Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Anayasa TC döneminde durmadan değişen ve bazı kanun maddeleriyle delinen, yamalı bohçaya benzeyen bir yapıya sahiptir.

Askeri faşist darbeler döneminde anayasa değiştirilirken, darbeciler kendilerini sağlama almayı da unutmadılar.

En son anayasamız 12 Eylül 1980 anayasasıdır. Daha doğrusu askeri faşist darbesi anayasasıdır. Elde olan temel hak ve özgürlükleri katleden ama kendilerini ömür boyu koruyan bir anayasadır.

Askeri faşist darbe anayasası ile güdümlü partiler kuruldu.  ‘Necdet Calp’ Halkçı Parti, ‘Turgut Özal’ ANAP, ‘Turgut Sunalp' Milliyetçi Demokrasi Partisi. MGK ise işi sıkı tutarken kimin milletvekili olup olmayacağına karar veren bir yetkiye sahipti. Alın size askeri faşist darbe anayasa düzeni.

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesi anayasası ile yönetiliyoruz. Bu anayasaya geçmişten bugüne gelen ANAP, koalisyon hükümetleri ve AKP iktidarı ile yoluna devam ederken, bunların hepsi bu anayasanın arkasına gizlenmişlerdir. Kendi iktidarlarını koruma ilk sırada gelmektedir.

TC döneminde hak ve özgürlükler halktan, halklardan, ezilenlerden, yoksullardan yana olmadı. AKP iktidarıda kendini sağlama almak için bazı kanun maddelerini anında değiştirirken, 12 Eylül 1980 askeri faşist darbe anayasasına sığınmaya devam etmektedir. AKP’nin yeni bir anayasa için söylemleri gündemden düşmezken,   meclisteki partileri de ikna etmeye çalışmaktadır. 

AKP iktidara geldiğinden beri özgürlüklerden söz ederken, anayasanın değişeceğini ve daha çok özgürlük söylemleri söylemektedir. Oysa AKP iktidarı ve Erdoğan söylemlerinden farklı olarak, pratikte tam zıttını uygulamaya koyarak, insanlar üzerinde kafa karmaşıklığı yaratmaya devam etmektedir.

Anayasa nedir? diye araştırmaya girdiğimde karşıma şu kısa sonuçlar çıktı:

“Bir devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen, bazı ülkelerde yazılı, bazılarında ise yazısız genel kabul görmüş kurallar dökümanıdır. Anayasa denilen bu belgeyle ayrıca kişilerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına almıştır. Anayasa, bir devletin yönetim biçimini belirtir. Devletin temel kanunudur. Vatandaşların temel hak ve görevlerini bildirir”

“Sivil Anayasa nedir?” “Bağımsız yargı çerçevesinde, anayasanın kurallar bütünü dâhilinde, hiç bir fikirden etkilenmeyen, dil, din, ırk, cinsiyet gözetmeden tüm toplumun eşit haklar içinde yaşaması için oluşturulan kurallar bütününe sivil anayasa denir.”

Yazıya baktığımızda belki çoğumuz mükemmel diyebiliriz? Ya da demeyebiliriz?

TC devletinde Türk-İslam sentezi insanlar üzerinde hep etkili olduğu gibi Türkçülük duygusu da hep öne çıktığı gibi toplumda yeri geldiği zaman Ermenileri, Rumları, Yahudileri, Kürtleri, Lazları, Hemşinlileri, Romanları ve diğer halkları küçümserken, Türklüğü yüce bir makam olma mantığı taşındığından, bu ülkede ırkçılık, kafatasçılık bitmiş değildir.

AKP’nin Kürt açılımı, Roman açılımı, Alevi açılımı, özgürlüklerin açılımının hepsinin sağlam zemine dayanmadığını görmekteyiz.

AKP özgürlük diyor ama öğrenciler, işçiler haklarını aradıklarında karşılarında devletin polisinin şiddetini buluyorlar. Sosyalist basına ve muhalefet eden basına var güçleriyle yargısıyla, polisiyle saldırıda bulunuyor.

Hırant Dink’in katledilmesi, Roboski katliamı, Lice olayları ve diğerleri olmak üzere sorumluları açığa çıkartılmazken, devlettin makamında AKP iktidarında karartılmaya, üstü kapatılmaya devam ediliyor.

Kürt açılımında Kürt halkını kendi ekseninde etkisizleştirmeye çalışıyor. Aynı ölçüde Alevileri’ ve Romanları bu eksen içinde eritmeye çalışıyor.  

Gezi Parkı direnişinin devam etmesi, genç bedenlerin öldürülmesi, devletin politikasında şiddetin hız kesmemesi. Polislerin 24 maaş ile halklara şiddet uyguladığı için ödüllendirilmesi. AKP’nin kendi diktasını kurmaya çalışması, palalı, sopalı, tabancalı yandaşlarının yasal protestolara saldırmaları, doğanın katledilmesi…

Hangi anayasandan bunlar söz ediyor? Bu ülkede ezilenler, yoksullar, emekçiler, tenleri farklı, dilleri farklı insanlar kendi anayasalarını yapmadığı sürece yapılacak anayasa sermayeyi koruyan anayasa olacaktır.

Bu böyle biline…

Hüseyin Habip Taşkın

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.