Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (Ombudsmanlık) hazırladığı 'Türkiye’de Suriyeliler' başlıklı özel raporda, savaş bitse bile Suriyelilerin dönmelerinin zor olacağına dikkat çekildi ve... (Bu kanlı Oyun, Kürdistan'ı boşaltma, Haritadan silme projesidir,ABD faşistleri bu oyunu  yıllara ve  zamana yayarak bölge devletlerine yaptırıyor, ve kendi yaptığıda budur. d.d.com)

 

 

Ombudsmanlık'tan Suriyeliler raporu: Savaş bitse bile dönmeyecekler!
 
2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile Meclis’e bağlı denetim mekanizması olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından hazırlanan ve Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da sunuş yazısı kaleme aldığı;
 
“Türkiye’de Suriyeliler” başlıklı özel bir raporda savaş bitse bile Suriyelilerin ülkelerine dönmelerinin zor olacağı, 10 yıl sonra Türkiye’de 4-5 milyonu aşan bir Suriyeli nüfusu olması ihtimalinin yüksek göründüğü vurgulandı.
 
(Barzani'nin bu tepkisi, Kerkük'te ABD'nin kahpece oynadığı oyuna karşı bir açıklamadır. Irak ve TC'yi Güney Kürdlerinin üzerine süren ABD faşistleriydi çünkü, d.d.com)
“Gerçeklerle yüzleşmek kalıcılık konusunda politikalar üretmek gerekmektedirdevil. Bunun adı da uyum politikalarıdır” ifadeleri kullanılan raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde:
 
Savaş bitse bile dönüş zor
 
Suriyeliler Türkiye’nin bütün illerinde yaşıyor, kamplarda kalanların oranı ise yüzde 6.69’lara düşmüşken; keza Suriyelilerin bir kısmı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçmiş, bir kısmı ise ülkemizde çalışma ve yatırım yapmaya başlamışken, ülkemizdeki Suriyeliler için sadece yarın gideceklermiş gibi politika üretmenin gerçekçi olmadığı açıktır. 
 
Mültecilerin çok önemli bir bölümünün Suriye’ye dönüşünü zorlaştıran pek çok faktör bulunmaktadır. Suriye ’de barışın ve huzurun tesis edilmesi hâlâ yakın ve orta gelecekte mümkün görünmemektedir. 
 
Kendilerini güvende hissediyorlarsa, kazançları az da olsa bir işleri, yaşayacak ortalama mekânları ve çocuklarını gönderebildikleri okulları varsa, savaş bitse bile dönmeleri oldukça zor olacaktır.
 
2011 yılından bu yana doğan toplam Suriyeli bebek sayısının resmi sayılara göre 276 bin 158 olduğu dikkate alındığında bu husus bile başlı başına kalıcılığın işareti olarak okunabilecektir. 
 
Suriyelilerin yüzde 46’sı, yani 1.4 milyondan fazlası 18 yaş altındaki çocuk ve gençlerden oluşmaktadır.
 
Bu grubun ülkelerine dönmesi hem tek başlarına mümkün değildir, hem de aileler çocuklarının güvenli ortamda kalmalarını daha da önemsediklerinden Suriye’de mutlak barış, huzur ve güvenlik sağlanmadıkça dönmeyi düşünmeyeceklerdir.
 
10 yıl sonra 5 milyoncool
 
Hatta 3.4 milyon Suriyelinin artmasına da hazırlıklı olmak gerektiği düşünülmektedir. 10 yıl sonra Türkiye’de 4-5 milyonu aşan bir Suriyeli nüfus olması ihtimali yüksek görünmektedir. Hem sınır bölgelerinden devam edebilecek muhtemel geçişler, hem de doğumlar sonucu doğal nüfus artışı bu konuda etkili olacaktır.
 
(dikkat edilirse, ABD faşistlerinin TC'yi soktuğu yerler hep Kürdlerin yaşadığı yerler... Yani, ABD faşistleri Kürdistan'ı hem batı'da, hem Kuzey'de TC'ye boşalttırıyor. Irak yakasında ise, Irak devletiyle bu kanlı oyunlarını oynuyor. d.d.com)
 
Gerçeklerle yüzleşmek, kalıcılık konusunda politikalar üretmek gerekmektedir. Bunun adı da uyum politikalarıdır. Geçicilik duygusu/algısı sürdürülebilir bir politika değildir. Kalıcılığın düşünüldüğü, ama geri dönüş için çabanın gösterildiği bir süreç modelinin özellikle kayıp kuşaklar bakımından daha az risk taşıdığı değerlendirilmektedir.
 
Göç için Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Başkanlıkcool
 
3.5 milyonu bulan mülteci dikkate alındığında etkin bir yapılanmanın bakanlık şeklinde olmasının daha uygun olacağı düşünülmektedir. Bakanlık yapılanmasının kısa zamanda hantallaşması riski de dikkate alınarak doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı koordinatör bir başkanlık da tercih edilebilir. 
 
Yeni kurumun Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, AFAD, Kızılay ile yakın işbirliği içinde çalışması hatta bazı kurumları doğrudan bünyesine alması gerekecektir. Yeni bakanlık ya da başkanlığın yerel yönetimler konusunda da etkin görevler üstlenmesinin zemini hazırlanmalıdır.
 
Her yaşa Türkçe, devletin internet sitelerinde Arapçadevil
 
Özellikle okul çağındakiler olmak üzere her yaştaki Suriyeliye Türkçe öğretilmesi için başta Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversiteler olmak üzere kamu kurum ve kuruluşları ile bu konuda faaliyet gösteren STK’ler arasında işbirliği yapılması, hazırlanan program ve projelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
 
Suriyeli mültecilerin her geçen gün kalıcılığa doğru gittiği gerçeğinden hareketle, devletin internet sitelerinde Arapça dil seçeneği de bulunmalıdır. Bu hem bürokratik meselelerin takibi hem de Suriyeli mültecilerin entegrasyonu için önemli adım olacaktır. 
 
Çok ucuz sosyal konutdevil
 
Mümkünse TOKİ-belediyeler işbirliğinde, çok düşük kiralarla mültecilerin barınması için yeni sosyal konutlar yapılabileceği; ancak bunlar yapılırken Türk toplumunun gösterebileceği olası tepkilerin de alınmasının ve onların da desteğinin sağlanmasına çaba gösterilmesinin iç huzur ve birlikte yaşama kültürü geliştirilmesi bakımından son derece kıymetli olduğu; 
 
söz konusu yerleştirmenin etnik bir özellik taşıdığına dair algıları ortadan kaldıracak şekilde seçimlerin yapılması gerektiği, aksi halde yakın gelecekte çok ciddi gerilim ve çatışma riskinin olabileceği değerlendirilmektedir.
 
06 Kasım 2018-Nerina Azad

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.