Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Yayımlanan raporda son dört hafta içinde, Akdeniz’i geçmeye çalışan 600’den fazla insanın boğulduğu belirtildi. Yayımlanan raporda Akdeniz’de hayatını kaybedenler arasında bebekler ve küçük çocukların olduğu da belirtildi... 
 
 
Sınır Tanımayan Doktorlar, Avrupa’nın geçtiğimiz haftalarda göçmenlere yönelik aldığı siyasi kararların ölümcül sonuçlarının olduğunu açıkladı.
 
Sınır Tanımayan Doktorlar tarafından yayımlanan rapora göre Akdeniz’de boğulanların sayısında keskin bir artışın olduğuna dikkat çekti.
 
Yayımlanan raporda son dört hafta içinde, Akdeniz’i geçmeye çalışan 600’den fazla insanın boğulduğu kabul edildi.
 
Yayımlanan raporda Akdeniz’de hayatını kaybedenler arasında bebekler ve küçük çocukların da olduğu belirtildi. 
 
Sınır Tanımayan Doktorlar 2018’de şimdiye kadar gerçekleşen can kayıplarının yarısının Akdeniz’de sivil toplum kuruluşlarına ait hiçbir kurtarma gemisinin bulunmadığı sırada gerçekleştiğine değindi.
 
Bir ay önce, arama kurtarma kuruluşu SOS MEDITERRANEEnin Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ile birlikte çalıştığı Aquarius arama ve kurtarma gemisinin denizden kurtarılmış 630 kişiyi limana indirmesi İtalya yetkililerince engellenmişti.
 
 "AVRUPA İNSANLARI DENİZDE ÖLÜME TERK ETTİ"
 
"Avrupa’nın geçtiğimiz haftalarda aldığı siyasi kararların ölümcül sonuçları oldu" diyen MSF Acil Durum Koordinatörü Karline Kleijer, son gelişmelerle ilgili olarak şu açıklamada bulundu:
 
"Soğukkanlılıkla alınan kararlar sonucu erkek, kadın ve çocuklar Akdeniz’de ölüme terk edildi. Bu, ölçüyü aşan ve asla kabul edilemeyecek bir tutum.
 
Avrupa ülkeleri denizde zor durumda bulunan insanların hayatını kurtaracak tıbbi ve insani yardımın bilerek önünü kesmek yerine Akdeniz’de arama ve kurtarmaya ayrılmış özel ve aktif bir sistem kurmalı.
 
Sivil toplum kuruluşlarının, Malta, İtalya ve Libya arasındaki uluslararası sularda faaliyet gösteren kurtarma gemileri Avrupalı politikacılar tarafından “çekim etkisi” yaratmakla suçlanırken, son olaylar çaresiz insanların denizde kurtarma gemisi olup olmadığına bakmaksızın Libya’dan kaçmaya devam ettiğini gösterdi.
 
Şiddet, yoksulluk ve çatışmalar insanları hem kendi hayatlarını hem de çocuklarınınkini riske atmaya mecbur bırakıyor.
 
Avrupa devletleri Libya’da mültecilerin, sığınmacıların ve göçmenlerin maruz bırakıldığı son derece tehlikeli düzeydeki şiddet ve istismar vakalarının farkında ama ne olursa olsun insanların Avrupa’ya ulaşmasını engellemekte kararlılar.
 
Akdeniz’e “duvar örme” stratejisinin önemli bir parçası da, Libya Sahil Güvenliği’ni eğitip onlara ekipman ve destek vererek, denizdeki insanların önünü kesmelerini ve bu insanları Libya’ya geri götürmelerini sağlamak.
 
İnsanları Libya’ya geri götürmek, Libya bandıralı olmayan gemilerin hukuken yapamayacağı bir iş, çünkü ülke güvenli bir yer olarak tanınmıyor.
Akdeniz’in uluslararası sularında kurtarılan insanlar Libya’ya geri götürülemez; uluslararası hukuka ve denizcilik kanunlarına göre bu insanların güvenli bir limana götürülmesi gerekiyor.
 
Dahası, AB destekli Libya Sahil Güvenliği bu yılın başından beri yaklaşık 10.000 kişinin yolunu keserek, bunun insan hayatı ve sağlığı üzerindeki sonuçlarını dikkate almaksızın onları Libya’daki gözaltı merkezlerine götürdü. 
 
Akdeniz’deki tüm arama-kurtarma faaliyetlerinin sorumluluğunu Libya Sahil Güvenliği’ne devretmenin tek sonucu, daha fazla insanın hayatını kaybetmesi olacaktır.
 
ÖNCELİK HAYAT KURTARMAK OLMALI
 
Yıl içinde Akdeniz’i geçme girişimlerinin en yoğun yaşandığı dönem yaklaşırken acil öncelik hayat kurtarmak olmalı.
 
İnsan hayatına hiç değer vermeyen ilkesiz kaçakçılar insanları, denizde kullanmaya uygun olmayan dayanıksız araçlara bindirerek onları tehlikeye sürüklemeye devam edecek.
 
Akdeniz’de insanların hayatını kurtarmak için yeterince kaynak sağlanmalı ve tam olarak işler vaziyette bir sistem kurulmalı. 
 
Bu yerine getirilmediği sürece, denizde tehlike altında olanlara yardım etmek ve gereksiz can kayıplarını önlemek için sivil toplum kuruluşlarına ait kurtarma gemileri hayati bir rol üstlenecek. 
 
Bu gemilerin kurtardıkları kişileri limana bırakmak ve gemilere ikmal yapmak gibi kurtarma operasyonlarının bir parçası olan işlemler en yakın güvenli limanı rahatça kullanabilmeleleri gerekir."
 
SOS MEDITERRANEE Başkan Yardımcısı Sophie Beau ise konuyla ilgili açıklamasında;
 
“Denizden kurtarılan insanlara limanları kapatma yönündeki siyasi karar ve Orta Akdeniz’de görülen tam karmaşa hali, dünyanın en ölümcül deniz yolunda ölüm oranlarının artmasına sebep oldu” dedi.
 
12 Temmuz 2018-artigercek.com

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.