Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Thierry Meyssan:..söz konusu makale Stella Calloni tarafından yazıldı. Bu kadın yazar, 80’li yıllardan beri bıkıp usanmadan ABD’nin Soğuk Savaş sırasında gizli servislerle birlikte halklara karşı gizlice düzenlediği komploları teşhir etti: Sol örgütler... ABD’nin proje ve eylemlerini inkar etmektedirler. (bu  iki önemli makaleyi buraya aldık.d.d.com)

 

 

 (yazıdaki ve resimlerdeki 'kaymalar' elimizde olmadan yapılan şeylerdir, Yazıları aldığımız site öyle bir program kullanıyorki, 'adeta başka kimse yazıyı alıp kullanmasın' diye özel bir çaba sarfediyor. En az iki saatte düzeltme ile uğraşıyoruz ama nafile...okurdan özür dileriz. d.d.com)

 

Thierry Meyssan/ Dikkat: Karayipler Havzasında Yaklaşan Tehlike!

 

SouthCom’un Venezüella’ya karşı projesiyle ilgili olarak yayınladığımız Stella Calloni’nin makalesine yönelik olağanüstü tepkiler, Latin Amerika solu içerisindeki çatlağı doğrulamaktadır. Pentagon’un harekete geçmesi durumunda direniş gösterilmeyeceği kehanetinde bulunmaktadırlar. Oysa ABD ordularının «genişletilmiş Ortadoğu»’da 17 yıldan beri yaptığı gibi «Karayipler Havzası»ndaki devlet ve toplumları ortadan kaldıramaya hazırlandığı yadsınamaz bir gerçektir.

JPEG - 47.8 kb
SouthCom Komutanı Amiral Kurt Tidd ve Başkan Donald Trump

Bundan iki hafta önce, SouthCom’un Venezüella’ya yönelik planına ilişkin çok önemli bir makale yayınladık [1].

SouthCom ABD’nin Latin Amerika’daki bölgesel ordu komutanlığıdır.

Söz konusu makale Stella Calloni tarafından yazıldı.

 Bu kadın yazar, 80’li yıllardan beri bıkıp usanmadan ABD’nin Soğuk Savaş sırasında Şili, Arjantin, Bolivya, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’daki gizli servislerle birlikte halklara karşı gizlice düzenlediği komploları teşhir etti: «Condor Harekatı». 70’li yıllarda diktatörlüklere karşı direndi ve bugün bu alanda en iyi tarihçi olarak tanınmaktadır [2]. Otuz yıldan beri Latin Amerika solunun hemen hemen tüm önderlerinin yakın dostudur.

Oysa bu saygın kişi birçok ülkenin sol örgütlerinin şiddetli eleştirilerine maruz kalmıştır.

Bunların itirazları, kanıt olmaksızın somut olguların çarpıtılmasından bizzat yazarın sorgulanmasına kadar gelişmektedir.

 Bugün Latin Amerika’da yaşananlar, 2002 yılından ve 11 Eylül saldırılarına ilişkin kitabımın yayınlanmasından beri Avrupa’da yaşadıklarımızın bir uzantısıdır [3]: sol örgütler, kanıtlarını sunmamıza karşın ABD’nin proje ve eylemlerini inkar etmektedirler. Yaklaşan bir tehlikeye karşı uyarıda bulunan herkesi susturmaya çalışmaktadırlar. Buna karşın, bir zamanlar Washington’a bağlı olan sağ örgütler verdiğimiz mesajı ciddiye almaktadırlar.

Stella Calloni’nin makalesi, sadece SouthCom’un Devlet Başkanı Nicolàs Maduro’ya karşı yaptıklarını kanıtladığı için değil ama aynı zamanda Pentagon’un «rejim değişikliği» planlamadığını da ortaya koyması açısından önemlidir.

Artık 70’li yıllarda olduğu gibi Salvador Allende’yi devirmek ve yerine iktidara General Pinochet’yi getirmek söz konusu değildir.

Venezüella devletini yıkmak, kendilerini yönetemez hale gelmeleri, sadece Washington’un iradesinin geçerli olabilmesi için hem Chavezcilerin hem de kim olursa olsun muhaliflerinin yok edilmesi söz konusudur.

Stella Calloni’nin makalesi karşısında artık ne sol, ne de sağ vardır.

Herkes kendi sorumluluklarıyla baş başadır. Ama bu şamatanın hiçbir önemi yoktur çünkü asıl sorun artık ekonomik değil, askeri hale dönüşmüştür.

Bu, ulusötesi seçkinlere karşı halkın, yabancı işgalciye karşı ulusun sorunudur.

 SouthCom’un planını[4] biliyoruz ve birliklerinin savaş düzeni aldığını görüyoruz. Bu patlamanın hemen olacağı anlamına gelmiyor, çünkü Başkan Trump bunu istememektedir, ama buna hazırlıklı olmamız gerekiyor.

 17 yıldır genişletilmiş Ortadoğu’da yaşanmış olanlardan ders almalıyız [5].

Dünya basını Afganistan, Irak, Lübnan, Filistin, Tunus, Mısır, Libya, Bahreyn, Suriye ve Yemen’deki savaşları bir şiddet salgını olarak algılamışken, artık savaşın bir ülkeye karşı değil ama topyekun bir bölge için yabancı bir stratejiye yanıt olarak geliştirildiğini tespit edebiliriz.

Bu durum daha 70’li yıllarda Condor Harekatı için de söz konusuydu.

Özellikle –ve bu yeni bir durumdur- bu çatışmanın hiçbir yerde sonlanmadığını görmemiz gerekir. ABD bu düzensizliği bir siyasi partiyi iktidara getirmek için kışkırtmıyor.

 Öncelikleri artık doğal kaynakların çalınması değil ama halkların barbarlığa terk edilmesi için devleti oluşturan yapıların ve toplumlar içerisindeki sosyal ilişkilerin ortadan kaldırılması [6] söz konusudur.

Çünkü bu her türlü örgütlü direniş olasılığını ortadan kaldırmak için en emin yöntemdir.

Modern emperyalist savaşlar soğuk savaştan çok daha farklıdır. Zihinsel ölçütlerimizi alt üst etmekte ve bizi dünyaya ilişkin algımızı yeniden düşünmeye zorlamaktadır.

 Ahlaksal açıdan ne düşünürsek düşünelim, Pentagon’un Amiral Arthur Cebrowski’nin dostu Donald Rumsfeld tarafından «uzun savaş» ve Başkan oğul George Bush tarafından «sonu olmayan savaş» olarak özetlenen stratejisini [7] uygulamaya soktuğunu kabul etmeliyiz.

Thierry Meyssan

Çeviri: Osman Soysal


 

 [1] “ABD’nin Venezüella’ya yönelik « usta hamlesi »”, yazan Stella Calloni, Tercüme Osman Soysal, Voltaire İletişim Ağı , 22 Mayıs 2018.

 [2Operación Cóndor, Pacto criminal, Stella Calloni, Ciencias sociales, La Havana, 2006.

 [3L’Effroyable Imposture suivi de Le Pentagate, Thierry Meyssan, Éditions Demi-lune.

 [4] “Plan to overthrow the Venezuelan Dictatorship – “Masterstroke””, by Kurt W. Tidd, Voltaire Network, 23 February 2018.

 [5Gözlerimizin önünde- 11 Eylül’den Donald Trump’a, yazan Thierry Meyssan, Tercüme Murat Özdemir, Voltaire İletişim Ağı, 2017.

 [6] Bu doktrin İsrail’in deneyimlerine dayanmaktadır. Bakınız «Faire la paix avec les États, faire la guerre contre les peuples», yazan Yusuf Aşkar, Voltaire İletişim Ağı, 19 Haziran 2003.

 [7] “ABD’nin dünyaya dair askeri projesi”, yazan Thierry Meyssan, Tercüme Osman Soysal, Voltaire İletişim Ağı , 22 Ağustos 2017.

22 Mayıs 2018- voltaire.net.org

....................

 Stella Calloni/ ABD’nin Venezüella’ya yönelik «usta hamlesi»


Stella Calloni, SouthCom’un Venezüella’daki Bolivarcı Cumhuriyeti devirmek için geliştirdiği gizli planını ortaya çıkardı. Yayınlamış olduğumuz bu belge, ABD’nin emperyalist politikasını tanımlayan rejim değişikliklerine son verme taahhüdüyle çelişmektedir. Venezüella’da kaos olduğuna ilişkin olarak oluşturulan uluslararası görüntünün tamamen yapay ve bizzat Anglosakson propagandasının ürünü olduğunu ortaya koymaktadır.

ABD ve müttefikleri Venezüella’daki « diktatörlüğün işini bitirmek» için sessizce sert bir program hazırlığı yürütmektedirler. Şimdiden yürürlüğe sokulan bu «Usta Hamlesi »nin (“Masterstroke”) ilk bölümü önümüzdeki seçimlerden önce uygulanacak ve eğer propaganda ve medya aygıtının tamamı tarafından desteklenen yeni taarruz sırasında Başkan Nicolás Maduro’yu devirmeyi başaramazlarsa, «demokrasinin savunulması» için yapılacak şiddet eylemleri dışında, B planı hazırdır ve bir « çokuluslu gücün » askeri müdahalesini dayatmak üzere birçok ülkeyi de işin içine katacaktır.

Panama, Kolombiya, Brezilya ve Guyana, Arjantin’in ve Pentagon’un kontrolü altındaki diğer « dostların » desteğiyle kilit bir rol oynamaktadırlar.

İşgal edilecek üsler, doğrudan destek sunacak komşu ülkeler, buralardaki hastaneler ve yiyecek stokları her şey hazır durumdadır.

Bütün bu konular, ilk defa ortaya çıkarılan, ABD’nin SouthCom Komutanı Amiral Kurt Walter Tidd imzalı 11 sayfalık bir belgede ayrıntılı olarak yer almaktadır [1].

Belge bugünkü mevcut durumu analiz etmekte ve Venezüella’ya karşı yürütülecek bir isyan bastırma savaşını ve sadece halkçı liderleri değil ama bizzat halkların da işini bitirmek için uygulanan baskı, karalama, hakaret ve yalanı anlamamızı sağlayan psikolojik savaşa ilişkin sapkın şemayı da doğrulamaktadır.

Raporda «iç sorunlar, ciddi yiyecek sıkıntısı, dış gelirlerin azalması ve petrodolarlar etkisiyle uluslararası destek kazanan, önüne geçilemeyen yolsuzluklar, ulusal para biriminin satın alma gücünün sıfırlanmakta olması nedeniyle Venezüella’daki Chavezci diktatörlüğün sallanmakta olduğu » belirtilmektedir.

Bu durumu, insanı hayrete düşürecek bir cezasızlıkla tüm ayrıntılarıyla kendilerinin yarattıklarını kabul etmekte ve durumun artık değişmeyeceğini düşünmektedirler. Venezüella hükümetinin iktidarda kalmak üzere yeni « halkçı » önlemler alacağını söyleyerek yaptıklarını meşrulaştırmaktadırlar.

Raporda muhalefet, yani manipüle edilen muhalefet için uygun görülen yaklaşım şaşırtıcıdır, özellikle de şu satırlar dikkat çekicidir: «Maduro’nun yolsuzluğa bulaşmış hükümeti yıkılacaktır, ancak demokrasiyi savunan muhalefet güçleri ve halk, yaşam düzeyleri», yaşanan iç çekişmeler ve «mevcut durumdan en uygun sonucu elde etmelerini ve sol diktatörlüğü uygulayan baskı grubunun ülkeyi içine sürüklediği sefalet ve geri kalmışlığı ortadan kaldırmak için gerekli kararların alınmasını engelleyen rakiplerininkine benzer bir çürüme ve onlar gibi köklerinden kopuk olmaları » nedeniyle « Venezüella’daki kabusa son vermek için gerekli olan kapasiteye sahip değildir ».

Venezüella hükümeti hiçbir zaman komşularına karşı bir eylemde bulunmamasına aksine yoğun bir bölgesel ve küresel dayanışma örneği ortaya koymasına rağmen, «Latin Amerika’da daha önce benzeri görülmemiş bir suç eylemiyle » karşı karşıya olduğumuz değerlendirmesinde bulunmaktadırlar.

ABD planı «radikal halkçılığın denetimi ele geçirmeye çalıştığı Amerika’da demokrasinin yayılmasını » teşvik etmektedir. Arjantin, Ekvator ve Brezilya bu açıdan örnek ülkelerdir. «Demokrasinin yeniden doğuşu, cesur tercihler üzerinde temellenmekte ve bölgesel koşullar bunun için uygun görünmektedir. Venezüella’daki diktatörlüğün yıkılmasının kıta ölçeğinde bir dönüm noktası olacağı bu sürece ABD’nin müdahil olduğunu göstermesinin zamanı gelmiştir.»

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump’ı «demokrasi ve güvenlik vizyonunu uygulamaya koyması için Trump yönetiminin ilk fırsatı ve onu ikna etmek için kıta ve tüm dünya için bunun yaşamsal önemde olduğu, harekete geçmenin zamanının geldiği » gerekçesiyle adım atmaya zorlamaktadırlar.

Bunun için Chavizmin nihai olarak ortadan kaldırılması ve temsilcisinin ülkeden kovulması dışında, «bugünkü diktatörün yadsınmasını kalıcı hale getirebilmek için daha çok istikrarsızlık ve yokluk yaratarak halk arasında memnuniyetsizliğin arttırılması »nı da gerekmektedir.

Eğer sapkın isyan bastırma sanatını daha yakından incelemek istersek, belgenin «Devlet Başkanı Maduro’yu karalamayı, onu gülünç hale düşürmeyi ve bir beceriksizlik ve yetersizlik örneği, Küba’nın emrindeki bir kukla gibi sunmayı» öğütleyen bölümünü okumak yeterli olacaktır.

Aynı şekilde, onlarla yöneticilerin yaşam düzeyleri arasındaki farklılıklara dikkat çekerek ve anlaşmazlık konularının daha da çoğalmasına çaba harcanarak, iktidarda olan grubun üyeleri arasındaki ayrılıkların kızıştırılması da öngörülmektedir.

Bu düşünceye göre, yolsuzluğa bulaşmış olmalarına karşın, emperyalistlerin şefkatiyle ulus devletlerin ortadan kaldırılması yolunda birkaç saat içerisinde bir füze atışı hassasiyetiyle önlemler alan «şeffaflığın öncüler» haline dönüşen Washington’un kahyaları Mauricio Macri’nin Arjantin ve Michel Temer’in Brezilya’da aldıkları kimi önlemler gibi sert operasyonlar yürütülmesi gerekmektedir.

SouthCom’un komutanı tarafından imzalanan belge Maduro hükümetini tereddüde sürüklemek, pazarlığa ya da kaçmaya zorlamak için desteklenemez hale getirilmesini öngörmektedir. Venezüella’daki diktatörlüğün kısa vadede işini bitirmesi beklenen bu plan « ülkeden sermaye çıkışını yoğunlaştırarak, yabancı sermayeyi kaçırarak ve yeni enflasyonist önlemlerin uygulanmasıyla ulusal para biriminin çöküşünü sağlayarak yurtiçindeki istikrarsızlığın kritik noktalara kadar ulaştırılması » çağrısında bulunmaktadır.

Bir başka hedef de «halkın içerisinde bulunduğu durumu daha da kötüleştirmek için tüm ithalatın engellenmesi ve aynı zamanda olası yabancı yatırımcıların vazgeçirilmesi»dir.

Bu plan içerisinde aynı zamanda 11 sayfa halinde sunulan « komşu ülkelerde ulusal güvenliği tehlikeye düşürmek için, yurt içindeki müttefiklere ve halk nezdinde önem taşıyan kişilere yönelik, gösteriler, karışıklıklar ve güvensizlik ortamı yaratma, yağma, hırsızlık ve saldırılar ve gemi ve diğer ulaşım araçlarına el koyma eylemleri yapma çağrısı » da yer almaktadır. Yine «kurbanlar yaratmak» ve «tüm dünyanın gözleri önünde insani krizin boyutlarını arttırarak» bunun suçunu yöneticilere yüklemek gerekmektedir.

Bunun için yalan ve dedikodudan yararlanmak ve yöneticilerin geneline yayılan yolsuzluktan söz etmek ve «ulusal olduğu kadar uluslararası planda da imajına zarar vermek için hükümeti uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılandırmak» gerekmektedir.

Bütün bunlar «Birleşik Sosyalist Parti (PSUV) üyeleri arasında bezginlik yaratıp, fitne sokarak ve herkes üzerinde olduğu kadar onlar için de yük olan önlem ve kısıtlamaları reddetmelerini sağlayarak» yapılmalıdır. «Muhalefet öylesine güçsüzdür ki, PSUV ve Somos Venezuela arasında sürtüşmeler yaratmak gerekecektir».

Hepsi bu kadar da değil, «ülkeyi üstün nitelikli tecrübeli elemanlardan yoksun bırakmak üzere en nitelikli kadroların görevden ayrılmalarını sağlamak için bir plan oluşturmak» gerekir; «bu durum, ülkenin içerisinde bulunduğu durumu daha da kötüleştirecek, bunun da sorumluluğu yine hükümete yüklenecektir».

Askeri müdahale

 

Belge bir gerilim romanındaki gibi « nihai bir sonuç elde edilmesi için alternatif olarak ordudaki subayların kullanılması» ve «eğer bu kriz diktatörlüğün çöküşünü sağlamaya yetmezse ya da eğer diktatör yerini başkalarına terk etmeyi reddederse 2018 yılı sonundan önce bir askeri darbenin hazırlanması için silahlı kuvvetler içerisindeki koşulların daha da zorlaştırılması» çağrısında bulunmaktadır.

 

Plan daha önce sayılanların tümünün başarıya ulaşmaması olasılığının da olduğunu değerlendirerek, Venezüella muhalefetini fazlasıyla küçümseyici bir yaklaşımla «sınır güvenlik güçleriyle silahlı çatışmalara yol açmak üzere, silahlı baskınlarla ve uyuşturucu kaçakçılığıyla, milis güçlerin entrikalarıyla, Kolombiya sınırında aralıksız olarak gerilimin arttırılması, akaryakıt ve diğer malların kaçakçılığının teşvik edilmesini» ve bunun dışında «boşalttıkları alanı FARC, hala mücadeleyi sürdüren ELN ve Körfezin kartel bölgesindeki milis faaliyetlerine bırakan, Venezüella’ya daha önce göç etmiş ve şimdi sınırlarında istikrarsızlığa neden olan bir rejimden kaçmak üzere ülkeye geri dönen Kolombiyalı yurttaşların yaşadığı geniş bölgeler olan başta Cúcuta, La Guajira ve Santander eyaletinin Kuzeyinden milisler devşirilmesini» öğütlemektedir.

Ve indirilecek son darbenin alt yapısı şu şekilde hazırlanacaktır: « ordudaki [isyancı] subaylara destek verebilmek ya da inisiyatifin gecikmesi durumunda yurt içindeki krizi denetim altına almak için müttefik güçlerin müdahalesini kolaylaştırmak, [...] kısa vadede diktatörün yurt içerisinde satranç tahtasını kontrol edebilmesi için temellerini genişletmeyi sürdürmesini engellemek. Gerekli görülürse, önümüzdeki Nisan ayında yapılması planlanan seçimlerden önce harekete geçmek ».

Gerçekte bu seçimler 20 Mayıs tarihinde gerçekleşecektir ve ABD ve figüranları daha şimdiden seçimin sonuçlarını tanımayı reddetmektedirler. Asıl sorun «dost ülke (Brezilya, Arjantin, Kolombiya, Panama ve Guyana) yetkililerinin destek ve işbirliğini sağlamaktır. Panama’dan birliklerin tedarikini, lojistik ve tıbbi desteğini örgütlemektir. Darién bölgesinde (Panama cangılında) seferber edilen hastanelerin ve fonların, Elektronik gözetleme ve muharebe istihbaratı alanında tüm imkanların kullanılması; Kolombiya planı kapsamında insansız hava aracı donanımlarının ve Howard ve Albroock’taki (Panama) olduğu kadar Rio Hato’ya ait eski askeri üs arazilerinin kullanıma açılmasıdır. Ve aynı zamanda felaket ve acil insani yardım durumları için tasarlanmış, bir uçak pisti ve kendi ait depoları olan Birleşmiş Milletler Bölge Merkezindeki tesislerin de aynı şekilde ».

«Savaş uçakları ve helikopterlerinin, zırhlı araçların, istihbarat istasyonlarının ve lojistik için özel askeri birimlerin (polisler, askeri sorumlular ve cezaevleri) konuşlandırılmasını » içeren bir müdahalenin uygulanması durumuyla karşı karşıyayız. […] Askeri harekatı, Latin Amerika Orduları Konferansının onayıyla, Amerikan Devletleri Örgütü’nün himayesi ve meşru ve medyatik bağlamda ADÖ’nün Genel Sekreteri Luis Almagro’nun yönetimi altında uluslararası bayrakla seferber etmek» gerekecektir.

«Demokratik sürecin kesintiye uğramasını engellemek hedefiyle, Amerika devletleri arası demokrasi araçlarından yararlanarak kıta Commando’su için eylemi güçlendirmenin gerekliliğini ilan etmek » uygun olacaktır. Ve özellikle de «birliklerin güçlendirilmesine katkıda bulunmaları, coğrafi yakınlıklarından ve ormanlık alanlarda ve cangılda operasyon yürütme deneyimlerinden yararlanmaları için Brezilya, Arjantin, Kolombiya ve Panama’nın birliğini sağlamak» söz konusudur.

«Uluslararası alan ABD ve adı geçen ülkelerin muharip güçlerinin varlığıyla pekiştirilecek ve tümü ABD yönetimindeki ortak karargah komutanlığı emri altında olacaktır».

Bütün bu dolapların halkların bilgisi dışında, mutlak bir gayrimeşruluk içerisinde çevrildiği cezasızlık ortamı karşısında hayrete düşüyoruz. Sadece bu dahi Brezilya ve Venezüella arasındaki sınırda (Brezilya, Peru, Kolombiya), Güney Atlantik’te (ABD, Şili, Birleşik Krallık, Arjantin) ABD’nin gerçekleştirdiği askeri tatbikatları daha iyi anlamamıza neden olmaktadır. Arjantin açısından bu süreç Ekim-Kasım 2017’den beri Millet Meclisinin hiçbir izni olmaksızın işletilmektedir.

« cephe gerisi için Panama topraklarının sunduğu kolaylıklar ve Arjantin’in liman ve deniz mevzilerinin güvenliğini sağlama yetenekleri […],

Brezilya ve Guyana’ya, Guyana ile olan sınıra ağırlık verme niyetinde olduğumuz göçmen yolları üzerindeki konumlarından yararlanmayı önermek;

krizin boyutlanmasıyla tetiklenen Venezüellalı göçmen akımıyla karşı karşıya kalan Kolombiya, Brezilya, Guyana, Aruba, Curaçao, Trinidad ve Tobago ve diğer devletlere verilen desteğin eşgüdümü ».

Bundan başka «bu çabaya devletlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve uluslararası unsurların katkısıyla çok uluslu harekata uluslararası katılımın teşvik edilmesi ve lojistik ve istihbarat anlamında ihtiyaç duyulanların sağlanması; özellikle de Kolombiya’da Aruba, Puero Carreño, İnirida, Maicao, Barranquilla ve Sincelejo’da olduğu gibi Brezilya’da Roraima, Manaos ve Boavista’da önceden seçilmiş noktalarda gelişebilecek olayların önceden tahmin edilmesi » öngörülmektedir. İlan edilen müdahale savaşının haritası bu şekilde çizilmektedir.

Stratejin enformasyon

Stratejik perspektife gelince, « ulusu içine sürüklediği krizin tek sorumlusu olarak » diktatörün ve krizin ve bundan çıkışın imkansız oluşunun darbe vuracağı en yakınındaki uygulayıcıların yıpratılması süreci sürdürülerek, « halk arasındaki itibarı ve desteğiyle birlikte Chavizm simgesinin engellenmesi » gerekecektir.

Bir başka paragrafta, «Maduro hükümetine karşı memnuniyetsizliğin yoğunlaştırılması, […] başta ALBA (Latin Amerika İçin Bolivarcı İttifak) ve Petrocaribe olmak üzere Küba ve Venezüella rejimleri tarafından yürürlüğe sokulan bütünleşme düzeneklerinin beceriksizliğine işaret edilmesi » çağrısında bulunulmaktadır.

Medya alanında ise ABD’nin tasarladığı plan, sosyal ağlarda «özünde dayanılmaz olduğu için mevcut duruma son verme gerekliliğine dair tüm medyalarda dolaşan» mesajları da içeren, her türlü haber yayma yeteneğini kullanarak, bizzat ülkeden kaynaklanan tanıklıklar ve yayınları temel alan üretilmiş mesajların ülke içerisinde, yerel ve yabancı medyalarda yayınının arttırılması da istenmektedir.

Belgenin son paragraflarından birinde, uluslararası destek için, « ABD ordusunun tüm psikolojik savaş yeteneklerinin » kullanılarak diktatörlüğün şiddet kullandığına inandırmak ya da göstermekten de söz edilmektedir.

Bir başka deyimle, XVIncı yüzyıldaki sömürgeci savaşlar sırasında yürürlüğe sokulan her şeyin, yalana dayalı aynı senaryoların, haber, fotoğraf ve sahte video görüntüsü montajlarının gösterilmesi söz konusudur.

Bir başka sorun da, « ABD kendisini destekleyen Amerikalı devletleri yurtiçinde desteklemeli », onların imajını ve « Amerikan devletleri arasındaki sistemin çok taraflı kurumlarının düzenini, bölgesel sorunların çözümünde bir araç olarak » yeniden ayağa kaldırmalı ve « Nicolàs Maduro’nun çürümüş diktatörlüğü bir kez tarih sahnesinden süpürüldükten sonra, barışı dayatmak için BM’ye ait bir askeri gücün gönderilmesinin gerekli olduğu düşüncesini teşvik » etmelidir.

Stella Calloni

Çeviri.Osman Soysal

22 Mayıs 2018- voltairenet.org

 

http://www.voltairenet.org/article201214.html

 http:[1] “Plan to overthrow the Venezuelan Dictatorship – “Masterstroke”, by Kurt W. Tidd, Voltaire Network, 23 February 2018.

//www.voltairenet.org/article201214.html

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.