Sitemiz Hakkında

Başından beri teknik sorunlarıyla boğuştuğumuz eski sitemiz, giderek çalışamaz hale getirilmişti. Ne ‘resim’ ekliyebiliyorduk verdiğimiz haberlere, nede ‘Okur Yorumlarını’ yayınlayabiliyorduk.

Yeni sitemizde bütün bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefledik. Bu konuda sitemizi yeniden kuran ve kendinden özveride bulunarak katkı sunan Koye Colker arkadaşa öncelikle teşekkürler etmek isteriz.

Artık sitemizde çıkan Haber ve Köşe Yazarlarına okurlarımız ‘yorumlarını’, ‘eleştirilerini’ rahatlıkla ekleyebilecektir.
Hatırlatmaya gerek varmıdır?
Sitemiz; anti-sömürgeci, anti-faşist, anti-emperyalist çizgisini sürdürmeye devam edecektir.
Okurlarımızın ve site misafirlerimizin desteği ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışacağız.

En içten selamlarımızla.

Mayıs 013- devrimcidemokrat.com

Halim Kar; bu topraklarda, 'Kurtuluş Savaşı' diye bir şey HİÇ OLMADI. Topluma, okullarda okutulan, devlet desteğiyle basılıp dağıtılan kitaplarda anlatılanlar  vede adına 'Bizim Tarihimiz' denilen şeyler, Masa başında Uydurulmuş KOSKOCAMAN YALANLARDIR... (foto, Topal Osman, Mustafa Kemal'in emri ile, kellesi kesilmiş, bacaklarından Meclisin önüne asılmış hali. d.d.com)

 

 

Bugünkü adıyla TC'yi, o dönem işgal etmiş olan, İngiliz,Fransız, İtalyan emperyallerine Kemalistler'Tek Kurşun Sıkılmadı'... Adı geçen işgalci güçler, Sırp dönmesi Mustafa Kemal köpeğine, bu topraklardaki, her türden 'direnişi bastırma',  'etnik temizilik' (soykırım) yapma görevi vermişti, o da bunu (Ermeni, Rum, Kürt, Süryani...soykırımlarını) 'fazlasıyla' yaptı.... 
 
Vede bu katliamlar- soykırımlar, bizzat Ülkeyi işagl etmiş olan; İngliz-Faransız, İtlayan emperyalleri tarafından; Kemalistlere Silah,Para, tutuklu Osmanlı askerlerinin 80 binin serbest bırakıp kemalistlere verilmesiyle desteklendi... Kemalistlerin bu katliamlarını empryallerden başka destekleyen bir başka güç daha vardı; pislik Lenin'in-Stalin'in Rusyası...
 
(bu konularda daha etraflı bilgi için, Halim Kar'ın -Oturan Adam-  22 yıl önce 'Uzun Yürüyüş' dergisinde yazdığı, 2002 yılında ise  kitap haline getirdiği 'Kemalizm' kitabına bakılabilir. Kitabın resmini ekliyoruz buraya, 'yasaklanmış, toplatılmıştı' bu kitap', hala yasakmı  bilmiyoruz ama 'sahafçılarda'  olduğu söyleniyor)
 
Makaleye ilişkin birşeyler söylemek içinde şunları söyleyelim:
 
Paravan bir kuruluş olan 'mecliste' Mustafa Kemal köpeğini koruyanda 'Topal Osman' çetesiydi, Trabzon mebusu 'Ali Şükrü' Mustafa Kemal karşıtı birisiydi... 
 
Topal Osman'a o'nu öldürme görevini verende M.Kemal itiydi, ama 'Ali Şükrü'nün katledilmesinden sonra  öyle tepkiler geldiki M.Kemal paniğe kapıldı, kullanım süresi dolan Topal Osman'ı, cinayet işlemekle suçladı... konuşmasına dahi fırsat verilmeden Bağ evinde kuşatıldı, yaralı ele geçirildi, başı kesildi vede meclisin kapısına başsız cesedi asıldı... 
 
Şunu da ek yapalım; başta Tamer Çilingir olmak üzere; 
 
Rum devrimcilerinin ortaya çıkıp cesur bir yürekle ortaya serdiği 'tarihi belgeler' hem bizimde gözümüzü açtı -bu konuda bilgimiz çok yüzeyseldi- hemde Kürdü, Ermeniye, Rum'u Kürdleri kırmaya yönelten TC'nin Kanlı ve kahpe oyunlarını açığa çıkararak çökertti...şimdi biz Kürdler, Rum devrimcilerinin bu vahşeti aydınlatması ile, hem daha güçlü olduk,  -çünkü, artık Rum Halkı yanımızda- hemde bu 'belgeler' sömürgeci faşist TC'nin Rumlar üzerindeki etkisini yıktı, TC'nin elini-kolunu kırıp, bu vahşet kalesini yapayalınız bırakmış oldu... Tamer Çilingir'in yazısı aşağıda...- Halim Kar.)
......................................
 
Tamer Çilingir/ 'Topal Osman her şeydi, Yasaklıyor, astırıyor, Kesiyordu'
 
“O zamanlar Topal Osman Ağa hangi amaçla kime karşı bu mücadeleyi vermişse şimdi de aynı hain projeyi hayata geçirmek isteyenlere karşı o projeyi inşallah biz akamete uğratmak için Giresunlular olarak bu çalışmayı sürdüreceğiz...”
 
İstanbul Belediye Başkanlığı seçimleri sürecinde, AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, 3 Haziran 2019 günü Giresun’da yaptığı bir konuşmada bu sözleri sarf etmişti.
 
CHP adayı Ekrem İmamoğlu da bir gün sonra yine Giresun’da “bağlı olduğum değerler var” diye yanıt verecekti:
 
“Türkiye'nin o güzelim Misak-ı Milli sınırlarına, komutanlarına, askerlerine, benim dedeme, sizlerin dedelerine, Topal Osman'a, bayrağına, havasına, suyuna, doğasına, bu ülkenin kuruluş değerlerine, Cumhuriyet'e, demokrasiye, çocuklarımızın dünden bugüne gelip, yarınlara ulaşmasının yolunu açan, bu ülkenin tek lideri Mustafa Kemal Atatürk'e bağlıyım...”
 
Peki, kimdir Topal Osman?
 
Dünya basınında adı ‘seri katil’ olarak geçen, İttihat ve Terakki Cemiyetinin gizli örgütü Teşkilatı Mahsusa’nın (Bugünkü MİT’in öncülü diyebiliriz) tetikçisi olarak Ermeni Soykırımı sürecinde işlediği cinayetlerden ötürü 1919 yılında Osmanlı mahkemelerince suçlu bulunan ve aranan, 
 
1914-1923 yılları arasında Pontos Rum Soykırımı’nda hayatını kaybeden 353 bin insanın kanı elinde olan, 
 
1921’de Koçgiri’de yine Mustafa Kemal’in ve Merkez Ordusu Komutanı Nurettin Paşa’nın emriyle Kürtlerin ve Alevilerin katledilmesinde çetesiyle birlikte yer alan, 
 
TKP’li Mustafa Suphi ve 14 arkadaşının Mustafa Kemal’in emriyle öldürülmesini organize eden yine Teşkilatı Mahsusa tetikçisi Yahya Kaptan’ın ortadan kaldırılmasında (öldürülmesi) rol alan, 
 
Meclis’te Mustafa Kemal’e muhalefet eden Trabzon Milletvekili Ali Şükrü’yü 1923 yılında öldüren ve sonunda yine Mustafa Kemal tarafından öldürtülen ve kafası kesik bedeni 1923’te Meclis binasında asılan Türkiye Cumhuriyeti devletinin gizli bütün organizasyonlarında ve cinayetlerinde kullandığı ve daha sonra geride iz bırakmamak için öldürdüğü ilk tetikçilerdendir, çeteci Topal Osman.
 
Topal Osman bütün bunları tabi ki kendi başına yapmaz. Onun önderi, komutanı Mustafa Kemal’dir; onun emriyle gerçekleştirir tüm bu cinayetleri. 
 
1923 yılında Giresunlu çetesi ile birlikte Çankaya’da Mustafa Kemal’in korunması görevini de üstlenecektir.
 
Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey cinayeti emrinin Mustafa Kemal tarafından verildiğinin anlaşılmaması için ve artık Topal Osman’a ihtiyaç kalmadığından öldürülmesine hüküm verilir. Mustafa Kemal daha sonra Topal Osman’a iade-i itibar için 1925’de Giresun’da anıt mezar yaptıracaktır.
(başka fotograf bulamadık, bunu astık.. bu kitabıda okumuş değiliz. Meclis binasının önünde kafası kesilmiş, yok, bacaklarından asılmış, Topal Osman.. d..d.com)
 
New York Times gazetesinde 10 Temmuz 1921 günü yayınlanan “Türklerin 700 bin Rum kurbanı’' adlı makalede şu ifadeler yer alır:
 
“Seri katil Başkan Osman Ağa bayramın ikinci günü Samsun’a gelir gelmez 10 Rum’u katletti. Ardından Amerikan Tütün İşletmelerinde (Amerikan Tobacco Company) çalışan 800 işçiyi tutuklayarak hedefi belli olmayan tehcire tabi tutmuştur. Daha sonra Rum Mahallesi basılmış ve 1500 Rum tutuklanarak iç bölgelere sürülmüştür. Aynı şekilde tehcir uygulanan 30 köyün ahalisi ise yolda katliama uğradı. Tehcir emrine karşı çıkan köyler kundaklanarak yakıldı ve ahali yaş ve cinsiyetine bakılmaksızın öldürüldü. Bölgeye ulaşan Amerikan Komisyonu bu vahşeti kaydetti. Ve daha sonra Türk Mutasarrıfa gösterilen yanmış kemikleri yanına aldı.”
 
Dönemin tanığı ve tarihçi G. Valavanis ise 1925 yılında şöyle yazmıştır:
 
“Rumlara (sürgünler sırasında) refakat edenler -jandarmalar ve Türk jandarmasının yüzde 90'ını oluşturan hüküm giymiş angaryaya tabi tutulan suçlular, kaçak mahkûmlar ve profesyonel katiller- bu zavallıları silahlı Türklerin önceden belirlenen çevre köylerde pusuya yatmış olduğu yerlere sürüyorlardı. Onları burada, daha önce belirlendiği biçimde, her şeyden habersiz Samsun halkına dönük saldırı işareti olan silah seslerinin dört bir yandan duyulmaya başlandığı gece yarısına kadar tuttular.”
 
Topal Osman katlediyor, ırza geçiyor ve birçok kurbanı canlı canlı alevlerin içine atıyordu.
 
Her gün hırsızlıklar, tecavüzler ve katliamların eşlik ettiği gruplar halinde tutuklama emirleri veriliyordu.
 
(foto,Tamer Çilingir ve Kitabı)
 
Tutuklananlar daha sonra ateşe verilen okullara ve kiliselere hapsedilerek öldürülüyordu. Mağaralara doldurulan insanlar içeri duman verilerek boğuluyordu.
 
Hasan İzzettin Dinamo, Kutsal İsyan adlı romanının ikinci cildinde “Mangal Yürekli Adamın Hikâyesi” başlığıyla olayı şöyle kurguluyordu.
 
Buna göre, Topal Osman aleyhindeki şikâyetleri soruşturup, yapanı cezalandırmak amacıyla İstanbul'dan Samsun'a gönderilen 9.Ordu Müfettişi Mustafa Kemal, tam tersi bir tutum alır. Namını duyduğu Topal Osman'la bizzat görüşüp, ona, “Bundan sonra el ele çalışacağız” diyerek şöyle devam eder:
 
“Madem ki Türk halkı tamamen seni destekliyor; hiç durma teşkilatını yap. Git, belediye reisliği makamına otur. Sen kaçıp dağa çekileceğine, Pontosçular ve Rumlar kaçsın. Kanunsuz yola adım atar göründüler mi onları temizleriz.”
 
Bunun üzerine Topal Osman, şu cevabı verir: “Sen hiç merak etme Paşam! Bu Pontos Rumlarına öyle bir tütsü vereceğim ki, hepsi mağaralarda eşek arısı gibi boğulup gidecek.”
 
Topal Osman’ı Giresun’un kurtarıcısı olarak gören Mustafa Hakyemez (Giresun’daki Bağımsızlık Savaşçıları adı altındaki çetenin sekreteriydi. Röportaj yapıldığında 82 yaşındaydı) onun Taşkışla’da Pontos bayrağını nasıl indirip yerine Türk bayrağı astığını şöyle anlatıyordu:
 
“O, bizi Rum partizanlardan kurtardı. Rumlar arasındaki baş sorumluları, taşlarla ağırlaştırılmış çuvallara koyarak, denize attı.”
 
Yazar Murat Yüksel ise Topal Osman’ı anlattığı kitabında şöyle diyor:
 
“Giresun'un talihsiz halkının ricalarını ve yakarışlarını hiç kimse duymadı. Şikâyetlerini kimse dikkate almadı. Mahkeme binasındaki arşiv, Topal Osman'a yönelik şikâyetlerle dolu. Ancak gizli bir güç, Topal Osman'ı sadece kullanmakla kalmıyor, bilakis her katliam ve şikâyet sonrası hiyerarşi basamaklarını tırmanmasını sağlıyordu. Topal Osman Giresun'un en üst rütbeli subayıydı. O her şeydi. Tüm ipler onun elindeydi. Emirler veriyor, yasaklıyor, astırıyor, kesiyordu. Kimse karşı çıkmak için tek kelime bile etmedi.”
 
Aslında birçok halktan insan ve devlet görevlilerinin Meclis’e ve Mustafa Kemal’e yazdığı şikâyet dilekçeleri, mektupları vardır.
 
Cemal Şener’in Topal Osman Olayı adlı kitabında bu belgeler yayınlanır.
 
Topal Osman’ın Giresun Kaymakamı'nı dağa kaldırması üzerine, dönemin Trabzon Valisi Kara Galip’in yazdığı şikâyetname bunlardan biridir:
 
“Giresun'da adam öldüren, yol kesen, haraç alan bir eşkıya türedi. Bu eşkıyadan bizi kurtarın!”
 
Türk ve Müslüman ulus devlet kurmak amacıyla bu toprakları Hristiyanlardan temizleme projesinin ikinci ayağı Pontos Rumlarının / Helenlerin soykırıma uğratılmasında en önemli isimdir Topal Osman.
 
Cumhuriyet tarihinin en karanlık sayfalarında adı geçen Ermeni, Rum/ Helen ve Kürt halklarına karşı işlenmiş olan suçlar aynı zamanda 100 yıllık devlet gerçeğidir.
 
100 yıldır Türkiye Cumhuriyeti devletinin ezilen uluslara karşı politikaları aynı minvalde devam etmiştir.
 
Bugün iktidar ve muhalefet parti sözcülerinin Topal Osman’a bağlılıklarını ifade etmesi de bu nedenle şaşırılacak bir durum değildir.
 
Resmi tarih ve resmi devlet ideolojisi ile mücadele edilmeden; bu kanlı tarihle yüzleşilmeden, hesaplaşılmadan yapıldığı iddia edilen her türlü mücadele ne yazık ki eksik kalacaktır.
 
Karadeniz’de hayatları sönen binlerce Rum / Helen ve vicdanlı Müslüman çok iyi bilir Topal Osman ismini.
 
Tamer Çilingir
 
(fotograflar ve italikler bize ait.. d.d.com)
 
10 Haziran 2019-ajanslar- devrimcikaradeniz

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

| |

leftCopyright © Devrimcidemokrat 2013. All Rights Reserved.