Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Birliğin‘ üstünde yükseleceği tek zemin olan ‘Ulusallığı‘ ret etmekle Kalmayan ve Kürdlerin bu varoluş zeminini “ilkellik” olarak gören bir zihniyet, Kürdlerle arasındaki tüm köprüleri yıkmış demektir!

Nasname: Politik Ahlaksızlığın Kaynağı Ve Somut Belgeler

Ahlaktan en çok söz edenlerin ahlaksızlar olduğu, birlikten en çok söz edenlerin de birliği dinamitleyenler olduğu biliniyor.

Bu genel tespit ışığında Kürdistan politik yaşamına baktığımızda ahlaksızlıkta dibe vuranların sıklıkla ahlaktan söz ettiklerine ve birlikten en çok söz edenlerin de yine Kürdistan’da Ulusal Birliği dinamitleyenler olduğunu her olayda görüyoruz.

Devletleşme hakkını “ilkellik” olarak gören PKK, doğal ve evrensel bir hakkı yok saydığı için en büyük ahlaksızlığı yaptığı gibi Kürdlerin ulusal varlığına da açıkça kast etmektedir.

‘Birliğin‘ üstünde yükseleceği tek zemin olan ‘Ulusallığı‘ ret etmekle kalmayan ve Kürdlerin bu varoluş zeminini “ilkellik” olarak gören bir zihniyet Kürdlerle arasındaki tüm köprüleri yıkmış demektir.

Bu yıkımdan sonra “birlik” söylemleri sadece dinamitledikleri birlik zeminini sömürgecilerin çıkarlarını koruyacak bir zemine kaydırma ve birlik adı altında herkesi ulusal zemine düşman bir konuma getirme çabasıdır.

Birliği dinamitleyenlere ses çıkarmayanların,‘dinamitçilerle birlik olmaz’  gerçeğini haykıranları“birlik düşmanı” olarak göstermesi Kürdlerin yegâne birlik zemini olan ulusal zemine karşı açık bir düşmanlıktır. Kürd politik çevrelerinde yaygın olan bu tutum ‘hırsızın hiç mi suçu yok’ isyanına neden oluyor.

İdeolojik ve politik olarak Kürdlerin ulusal birliğine karşı olan PKK ile yapılan ve yapılacak hiçbir birliğin Ulusal Birlik olamayacağı açık iken, Kürd politik çevrelerinin kendilerine (ulusal hiçbir içeriği olmayan) bir gelecek sağlar beklentisiyle PKK/HDP ile ittifaklar kurması ve bu ittifaklara “Ulusal Birlik” demesi ahlaki olabilir mi?

Bu kirli ittifakları dillendirmek/eleştirmek ahlaki bir sorumluluk iken, dillendirenlere yönelmek ve “eleştiri değil hakaret ediyorlar” demek dürüstlük olabilir mi?

Kürd politik çevrelerinin genel tutumu, ahlaksızlığa sessiz kalmak ama ahlaksızlığı dillendirenlere tepki göstermektir. Başka bir deyişle ‘ahlaksızlık serbest ama ahlaksızlığı dillendirmek yasak’ bir anlayışı benimsemiş durumdadır politik çevreler.

Sorunun daha iyi anlaşılması için somut bir örnek vermek yararlı olacaktır. Çünkü teorik/ideolojik tartışmalarda bilinçli bir şekilde kavram cambazlığı yapılmakta ve gerçeğin yalın bir şekilde görülmesi engellenmektedir.

Kürdlerin tek ulusal kazanımı olan Güney Kürdistan, sömürgecilerin ve onların barbar çeteleri tarafından cehenneme çevrilmiş durumda. Amaç Güney’deki kazanımı yok etmektir.

Bu cehennem koşullarında olağanüstü bir cesaret ve fedakârlıkla savaşan Pêşmergelere karşı olumsuz bir tutum takınmak için insanlıktan çıkmış olmayı gerektiriyor.

Bu insanlıktan çıkışı egemen devletler ve taşeron örgütleri sürekli yapıyorlar.

Kürdler adına politika yaptığını iddia edenlerin Güney Kürdistan’ı yok etme projesinin bir parçası olması açık bir ihanet ve en büyük ahlaksızlıktır.

MİT denetimindeki PKK’nin “Stratejik Araştırmalar Merkezi” adı altında yayın yapan organlarında çıkan bir haberi herkesin tartışmasına açıyoruz.

Bu haber önce Lekolin sonra da HGP sitesinde yayınlandı.Yani PKK’nin bir haberidir ve olduğu gibi aktarıyoruz:

 -HABER (?)

“AKP, KATAR VE KDP’NİN MUSUL VE ŞENGAL PLANLARI

2014 yılının Aralık ayında Türkiye’de AKP, KDP ve Katar’ın katılımı ile bir dizi görüşmelerin yapıldığı ortaya çıktı.

Türkiye ve Katar istihbarat yetkililerin yaptığı bu görüşmelerde DAİŞ ile yapılan bir anlaşma ardından Musul ve Şengal’den çekilmesinin planlandığı iddia ediliyor.

AKP’nin Musul Planında Katar ve KDP Desteği

Son dönemlerde AKP ve Katar arasında yaşanan bakanlar ve istihbarat yetkilileri arasında yaşanan görüşme trafiği sonucunda DAİŞ ile görüşmek üzere Türk ve Katar istihbaratından oluşan bir heyetin Duhok üzerinden Musul’a geçtiği ve burada DAİŞ sorumlularıyla bir görüşme yaptığı bildirildi.

Savaşmadan Musul’u terk et” teklifi

Türk ve Katar istihbarat temsilcileri DAİŞ’e Musul’u savaşmaksızın ve daha fazla savaşçılarının kaybına yol açmadan Musul’u terk etmeleri yönünde bir öneri sundukları, DAİŞ’in ise bu öneriye kendi şartlarının kabul edilmesi halinde sıcak baktığı iddia ediliyor.

Türk devleti Katar’ın desteği ile Musul’a KDP üzerinden yerleşmeyi hatta Musul’a Türk askeri göndermeyi bile planladığı belirtiliyor.

KDP’nin Şengal Planı Açığa Çıktı

AKP ve Katar’ın istihbarat heyeti, koalisyon güçlerini karşısına alması durumunda DAİŞ’in savaş gücünü Musul’da tamamen kaybedeceğini halbuki bu askeri güçle Suriye’de Kürtlerin denetimindeki bir çok yeri alabileceği bu yönde kendilerine hem Türk devletinin hem de Katar’ın her türlü desteği vereceği sözü verildiği ifade ediliyor. Bu öneriye DAİŞ’in sıcak baktığı iddia edilirken DAİŞ’in Musul’dan çekilme karşılığında Türkiye ve Katar’dan, Irak hükümetinden büyük miktarda para talep ettiği, bunun yanında Musul’daki güçlerinin parça parça Suriye’ye geçmesi için Irak topraklarından ve KDP denetimindeki alanlardan koridorların açılması, Musul’da ele geçirdikleri tüm ağır silahların Suriye’ye geçişinde herhangi bir hava saldırısının olmaması şartlarını da öne sürdüğü belirtildi. AKP, Katar, KDP ve DAİŞ’in bu konularda ortak bir uzlaşmaya vardıkları, bu anlaşma çerçevesinde KDP’nin DAİŞ’e vereceği destek karşılığında DAİŞ’in Şengal’den çekilme sözünü verdiği fakat YPG ve HPG’nin Şengal’e girmesinden dolayı Türkiye, Katar, KDP ve DAİŞ ittifakında sorunlar çıkmaya başladığı iddia ediliyor.

Goran Akreyi

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

http://ypgnews.blogspot.com.tr/2015/01/akp-katar-ve-kdpnin-musul-ve-sengal.html

****

Nasname/ Bu haberin tartışılacak bir tarafı yok.  Ancak Kürd düşmanlarının yazabileceği bir haber.

Zaten bu haber yayınlandıktan sonra yaşanan gelişmeler haberi yalanlamakla kalmadı haberin kaynağı hakkında da gerekli bilgileri vermiş oldu.

Bu haberin yalan olduğu açıktır!

Böyle bir haberi yayınlamak Kürdlerin birliğini dinamitlemek değil mi?

Böyle bir haber Güney Kürdistan Yönetimi’ne (özellikle de KDP’ye) ağır hakaret ve açık düşmanlık değil mi?

Bu haberi yayınlayanların “Kürdlerin Birliği” gibi bir kaygıları olabilir mi?

Bu kadar ağır bir hakaret ve suçlama ahlaksızlık değil mi?

Kuzey Kürd politik çevreleri basın açıklaması yapmak için adeta fırsat kolluyorlar. Özellikle de PK’nin gözüne girmek için olmadık konularda bile basın açıklaması yapma gereği duyarlar.

Örneğin; kapanmayan Smelka Kapısı için basın açıklaması yapan birlikçiler, “Smelka Kapısı açılsın” diye Güney Kürdistan Yönetimi’ne çağrıda bulunmadılar mı?

Aynı birlikçiler, Kürdistan’ın parçalanmışlığını daha da derinleştiren “Kanton”ların tanınması için yine basın açıklaması yapmadılar mı?

Ama aynı birlikçiler yukarıda verdiğimiz ve hakaret dolu yalanlara karşı çıkıp bir basın açıklaması yapma gereği duymadılar.

Yukarıdaki haber ahlaksızca olduğuna göre, bu habere kayıtsız kalmanın ahlaki bir tarafı olabilir mi?

Cemaat kültürünün egemen olduğu toplumlarda genel olarak ahlak"cinsellikle/kadın-erkek ilişkisiyle" sınırlanır.

Şayet yalan söylemeyi, bir halkı kandırmayı, gerçeği örtbas etmeyi ve bir halkın doğal haklarını peşkeş çekmeyi ahlaksızlık olarak görmüyorsanız ve ahlakı sadece “cinsellikle” sınırlıyorsanız da yine bataklıktan kurtulamazsınız.Çünkü aklamaya çalıştığınız Abdullah Öcalan’ın zaafları ve hastalıklı kişiliği bu alanda da ahlaksızlığa verilebilecek çarpıcı örneklerle doludur. Yukarıda verdiğimiz somut örnekte olduğu gibi, ahlak anlayışınıza uygun sayısız somut örneği önünüze koyabiliriz.

İsteyen istediğiyle ittifak kurar ve geleceğini garanti altına alabilir. Ama gerçekliği çarpıtarak ve Kürdlerin doğal haklarını araçsallaştırarak değil.

Özgür Bireyler Topluluğu olarak ahlaksızlığa ilke düzeyinde karşı bir duruş sergiliyoruz.

Aynı şekilde Kürdlerin Devletleşme Hakkı noktasında da ilkesel bir duruşumuz vardır.

Şayet herkesi eleştiriyorsak veya herkes bizi “ayrık otu” olarak görüyorsa bunun nedenleri üzerinde durmak gerekiyor.

Kürdistan’daki tüm yapılara eşit mesafede durduk ve yakınlaşma ile uzaklaşmayı sağlayan yapıların kendisi oldu hep. Ulusal talepleri dillendirdiklerinde ve buna uygun pratik sergilediklerinde (fark gözetmeksizin) tüm yapıları destekledik; entegrasyoncu anlayışlara teslim olduklarında ise tereddütsüz eleştirdik.

Hemen hemen bütün Kürd politik çevreleri belli bir dönemde PKK politikalarının aklayıcısı olduğu için herkesle polemik yaşadık. Biz yerimizde duruyoruz ama söylemlerine uygun pratik sergileyemeyenlerin sürekli yer değiştirmesi dönem dönem olumlamalarımıza dönem dönem de eleştirilerimize denk düşüyorlar.

Esas sorun siyasetin kaypak zemininde sürekli yer değiştirmenizdir…

Dikkat çekici nokta, Kuzey Kürdistanlı politik yapılarla seçim süreçlerinde sert tartışmaların yaşanmasıdır.

Çünkü; seçim süreçlerinde bir mevki elde edebilmek için önceki tüm söylemlerini unutuyorlar ve kendi geçmişlerine sırt çeviriyorlar. Aslında politik çevrelerle sorun yaşayan Nasname değildir; ikili ve karşıt tutumlarından dolayı kendi kendileriyle kavga ediyorlar sadece. Biz de bu tutarsızlıklarını ve çatışmalarını dillendiriyoruz sadece.

Kimsenin kendi iç tutarsızlığını ve çatışmalarını gizlemek için bizi gerekçe göstermesine izin vermeyeceğiz. Yaşadıkları tutarsızlıkları önlerine koyup kendileriyle hesaplaşmalarını sağlayacağız…

Ahlaksızlığı dillendirdi diye Nasname’ye gösterdiğiniz tepkinin yarısını, ahlaksızlık yapanlara gösterseydiniz, Kürdistan politik yaşamında ahlaksızlıktan eser kalmazdı…

Haber/Yorum

Fotoğraf; HDP Silivri Kongresi'nden-NASNAME

http://www.nasname.com/a/politik-ahlaksizligin-kaynagi-ve-somut-belgeler

04.02.2015-Nasname

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.