametine kalmak!

 

Bu nasıl kara, zor bir bulmaca

Amaçlar ve çözümler gizleniyor,

Birileri titrerken aşağıda,

Yukarda birileri düş görüyor.

***

Ey Güneş! Ey Yüzü Tanrısallığın

Ey güneş! ey yüzü tanrısallığın!

Vahşi çiçekleri sel yatağının!

Mağaralar! Seslerin duyulduğu

Yaban böğürtlenleri ormanların!

Otların altından duyulan koku!

 

Örnek yükseklikte kutsal tepeler,

Bir tapınağın ak süsü gibiler.

Yaşlı kaya, yılları yenen meşe,

Sizi izlerken duyumsuyorum da

Dağınık bir ruh giriyor kalbime!

 

Ey kızoğlankız orman, duru kaynak!

Karanlığın çivitlediği gül berrak!

Göğün ışığı pırıl pırıl su

Ne diyorsunuz bu haydut hakkında?

Ey doğanın bilinci, sağduyusu!

https://www.neoldu.com/victor-hugo-kimdir-ozlu-victor-hugo-sozleri-10903h.htm

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.