Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Kitap; Elpis Yayınları'ndan Aydın Tekin'in editörlüğünde Eylül ayında çıktı. Adı: 'Marks Radiyallahu Anh'ın İzinde', içinde, 23 öykü var.184 sayfa. Kitapta okuyucuyu bir ironi bombardımanı bekliyor...

 

 

Osman Akyol/ Marks, Radiyllahu Anh'ın İzinde

Dışarısı soğuk ve karanlıktı. Müslüm, ellerini ovuşturarak kapısında Kafe döla Rejans yazan kafeden içeri girdi.

 

Montunun sağ cebinden cep telefonunu çıkarıp birini aradı. Aradığı kişinin sol tarafta cam kenarında kendisine el salladığını görünce telefonu kapatıp ona doğru yürüdü.

Selamün aleyküm, Ferdi’ydi değil mi?”

Masadaki kişi oturduğu sandalyeden hafifçe doğruldu, gelen Müslüm’ün elini sıktı.

Aleyküm selam, siz de Müslüm Bey olmalısınız. İsterseniz benim yerime oturun, petek yanıyor…”

Allah razı olsun.”

Ecmain…”

Müslüm, Deniz Gezmiş montunun iç cebinden buruş buruş olmuş Serfliğe Giden Yol kitabını çıkarıp masaya koydu.

Dün gece ikide bitirdim…”

Bir kulağı Müslüm’de olan Ferdi, elinde tepsiyle bir başka masaya servis yapan papyonlu garsona seslendi.

Mübarek bize iki bira… Soğuk olsun.”

Kafenin duvarlarını asr-ı saadet döneminde yaşamış devrimci önderlerin resimleri ve Hazreti Marks'ın özlü sözleri süslüyordu.

Kasanın yanındaki duvarda ise sırmalı işlemeli, çanta görünümlü bir bez kılıf içinde Das Kapital asılıydı.

Bütün ülkelerin işçileri birleşin!”

Din; ezilen insanın içli ezgisi, kalpsiz bir dünyanın sıcaklığı, manevi olanın dışlandığı toplumsal koşulların maneviyatıdır…”

Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre!”

İşçilerin zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri yoktur!”

Müslüm, sarı pos bıyıklarını avucunun içiyle sıvazladıktan sonra yaka cebindeki Marlboro’yu çıkarıp önce Ferdi’ye tuttu ardından bir tane de kendisi yaktı.

Hangi okula gidiyorsun Ferdi?”

Frankfurt Okulu’na.”

Bizim Zayıf Halka’yla aynı okuldasınız…”

Aynı sınıftayız.”

Müslüm tam bir şey söyleyecekken garson biraları getirdi. Ferdi, uzanıp tepsiden biraları aldı, birini Müslüm’ün önüne koydu, diğerini kendi önüne.

Adisyon fişine bir şeyler karalayan garson, adisyonu masadaki küllüğün altına sıkıştırıp uzaklaştı.

Birasından büyük bir yudum alan Müslüm, üst dudağına yapışan bira köpüklerini alt dudağıyla yalayarak temizledi.

Gramski diye bir hoca giriyor mu dersinize?”

Yok, o, Altuzer’in dersine giriyor.”

Zorunlu Marksizm dersinize kim giriyor?”

Adnan Hoca giriyor. Bugün yazılı olduk. Komünizm nedir, diye sordu…”

Ferdi, çekemediği kopyalığı Müslüm’e uzattı: Komünizm, daha yüksek bir burjuva yaratmak ve sınıf savaşlarını kontrol altına almak için emperyalist mason sermayenin yarattığı bir akımdır.

Tabi ben; üretim biçimi, sınıf savaşları ve meta fetişizmi gibi kavramlar üzerinden tanımladım… Yanlışmış…”

Hizmetle tanışmanız nasıl oldu Ferdi kardeş?”

Hakkı arkadaş vesile oldu. İşçi Bayramı namazında tanıştık.”

Kısa film çektiğinizi söyledi arkadaşlar?”

Deneysel bir şeyler yapıyoruz, evet…”

Müslüm, paltosunu çıkarıp oturduğu sandalyenin arkalığına astı. Gömleğinin üstten bir düğmesini daha çözdü.

Dün Parçala Behçet filmi vardı kanalın birinde… Onu izlerken sizin Forverts’deki ‘Yeşilçam’da Kopan İstismar Furyaları’ yazınız geldi aklıma…”

Parçala Behçet kiç bir film fakat bazı sahnelerinde pornoya giden sürecin içsel dinamiklerini görmek mümkün…”

Ferdi, çerez tabağına uzandı, iki tane fıstık alıp attı ağzına.

Geçen Pazar öğrenci arkadaşlarla evde Tarkovski’nin Nostalji’sini izledik…”

Çaykovski mi?”

Tarkovski…”

Müslüm peçeteyle sildi ağzını.

Hangi mezheptensiniz Ferdi?”

Babam Ortodoks Marksist’ti… Ben agnostiğim…”

Bu esnada iki arkadaşın arkasındaki masada yapılan fuhuş pazarlığı bitmek üzereydi. Sesler iki arkadaşın kulaklarına kadar geliyordu.

Hayatım arkada Auşvitz Apart Otel var, istersen oraya gidelim…”

Biten sigarasını yenisiyle tazeleyen Müslüm, müşterisiyle giden fahişenin arkasından baktı bir süre.

Müslüm giden fahişenin arkasına bakarken Ferdi de, yan masadaki Raynişe Zaytung gazetesinde dikkatini çeken manşete atılmış bir haberi okumaya koyuldu.

“… İnsanların varlığını belirleyen onların bilinci değil, tersine onların bilincini belirleyen onların toplumsal varlığıdır…”

Müslüm önüne döndü.

Mevlit Kandili’ne geliyorsun değil mi Ferdi?”

Ferdi gazeteden başını kaldırdı.

Ne zamandı?”

5 Mayıs’ta… Geçen sene Stalin Camisi’nde yaptık. Yoğun bir katılım oldu. Bu sene Lenin Camisi’nde yapacağız inşallah…”

Mevlüdü kim okuyacak?”

Yine İhsan Hoca okur herhalde…”

Ferdi, gazeteyi katlayıp aldığı yere koyduktan sonra masanın altına eğilip bir poşetin içinden çıkardığı eski bir plağı Müslüm’e gösterdi.

Sahaftan aldım. Pink Floyd’un 79 sonunda çıkardığı albüm…”

The Wall… Bende demo kayıtları vardı bunların, yerim olmadığından eskiciye verdim hepsini. Eee başka neler yapıyorsun Ferdi Kardeş?”

Gezi Komünü üzerine bir makale karalıyorum…”

Müslüm’le Ferdi konuşurken kafeden içeri asık suratlı bir genç girdi, doğruca Müslüm’le Ferdi’nin olduğu masaya gelip elindeki dergiyi masaya fırlattı.

Jeni Fon Vestfalen annemizin çıplak karikatürünü yayımlamışlar…”

Dergiyi adeta kapan Müslüm, çıplak karikatürü bir süre inceledikten sonra sırada bekleyen Ferdi’ye uzattı.

Faşist köpekler! Efendimizin Kemnits’deki büstünü parçaladılar, yetmedi…”

Müslüm, öfkeli genci masaya oturtup sakinleştirmeye çalıştı.

Son günleri… İnşallah Mehdi gelecek, bunların hesabını görecek kardeşim, üzülme... Tanıştırmayı unuttum. Ferdi… Orhan…”

Tanışıyoruz…”

Orhan, Ferdi’ye başıyla selam verdi. Müslüm, elindeki bira bardağını kafasına dikti, boşalan bardağı sert bir şekilde masaya koydu, geğirdi.

Eliyle barmene üç bira işareti yaptıktan sonra masadan kalktı, yalpalayarak kitaplıktan Mehdi ve Komünizmin Altın Çağı kitabını getirdi.

Kitaptan bir sayfayı Ferdi’yle Orhan’a gösterdi.

“… Vestfalen annemiz buyurdu ki: ‘Kıyametin kopmasına bir gün bile kalsa mehdi gelecek ve komünizmi dünyaya hâkim kılacaktır’…”

Müslüm, kitabı kapattıktan sonra Orhan ve Ferdi’ye doğru eğilip bir sır verir gibi:

Bu cümledeki harflerin ebced değerlerini toplayıp otuz bire bölünce iki bin yetmiş bir çıkıyor…” dedi.

Orhan şimdi daha sakin görünüyordu.

Bazen her şeyden, herkesten nefret ediyorum abi… Çekip gideyim diyorum taşraya, bir balıkçı kasabasına…”

 

Osman Akyol

 

31 Ekim 2013, İstanbul


Çağdaş Yaşam, Sayı 31, Şubat 2013; Ekin Sanat, Sayı 96, Şubat 2014

 

Link: https://www.elpisyayinlari.com/kitap/marks-radiyallahu-anhin-izinde/

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.