Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Yakın dönemde öldürülen birçok Gencin İstihbaratını Veren, Devletin Yerleştirdiği bu Canlı ve Cansız Aygıtlar olmaktadır... Dersim yanarken...

 

 

 

Diyar Budak/ Dersim Dardadır!
 
Dersim’de olan terteleyi, 38 katliamı ile anılmasını doğru bulmayanlardanım.
 
Yani “Tertele” deyince, yerinden yurdundan göç eden, açlıktan, zulümden, devletin vergilerinden kaçan ve katledilen kitleler akla gelmektedir.
 
Buna ilişkin sadece çocukluğumda kalma anlatımlar ve duyduklarım bana referans olmaktadır.
 
Yoksa elimde örnek gösterebileceğim bir kaynak bulunmadığını peşinen söylemeliyim.
 
1938 Dersim katliamı sürecinde de bu kıyım ve katliam sonucu tekrar, tertelenin yaşandığı bir başka gerçekliktir. Ancak bu Dersim tarihinde bilinen ve yaşanan ikinci terteledir.
 
Birincisi takriben, 1900’lu yıllarda vuku bulduğu bilinmektedir. 
 
Osmanlının son dönemine denk gelen bu kıyım, şiddet ve toplanan sirqe diye bilinen aşar vergisi politikasına karşı yaşanmıştır. 
 
Bu dönemi anlatan, çocukluğumdan beri yanımda saklı kalan yaşlılarımızın anılarını paylaşmak istiyorum.
 
Aile büyüğümüz olan, annemin babası İmam’ı, yani dedemin başına gelen bir olaydan hareketle irdelemeye çalışacağım. 
 
Annem, babasının 2. evliliğinden olan ilk evladıdır. İmam’ın ilk evliliğinde iki çocuğu bulunmaktadır. 
 
Dersim’den terteleye katılan İmam dedem, dağda bir çocuğunu ve hamile karısını kaybeder.
 
Anlatımlara göre çocuk, gece vahşi hayvanların saldırısına uğrayıp yem olur. 
 
Sabah gün ağardığında, çocuğun başına sarılı bulunan kırmızı başlığın kanlar içinde bulunması, çocuğun vahşi hayvan tarafından parçalandığını doğrulamaktadır. 
 
Karısını kaybeden, çocuğunun vahşi hayvanlara yem olmasını engellemeyen İmam 4-5 yaşındaki kızıyla aylar sonra köyüne döner.
 
Ve kısa bir süre sonra, ikinci evliliğini gerçekleştirir.
 
Bu yaklaşık olarak 1917-18 yılında gerçekleşmiş olmalı ki, annemin doğum tarihi 1919 dur.
 
Aynı dönem babam Süleyman 3-4 yaşında kardeşlerinin en küçüğüdür. Kendisinden büyük ağabeyi Hüseyin ve Ali ile bu terteleye dahil olur. 
 
Yanlarında yetişkin yaşta ablası Emine de bulunmaktadır.
 
Emine Hüseyin’i beli bir yere kadar taşıdıktan sonra, döner Süleyman’ı alır. 
 
Bir kaç defa bu böyle devam edince yorgun düşer ve yürümesi daha iyi olan Hüseyin’i alıp, babamı bırakmayı düşünürse de, geride kalan Süleyman’ın çığlıklarına dayanamayıp onu bırakmaktan vazgeçer..
 
Anladığım kadarıyla Dersim tertelesi denilen kırım, göç bu döneme aittir.
 
Dersim katliamı ise 1937-38 yıllarında ikinci bir terteleyi kapsayan, TC devletinin yürüttüğü toplu bir jenosid ve katliamdır.
 
Katliam sonrası devletin sıcak ve merhametli yüzünü göstermek için bölgede önde gelen aşiret liderleri ile bir toplantılar yapılır. 
 
Tunceli valisi aşiret beylerine;
 
‘şimdiye kadar en çok hangi validen memnunsunuz’ diye sorunca, Dirban köyünden Mala Mikê’nin temsilcisi, 'en iyi vali, tahini çıkmış Dersim’e doğru yola çıkıp geliyor iken, daha ulaşmadan Gülüşkür köprüsünde kalp krizi geçirip ölen' valinin olduğunu söyler.
 
Gelen sömürgeci valilerin çoğu bölgeye ve halka zarar vermek üzere geldiklernini bir hakikat olduğudur.
 
Yakın dönem tarihine bakıldığında da aynı politikaların kopyalanarak devam ettiğini görmek mümkündür.
 
1980 Eylül darbesinden sonra da, Dersim, TC devletinin kırım ve zülüm politikasını uygulaya gelmiştir.
 
Dersim, askeri darbeler dönemi ağır baskılara, asimilasyona maruz kalmış ve hızla nüfus kaybına uğramış ve dışarıya göç vermiş bir Kürdistan şehridir.
 
Şehir merkezinde neredeyse nüfusu kadar, asker ve polis bulunmaktadır.
 
Köylerin yakılıp yıkılması sonucu, hayvancılık, ziraatçılık, meyve ve sebze yetiştirmek giderek yok edilmiştir. 
 
Tüm bu yapılanlar Dersim’i insansızlaştırmak, yaşayanları başka diyarlara sürerek onları asimle etmek, Tükleştirmek, Türk-İslam Sentezi’ni egemen kılma amaçlı olduğuna şüphe yoktur.
 
Dersim halkı, daha önceki katliamlar ve tertelelere maruz kalmasından dolayı TC devletine karşı tavırlıdır. 
 
Ayrıca devletle aynı mezhepten olmamaları da bir başka uzak ve ayrı durma gerekçesidir. Bu nedenle işbaşına gelen her hükümetin hışmına uğramaktan kurtulamamışlardır.
 
Neredeyse yarım asır başbakanlık yapan S. Demirel; “Terörün başı, ‘Tüncelidir, Tunceli’ sözü anlamlı ve derin odaklara hedef göstermesi ne denli düşmanca yaklaştığını göstermektedir. 
 
TC devleti, sadece bu şiddet politikasını yürütmekle kalmayıp, doğasını yakıp, yıkan ve aynı zamanda farklı türden zehirli sürüngenleri de bölgeye bıraktıkları bir başka gerçekliktir.
 
Mesela devletin bu bölgeye aşırı zehirli yılanları bıraktığı halk arasında yaygın bir şekilde söylenmektedir. 
 
Son dönemlerde onlarca insan ve evcil hayvanların bu zehirli yılanlar tarafında zehirlenerek ölmesi veya sakat kalması, bu iddiayı doğrulamaktadır. 
 
Oldukça yavaş hareket eden bu yılanların bölgeye ait olmadıkları eskiden beri orada yaşayan yerli halk tarafından dile getirilmektedir.
 
Dersim devlet hastahanesinde zehirlenmelere karşı yılan serumunun bile bulundurulmaması bir başka sorundur.
 
Başta Dersim olmak üzere, Kürdistan’ın her tarafına, “Türk yurdunun” hiç bir yerinde olmadığı kadar bayrak asmalarının nedeni nedir acaba?
 
‘Komando güçlüdür!’, ezer sloganlarının dağların tepelerine yazılmasının anlamını her Kürd iyi bilmelidir.
 
Bu devlet asimle olup Türkleşen Kürdü de sevmemektedir.
 
İşbirlikçilerine verdikleri değer de, onlardan faydalanma anına veya kullanım tarihine kadardır.
 
Bir takım yalaka unsurların telefon defterlerinin en üst ,birinci sırasında karakolların telefon numaralarının olması, gelinen durumu daha da vahimleştirmektedir. 
 
Sivil insanlar muhbirliğe zorlanırlarken, dağların tepelerine karakollar yapılmakta ve araziye oldukça yaygın alıcılar ve görüntü kayıt eden kameralar yerleştirilmektedir.
 
Yakın dönemde öldürülen birçok gencin istihbaratını veren devletin yerleştirdiği bu canlı ve cansız aygıtlar olmaktadırlar.
 
Ve bu gençler, devletin teknolojik üstünlüğü bilinmesine rağmen birileri tarafından kurban edilmektedir. 
 
Gençlerin bu denli hoyratça, telef edilmeleri “şehit” olmaları, halkımızın hayrına olmadığı, her geçen gün daha net anlaşılmaktadır.
 
Orman yangınına neden olmuş gerekçesiyle İlhan Çomak gibi hiçbir suçu olmayan insanlarımız 25 yıldan beridir orman kanunu ile hapiste tutulmaktadır.
 
Aynı TC devleti, Kürdün sahipsiz ormanlarını savaş helikopterlerinden attıkları bombalarla yakmaya devam etmektedir. 
 
Sözde Dersim kökenli CHP’li Parti başkanı ve muhalefetin başı Kılıçdaroğlu’nun yangına karşı sessizliği, vatanın bölünmesi ile ilgili taşıdığı endişenin bir sonucu olsa gerek. 
 
Kılıçdaroğlu, sıra kendisine gelene kadar bu tavrını sürdürmeye devam etsin.
 
Palamut, yabaninciri, şekok, armut, üzüm, şilan ve ceviz sevenler, daha sayamadığım bir çok meyve ve bitki türleri Dersim’de yakılmaktadır.
 
Kırlangıç, güvercin, bıldırcın, serçe, bulbül, ve adını saymadıklarım diğerleri gibi, keklik yuvası ateşe tutulmuş yaban keçileri tepeden tepeye koşmakta, suları yok edilmiş coğrafyada bir damla su olmak önemlidir.
 
Kerbela’daki “yangının” matemini tutanlar, Dersim halkı gibi doğası da dardadır.
 
Gücümüz yetmezse de, içinden bu devlete lanet okuyup, kendine, doğana, geleceğine ve ülkene sahip çıkmalısın.
 
Dersim yanarken, Afrin’de Dr. Nuri Dersimi’nin mezarının saldırıya uğrayıp yıkılması bir tesadüf değildir.
 
11 Eylül 2018-NavKurd

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.