Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Papağanların konuştuğunu ilk fark eden Romalılardır... Papağan'a önce, 'Yüce Sezar' demesini öğretmişler, sonra da Papağanı kızartıp yemişlerdir...
 
 
 
Farklı Kuş Türlerinin Birbirinden İlginç Özellikleri
 
Kuşların kendilerine özgü ve hayranlık uyandıran birçok özellikleri vardır. 
 
Kartalların Mükemmel Anatomik Yapıları
 
Kartalların hem yerden havalanıp uçabilecek kadar hafif olmaları, hem de avlarını yakaladıklarında rahatlıkla taşıyabilecek kadar güçlü olmaları gerekir. 
 
Bir kel kartalın 7 binden fazla tüyü vardır, fakat hepsini bir araya koyduğunuzda bütün tüylerin ağırlığı yaklaşık 500 gram tutar. Ayrıca vücutlarının hafif olması için kemiklerinin içi de boştur. 
 
Bu kemiklerin birçok yerinde havadan başka bir şey yoktur. Bir kel kartalın tüm iskeletinin ağırlığı 272 gramdan sadece biraz fazladır.
 
Tüm kartalların gözlerinde niktitant zar denilen fazladan bir zar vardır. Bu kapağın işlevi gözleri temizlemek ve korumaktır. Örneğin kartallar yavrularını beslerken göz kapaklarını genel olarak kapalı tutarlar. Bu, yavruların yanlışlıkla ebeveynlerinin gözlerine zarar vermesini engeller.
..........................................
 
Kemiklerle Beslenen Akbabalar
 
Akbabalar hayvanların etinden çok kemiklerini tercih ederler. Bu kemiklerde ilik bulunur ve ilik besin bakımından oldukça zengindir. Akbabaların bu kemiği kırıp içindeki iliği alabilmek için bir kırma aletleri yoktur.
 
Fakat bu problemi başka türlü hallederler. 
 
Bir kemiği alır ve çıplak bir kayanın tepesine havalanırlar. Sonra kemiği aşağı bırakırlar. Bu işlemi kemik ikiye ayrılıncaya kadar en az 50 kez tekrarlarlar. 
 
Sonra da bu kemik parçasını alıp yutarlar. Akbabaların midesindeki sindirim asitleri öylesine güçlüdür ki kemiğin bir ucu daha akbabanın ağzındayken, midesine giden kısım sindirilmiştir bile.
...............
Deve Kuşları ve Özellikleri
 
Deve Kuşu bugün yeryüzünde yaşayan bütün kuşların en irisidir. Afrika'da yaşayan ve uçamayan bu kuşların erişkin erkeklerinin boyu 2,5 metreyi, ağırlığı da 130 kilogramı bulabilir. 
Devekuşunun (Struthio camelus) günümüze kadar soyunu sürdürebilmiş en yakın üç akrabası tepelidevekuşu, emu ve readır. 
 
Bu türlerin üçünü de ansiklopedide ayrı bir madde olarak bulabilirsiniz. Ayrıca, bir zamanlar Yeni Zelanda'da yaşayan ve devekuşundan bile iri olan moalar da bu kuşların soyu tükenmiş akrabalarıdır.
 
Deve Kuşu ve Özellikleri
 
Devekuşunun basık ve küçük bir başı, uzun ve çıplak bir boynu vardır. Gövdesi kara tüylerle kaplıdır; kanatlarında ve kuyruğunda ise çok gösterişli beyaz tüyler bulunur.
 
Eskiden şapka ve giysileri süslemek için kullanılan bu beyaz tüyler çok değerli olduğundan özel devekuşu çiftlikleri kurulurdu.
 
Devekuşu güçlü ve kalın bacaklarıyla çok hızlı bir koşucudur. Son hızla koştuğunda saatte yaklaşık 65 km yol alır ve kendisi gibi kumlu düzlüklerde, açık alanlarda yaşayan antilopları bile geride bırakır.
 
Kendini savunmak için de güçlü bacaklarına güvenen devekuşu kızdırıldığında çok kötü tekmeler atabilir.
Bu kuşların ayaklarında bütün öbür kuşlardan farklı olarak yalnızca ikişer parmak vardır.
 
Devekuşları bir erkek ile dört ya da beş dişiden oluşan küçük gruplar halinde yaşarlar.
 
(foto, evcilleşmiş, ama genetik olarak hala geçmişinden kopamamış deve kuşları, boşuna kendinizi aramayın bunların içinde sayın İ.Berki, bunlar randevu saatinden önce gelenler, siz yoksunuz)
 
Topluluktaki bütün dişiler yumurtalarını kumun içindeki sığ bir çukura bıraktıklarından bazen tek bir çukurda 15 kadar yumurta birikir.
 
Her birinin ağırlığı 1 kilogramdan biraz fazla olan bu beyaz yumurtalar yalnız kuşların değil bütün hayvanların yumurtalarından daha büyüktür.
 
Dişiler gün boyunca sırayla yumurtaların başında bekler, geceleri ise bu görevi erkek devekuşu üstlenir.
 
Aslında dişiler yumurtaları kollamak için nöbet tutarlar, ama kuluçkaya yatmaktansa genellikle güneşin ve kumun sıcaklığıyla yumurtaların kendi kendine çatlamalarını beklerler.
 
Devekuşları daha çok bitkiler ve böceklerle beslenir.
 
Bazen yediklerini kolay sindirebilmek için taş parçalarını ya da buldukları sert cisimleri de yutarlar.
........................
 
Kanat Çırpmadan Saatlerce Uçabilen Albatroslar
 
Albatroslar açık denizlerde yaşarlar. Kanatlarını rüzgara karşı tamamen açarak havada durmak albatrosun uçması için yeterlidir. Bir kere havalandıktan sonra yükselen sıcak hava akımlarını kullanarak hemen hemen hiç kanat çırpmadan yükseklere çıkabilmektedirler. 
 
Kuş bu uçuşunu kanatlarını olabildiğince geniş biçimde açarak gerçekleştirir. 
 
Bu esnada albatrosun kanatlarının genişliği 3,5 merteye ulaşır ki bu, kuşlar arasında en geniş kanat uzunluğudur. 
 
Albatrosların kanat kemiklerinde kanatlarını açık pozisyonda tutmaya yarayan bir çeşit kilit sistemi vardır.
Böylece günlerce, haftalarca hatta aylarca minimum seviyede enerji kullanarak hiç durmadan uçabilirler. 
 
Albatros yukarıya doğru yükselen dalgaları ve rüzgarı kullanarak, onların yönünde ilerler ve rüzgarın içinden zigzaglar çizerek bir dalganın tepesinden diğerine geçer. Bu şekilde tek bir kanat bile çırpmadan saatlerce su üstünde uçabilir.
............................
 
Baykuşlar ve Özellikleri 
 
Birçok kültürde uğursuzluk simgesi olarak görülen baykuş, gece avlanan yırtıcı bir kuş türüdür. Başları büyük ve tüylüdür. Baykuşların kuyrukları kısadır. 
Kanatları enli ve uzundur. Bazı baykuş türlerinin kanat açıklığı bir adam boyuna ulaşır yani yaklaşık 2m civarında olabilir. 
 
Buna karşın serçe boyunda olan küçük baykuş türleri de mevcuttur. Gagaları kıvrıktır. Baykuş pençeleri keskindir ve kanca tırnaklıdır.
 
(Baykuş, budur sayın, İ.Berki)
 
İlginç bir özelliği ise döner parmaklı olmasıdır. Pençelerin bu özellikleri ve kuvveti ile avına kenetlenmek için avantaj sağlamaktadır.
 
En küçük baykuş 31 gram ağırlığnda iken en büyük baykuş 4.5 kg olarak tespit edilmiştir.
 
Baykuşlar Nasıl Avlanır?
 
Baykuşlar tam bir sessizlik içinde avlanırlar. Baykuşun bütün vücudu ince ve yumuşacık tüyler ile kaplıdır. Bu ince tüyler ayrıca uçuş sırasında doğal bir susturucu görevi görmektedir.
 
Uçuş esnasında kanat sesi duyulmaz ve böylece bu yırtıcı kuş sessizce avının yakınına sokulabilir. 
 
Bu tüyler ses frekansını 2kHz ye kadar düşürür. İri gözleri başlarının yanında değildir. Baykuşun gözleri kafasının önündedir. 
 
Baykuşların en dikkat çeken özelliği  yani kocaman gözleri göz oyuğunda hareket edememektedir. Baykuşların gözleri yuvalarında sabittir. Baykuşlar diğer kuşlardan ayrı olarak, gözlerindeki özel bir yapı sayesinde mavi rengini görebilirler.
 
Baykuş boynunu 270° alan içinde rahatça çevirerek çevresini kontrol edebilir.
 
Baykuş çok az ışıkta bile avlanabilir. Gözlerindeki ağ tabaka sarı renklidir ve büyütücü görevi görür. Kuşun gözlerinde esas olarak çubuk duyu hücreleri yani rod hücreleri bulunmaktadır. 
 
Çubuk hücrelerde “visual purple” görüntüsüne yani mor ışık görüntüye neden olan kimyasal bir madde bulunmaktadır. Çubuk hücreleri en küçük bir ışık huzmesini dahi kimyasal sinyallere çevirebilir.
 
Bu sayede insanın sadece bir ışık parıltısını fark ettiği karanlık bir yerde, baykuş cismi ayrıntıları ile görebilir.
 
Görme ve işitme kabiliyetleri son derece yüksek olan baykuşlar, çok az ışıkta bile avlarını yakalayabildikleri gibi, zifiri karanlıkta da işitme duyularıyla avının yerini tespit ederek yakalar. Kulakları en küçük hışırtıyı işitebilecek kadar duyarlıdır. Hassas kulaklarıyla tam sessizlikte düşen bir iğnenin sesini bile işitebilirler.
 
Baykuşun geniş yüzünde kavisli ve sert tüyler mevcuttur. Bu tüylerin asıl özelliği kepçe gibi sesleri toplayarak kulağa yansıtmasıdır. Bazı baykuş türlerinin kulakları öyle büyüktür ki, başın yan tarafını tamamen kaplar.
 
Baykuşların başı geniştir. Kulakları diğer bir çok kuş ile karşılaştırıldığında birbirinden daha uzaktır. Bu sayede ses dalgası bir kulağa çarptıktan sonra diğerine gelir ki bunun bir amacı vardır.  Baykuşlar bu son derece küçük zaman aralığında sesin geldiği yönü tayin eder.
 
Baykuşların değişik özelliklerinden bir diğeri ise kulaklarının perdeli olmasıdır. Baykuşlar istedikleri zaman kulaklarındaki perdeleri açıp kapayabilmektedir. Baykuş dinlenme durumundayken ve uçarken kulak perdesini açar, ancak hızlı uçuşlarda ise kapatırlar.
 
derleme bilgiler. d.d.com

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.